En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

bey ardından çomak çalan çok olur

güçlü bir kişi ile yüz yüze bulunduklarında ağızlarını açamayanlar, o gittikten sonra aleyhinde atıp tutarlar.

17 görüntülenme

ip koptuğu yerden bağlanır

iki kişi arasındaki kırgınlığın giderilebilmesi için kırgınlık nedeninin ortadan kaldırılması gerekir.

17 görüntülenme

körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz

istenilen şey fazlasıyla elde edildi.

17 görüntülenme

varlığa darlık olmaz

zengin olanın gücü her şeye yeter.

17 görüntülenme

demir ıslanmaz, deli uslanmaz

her nesnenin, her kişinin değiştirilemeyen bir özelliği vardır.

17 görüntülenme

isin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar

kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer.

17 görüntülenme

körün istediği iki göz, biri ela biri boz

istenilen şey fazlasıyla elde edildi.

17 görüntülenme

beyazın (akın) adı (var), esmerin (karanın) tadı (var)

beyaz tenli olanlar güzel sayılsa da gerçek güzellik ve şirinlik esmerlerdedir.

17 görüntülenme

demir nemden, insan gamdan çürür

nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.

17 görüntülenme

islim arkadan gelsin

önce istenilen iş yapılsın, gereken şartlar sonradan yerine getirilsin.

17 görüntülenme

ver yiyeyim, ört uyuyayım; gözle, canım çıkmasın

başkalarının sırtından geçinmeye alışmış kişi en hayati sorunlarının bile çözümünde kendisine hizmet edecek birini arar.

17 görüntülenme

dökme su ile değirmen dönmez

işi yapacak olanda yeteri kadar güç bulunmadıkça başkalarının küçük katkılarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez.

17 görüntülenme

ananın bastığı yavru (civciv) incinmez (ölmez)

annenin acı sözü çocuğuna ağır gelmez.

17 görüntülenme

veresiye (borca) şarap içen, iki kez (kere) sarhoş olur

veresiye alışveriş eden iki kez sarsılır; malı aldığı zaman bir süre sonra para ödemenin üzüntüsünü çeker, ödeme zamanı gelince de karşılıksız ödeme yapıyormuş gibi sıkılır.

17 görüntülenme

bez alırsan Mısır'dan (Musul'dan), kız alırsan asilden

ne alacaksanız cinsini, aslını biliniz, güvenerek alınız.

17 görüntülenme

verirsen doyur, vurursan duyur

yaptığınız iş, amacın gerçekleşmesini sağlayacak nitelikte olmalıdır.

17 görüntülenme

sağılır ineğin buzağısı kesilmez

çıkar sağlamaya yardım eden kimseye veya şeye zarar gelmemesine dikkat edilmelidir.

17 görüntülenme

verirsen veresiye, batarsın kara suya

veresiye verdiğinde alanların borçlarını ödememeleri durumunda sen zor durumda kalabilirsin.

17 görüntülenme

deniz kenarında dalga eksik olmaz

içinde çeşitli olayların geçmesi doğal olan bir ortamda zaman zaman sert çatışmaların, fırtınaların çıkması da olasıdır.

17 görüntülenme

sağır için iki kere keramet olmaz

herkesin işitip öğrendiği şey, dikkatsiz kimse için bir daha söylenmez.

17 görüntülenme

sağır işitmez (duymaz) uydurur (yakıştırır)

sağır, yanında konuşulan şeyleri işitmez ama konuşanların durumuna bakarak ve anladığını sanarak bir şeyler yakıştırıp söyler.

17 görüntülenme

giden gelse dedem gelirdi

ölen bir kimse dirilemeyeceği gibi elden çıkan bir şey de bir daha ele geçmez.

17 görüntülenme

geç olsun da güç olmasın

çeşitli engeller yüzünden gerçekleşemeyen işlerde avunmak için söylenen bir söz.

17 görüntülenme

köylünün kahve cezvesi karaca amma sürece

köylünün kahve cezvesi gösterişsizdir ama konukları ağırlamak için sürekli olarak kaynar.

17 görüntülenme

yabancı koyun kenara yatar

bir topluluğa yeni katılan kimseyi çevresi hemen aralarına almaz, o yüzden bir süre yabancılık çeker, onlardan uzak durur.

17 görüntülenme

sakalım yok ki sözüm dinlensin

ancak yaşlı kimselerin söz ve öğütleri dinlenir.

17 görüntülenme

arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer

kıdem ve yaş bakımından büyük olanların yaptıkları her zaman örnek alınır.

17 görüntülenme

geçti Bor'un pazarı (sür eşeğini Niğde'ye)

artık iş işten geçti.

17 görüntülenme

işine hor bakan boynuna torba takar

işini küçümseyen kişi istediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur.

17 görüntülenme

kul azmayınca Hak yazmaz

kişinin başına azgınlığı yüzünden felaket gelir.

17 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(biriyle) başa çıkmak

güçlükler çıkaran biriyle olan işini, kendi istediği yolda sonuçlandırabilmek: 'Onlarla başa çıkmak kolay değildi, çünkü her an bir çamur atabilirlerdi kızdıklarında.' -A. Kulin.

85 görüntülenme

küçük görmek

değer, önem vermemek: 'Bütün bu fânilikleri küçük görerek bunları ancak gönül oyalayıcı şeyler diye telakki ettiklerini gösteriyordu.' -A. Ş. Hisar.

85 görüntülenme

ağzı açık ayran delisi (budalası)

1) yeni gördüğü her şeye şaşkınlıkla bakan; 2) saf, bön.

85 görüntülenme

yerinde duramamak

1) sürekli kıpırdamak; 2) içi içine sığmamak: 'En ufak bir şeyden sevinir, yerlerinde duramaz olurlar.' -N. Cumalı.

85 görüntülenme

arkasını getirememek

başladığı bir işi sürdürüp sona erdirememek.

85 görüntülenme

(biriyle) ilişki kurmak

bağlantı sağlamak, ilgi sağlamak: 'Hasta ile ofis dışı ilişki kurduğunu duyarsam şikâyet dilekçemi işleme koyacağım.' -A. Kulin.

85 görüntülenme

birbirinin ağzına tükürmek

tkz. bir sorunda, bir olayda sözleşmiş gibi ağız birliği yapmak.

85 görüntülenme

ucuz pahalı dememek

yüksek veya düşük fiyatlı olduğuna bakmamak: 'Tavşanlarını, kekliklerini ucuz pahalı demeden ilk çıkan alıcılara sattı.' -N. Cumalı.

85 görüntülenme

(biri için) kötü söylemek

birtakım olumsuz, beğenilmeyen, istenmeyen tutum ve davranışları olduğunu söylemek, kötülemek.

85 görüntülenme

(bir şey birine) haram olmak

bir şeyden gereği gibi yararlanamamak: 'Yanında oturup iki laf etmek haram oldu bize.' -M. İzgü.

85 görüntülenme

tebligatta bulunmak

bildirim yayımlamak, bildirimden haberdar etmek, bildirim göndermek: '7 Temmuz 1919 tarihinde, şu umumi tebligatta bulundum.' -Atatürk.

85 görüntülenme

arpacı kumrusu gibi düşünmek

içinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek: 'Bak, o şoförün yanında arpacı kumrusu gibi düşünen maarif müdürü beye.' -R. N. Güntekin.

85 görüntülenme

canı ile uğraşmak

1) ağır hasta olmak, ölüm döşeğinde can çekişmek: 'Kadıncağız canı ile uğraşıyor, sen de eğleniyorsun.' -R. N. Güntekin. 2) büyük sıkıntıya düşmek.

85 görüntülenme

hırsız gibi

kimseye görünmeden, gizlice: 'Kapıda feneri söndürüp uzun süre bir hırsız gibi bekledi.' -İ. O. Anar.

85 görüntülenme

kolayı var

çaresi var.

85 görüntülenme

Allah Allah!

1) şaşma veya can sıkıntısı anlatan bir ünlem: 'Allah Allah! Köşedeki cılız erik ağacı böyle nasıl çiçeklenivermiş.' -A. İlhan. 2) Türk askerinin hücum narası: 'Misilsiz Mehmetçiğin süngüsü ucunda Allah Allah diye bir ses ihtizaz eder.' -N. F. Kısakürek.

85 görüntülenme

ikişer olmak

ikişer ikişer sıraya dizilmek: 'Arkadan hâkî esvaplı, ikişer olmuş rüştiye çocukları bağrışarak kaynaşıyorlardı.' -Ö. Seyfettin.

85 görüntülenme

ben hancı, sen yolcu oldukça

'düzen bu biçimde devam ettiği sürece' anlamında kullanılan bir söz.

85 görüntülenme

canına ezan okumak

bir kimsenin hakkından gelmek, öldürmek.

85 görüntülenme

hapishane kaçkını gibi

kılık kıyafetine dikkat etmeyen (kimse).

85 görüntülenme

(çocuk) boya çekmek

boyca uzamak.

85 görüntülenme

ağzına sıçmak

1) birini çok kötü duruma sokmak; 2) bir şeyi, bir işi işe yaramaz duruma getirmek, bozmak.

85 görüntülenme

bahtı açık olmak

herhangi bir konuda şansı yaver gitmek, talih yüzüne gülmek: 'Zaten başak burcunda doğmuş ananın kızında evlenme bahtı açık olur.' -H. R. Gürpınar.

85 görüntülenme

güncelliğini yitirmek

süre aşımına uğrayarak önem ve değerini yitirmek: 'Güncelliklerini yitirdikçe ölen o yazılar gibi şiirler de ölür.' -N. Cumalı.

85 görüntülenme

göz kesilmek

bütün dikkatiyle bakmak.

85 görüntülenme

(birini) defterden (defterinden) silmek

adını anmaz olmak, dost saymaz olmak.

85 görüntülenme

(birinin) başını istemek

öldürülmesini istemek.

85 görüntülenme

gözünden (gözlerinden) uyku akmak

çok uykulu olmak: 'Şilteye diz çökmüş, uyku akan gözlerini parmaklarıyla açıyor, uyumayayım diye ninni söylüyordu.' -R. N. Güntekin.

85 görüntülenme

harı geçmek

kızgınlığı, sıcaklığı, hevesi, isteği veya öfkesi azalmak.

85 görüntülenme

dili yanmak

1) üzüntü ve eziyet çekmek, zarara uğramak: 'Otobüs yolculuğundan bir hayli dilim yandı.' -B. R. Eyuboğlu. 2) bıkmak, nefret etmek: 'Şair neslinin şarkıdan o kadar dili yandı ki şarkı kelimesini nerede görse silip üstüne türkü diyecek.' -B. R. Eyuboğlu.

85 görüntülenme