En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ölüm var dirim var

insan nasıl olsa öleceğini düşünmeli, işlerini ona göre düzene koymalıdır.

17 görüntülenme

bal tutan parmağını yalar

imkânları geniş bir işin başında bulunan kimse bunlardan az da olsa yararlanır.

17 görüntülenme

huylu huyundan vazgeçmez

bir huy edinmiş olan kişiyi bu huyundan vazgeçirmek imkânsızdır.

17 görüntülenme

kimin ki bağı var, yüreğinde dağı var

malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar.

17 görüntülenme

ağzının payını (ölçüsünü) almak

verilen karşılıkla bir kimseye söylediğine veya yaptığına pişman olmak.

17 görüntülenme

ağzının suyu akmak

çok beğenip istemek, imrenmek: 'Bu ziyafete elimiz erişmiyor, uzaktan ağzımın suyu akıyor.' -R. N. Güntekin.

17 görüntülenme

kiminin parası, kiminin duası

bir iş yapılırken veya yapıldıktan sonra kiminden para, kiminden dua alınabilir.

17 görüntülenme

kiminle dans ettiğini biliyor musun?

bu konuda benim ne kadar üstün olduğumu biliyor musun?

17 görüntülenme

kimse bilmez, kim kazana kim yiye

bir kimsenin çalışıp çabalayarak kazandığı malı kimi zaman hatır ve hayalde olmayan kişiler yer.

17 görüntülenme

ısırgan ile taharet olmaz

kötü kişiden iyilik beklenmez.

17 görüntülenme

tok ağırlaması (ağırlamak) güçtür (güç olur)

karnı tok olanlara yemek beğendirmek kolay değildir.

17 görüntülenme

önünde ardında gidilmez

arkadaşlığına güvenilmez.

17 görüntülenme

eskiye rağbet (itibar) olsaydı bitpazarına nur yağardı

her şeyin yenisi sevilir.

17 görüntülenme

iç güveyisi iç ağrısı

iç güveyisi misafir gibidir, evdekiler sürekli olarak onu ağırlamaya çalışır ve bu durumdan da rahatsız olurlar.

17 görüntülenme

öpmeye niyeti olmayan 'yanağın nerede' diye sorar

bir işi yapmaya niyeti olmayan, istek duymayan kişi, bunu davranışlarıyla belli eder.

17 görüntülenme

toprağı işleyen, ekmeği dişler

işini yapması gerektiği biçimde yapan kişi, çalışmasının verimlerinden yararlanır.

17 görüntülenme

dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir

dağ başında kışın fırtına eksik olmadığı gibi kişinin yaşamında da yıpratıcı olaylar eksik olmaz.

17 görüntülenme

dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz

aynı evde oturan iki aile arasında er geç birtakım anlaşmazlıklar çıkar.

17 görüntülenme

tutulmayan uğru, beyden doğru

suçu ispatlanamayan, yakayı ele vermeyen hırsız, böyle bir suç işlemesi düşünülmeyen kimselerle dürüstlük yarışı içinde olabilir.

17 görüntülenme

dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur

ne kadar uzak düşmüş olurlarsa olsunlar, insanlar günün birinde birbirleriyle karşılaşabilirler.

17 görüntülenme

iki arslan bir posta sığmaz

bir ülkede iki baş egemen olamaz.

17 görüntülenme

kocana göre bağla başını, harcına göre pişir aşını

davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur.

17 görüntülenme

tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur

iyiliğini gördüğü, ekmeğini yediği kimseye karşı saygısızlık ve hainlik eden kişinin sonu iyi olmaz.

17 görüntülenme

ahbap kusuruna bakan ahbapsız kalır

dostların ufak tefek kusurlarına bakmamak gerekir.

17 görüntülenme

dağ doğura doğura bir fare doğurmuş

büyük şeyler beklenen bir işten önemsiz bir sonuç alındığında söylenen bir söz.

17 görüntülenme

kuşkulu uyku evin bekçisidir

ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.

17 görüntülenme

para ile değil, sıra ile

herkes sırasını beklemek zorundadır.

17 görüntülenme

misk yerini belli eder

değerli kişi nerede olsa varlığını gösterir.

17 görüntülenme

baş ağır gerek, kulak sağır

kişi ağırbaşlı olmalı ve dedikoduları dinlememelidir.

17 görüntülenme

komşu iti komşuya ürümez

komşudaki uygunsuz kişi, başkalarını incitse de komşusunu rahatsız etmez.

17 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

başından almak

kurtarmak, sorumluluğunu almak: 'Çiftlikte bir kısım toprakları başımızdan alacak müşteriyi beklemekten başka bir tasamız kalmadı.' -R. N. Güntekin.

85 görüntülenme

(bir şeyin) zamanı geçmek

1) o şey artık gerekli ve yerinde olmaktan çıkmak; 2) mevsimi geçmek.

85 görüntülenme

ortadan sır olmak

kaybolmak, arkada iz bırakmadan gitmek: 'Böylelerinin kirayı biriktirdikten sonra bir para vermeden ortadan sır olanları çoktur.' -H. R. Gürpınar.

85 görüntülenme

tos vurmak

alın veya boynuzla vurmak, süsmek: Bir tos vurduğu gibi kapıyı darmadağın ediyor.

85 görüntülenme

başından büyük işlere girişmek (kalkışmak)

gücünün üstünde olan işlere kalkışmak.

85 görüntülenme

çarşafa dolanmak

argo bir işin içinden çıkamamak, kötü ve başarısız duruma düşmek, zor durumda kalmak, çarşaflamak.

85 görüntülenme

eller yukarı!

'ellerini kaldırarak teslim ol' anlamında kullanılan bir söz.

85 görüntülenme

(bir şeyle) başa çıkmak

bir şeye gücü yetmek: 'Varsın kıraç olsun tarlam / Taşlarını ayıklayacağım / Kazmayı sallayacağım / Karar vermişim / Toprakla başa çıkacağım' -O. V. Kanık.

85 görüntülenme

hadi canım sen de

haydi canım sen de.

85 görüntülenme

yeter ki

ancak, şu şartla: 'Yeter ki biri ona iyice bakmış, oturup onunla konuşmuş olsun!' -M. Ş. Esendal.

85 görüntülenme

lüzumsuz görmek

gereksiz bulmak.

85 görüntülenme

müsabakaya girmek

yarışmak, yarışmaya katılmak.

85 görüntülenme

affa uğramak

bağışlanmak.

85 görüntülenme

arapsaçına dönmek

işler çok karışıp çözümlenmesi güç bir duruma gelmek.

85 görüntülenme

bir tarakta bezi olmamak

sözü edilen konu ile ilgisi olmamak, bilgisi bulunmamak.

85 görüntülenme

(birini) kan boğmak

beynine kan hücumuyla ölmek.

85 görüntülenme

sır tutmak (saklamak)

bir sırrı açığa vurmamak, başkasına söylememek.

85 görüntülenme

saçı bitmedik (yetim)

doğalı çok olmamış (yetim).

85 görüntülenme

yedi kat yerin dibine geçmek

1) çok güçlü olarak yere çakılmak; 2) fazlasıyla utanmak, mahcup olmak.

85 görüntülenme

bülbül gibi konuşturmak (söyletmek)

itiraf ettirmek: 'Buluştukları zaman da onu bülbül gibi konuşturdu.' -T. Buğra.

85 görüntülenme

işi ciddiye almak

soruna önem vermek: 'İşi ciddiye almış olacak ki hemen okul müdürüne çıkmış, izin istemiş.' -E. Bener.

85 görüntülenme

ekini belli etmemek

eksik, bozuk, yanlış, kusurlu bir işi sağlam, doğru ve doğal imiş gibi gösterme becerisini kanıtlamak: 'Ben doğrusu beğeniyorum, dedi, kadın yağ satıyor, yumurta satıyor, ekini belli etmiyor ya!' -M. Ş. Esendal.

85 görüntülenme

başını bir yere bağlamak

birini bir işe yerleştirmek, işsizlikten, başıboşluktan kurtarmak.

85 görüntülenme

göz (gözünün) kuyruğuyla bakmak

göz ucuyla bakmak.

85 görüntülenme

deniz durmak (düşmek)

denizdeki fırtına geçmek.

85 görüntülenme

hedef saptırmak

1) hedefe isabet ettirememek; 2) mec. öngörülen amaçtan uzaklaştırıp başka bir amacı öne çıkarmak: 'Bu işi onların yapmadığına inanıyor, birilerinin hedef saptırmaya çalıştığını söylüyor.' -A. Ümit.

85 görüntülenme

(bir şey) çok gelmek

1) gereğinden fazla olmak: 'Mahkeme masrafı çok geldiği için bu isteklerini gerçekleştiremediler.' -Ü. Dökmen. 2) çekilmez ve katlanılmaz olmak.

85 görüntülenme

idare etmek

1) yönetmek, çekip çevirmek: 'Devleti, sadece idare edenlerin sorumluluğuna bırak-mak ve bir daha onu düşünmemek, sosyal şuura sahip olmamak demektir.' -M. Kaplan. 2) tutumlu kullanmak: 'Lakin siz, yine sabaha kadar kalacakmışız gibi idare edin mumu.' -R. N. Güntekin. 3) yetmek, yetişmek: 'Evler ve dükkânların Ahmet'i idare edeceği belli idi.' -S. F. Abasıyanık. 4) alışverişte yeterli olmak, kurtarmak: Bu kumaşı o fiyata veremem; idare etmez. 5) göz yummak, hoş görmek; 6) örtbas etmek.

85 görüntülenme

ortalık sütliman olmak

sakinleşmek, durulmak: 'Tam ortalık sütliman oldu derken, şimdi de bu mektup çıkmıştı karşıma.' -A. Ümit.

85 görüntülenme

afiyet üzere olmak

sağlıklı, rahat yaşıyor olmak.

85 görüntülenme