En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

pekmez gibi malın olsun, Antakya'dan sinek gelir

malı güzel olan kimse için müşteri kaygısı yoktur, onun malına uzak yerlerden bile istekli çıkar.

23 görüntülenme

çift ile koyun, gerisi oyun

en zor çiftçilik, tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir, diğer işler eğlence gibidir.

23 görüntülenme

alt değirmen güçlü akar

kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur.

23 görüntülenme

pekmezi küpten, kadını kökten al

yiyeceği en uygun ortamından almak gerektiği gibi eş olacak kadının da temiz ve soylu olanını almak gerekir.

23 görüntülenme

çifte gelmeyen öküz olsun, işe gitmeyen oğlun

herhangi bir biçimde yararlanılabilecek bir malın olması iyidir, çifte gelmeyen öküzü satabilir, iş yapmaktan kaçınan oğlunu eğitebilirsin.

23 görüntülenme

altı aylık seyislikle kırk yıllık fışkı karıştırılmaz

bir işi tam öğrenmeden, inceliklerini kavramadan, ustalaşmadan o işte bilgiçlik taslanmaz.

23 görüntülenme

köpeğe gem vurma, kendini at sanır

kendisine değeri varmış gibi davranılan değersiz kişi, gerçekten değeri bulunduğuna inanır.

23 görüntülenme

utanma pazar, dostluğu bozar

taraflar birbirine ne denli yakın da olsalar bir alışverişte açıkça konuşup anlaşmaları gerekir, 'ayıp olur' kaygısıyla başta değinilmeyen konular yüzünden sonradan araya soğukluk, kırgınlık girer.

23 görüntülenme

davulun sesi uzaktan hoş gelir

işin içinde olmayanlar o işi kolay veya kârlı sanırlar.

23 görüntülenme

uyku durak yok

dinlenme imkânı yok.

23 görüntülenme

ev sahibi mülk sahibi, hani nerede bunun ilk sahibi

kişi malını mülkünü kaybederim korkusuyla kendini üzüntüye kaptırmamalı, malı mülkü ile övünmemelidir, zira mal mülk dünyaya ait bir şeydir.

23 görüntülenme

dede (dedesi) koruk yer, torununun dişi kamaşır

eskilerin yaptığı yanlış işlerden daha sonrakiler de zarar görür.

23 görüntülenme

üç göç, bir yangın yerini tutar

bir yerden başka bir yere taşınırken bazı eşya kırılır, dökülür, kaybolur, birçok kez taşınma sonunda bu eşya yangın artığına döner.

23 görüntülenme

rahvan at kendini yorar

bir işi işgüzarlık ederek veya gereksiz yere üstünde durarak uzatanın zararı kendisine olur.

23 görüntülenme

evi ev eden avrat

bir evin dirlik ve düzenini kadın sağlar.

23 görüntülenme

evimiz bezden, ne umarsın bizden

kendisi yardıma muhtaç olandan yardım beklemek boşuna umutlanmaktır.

23 görüntülenme

evladın var mı, derdin var

çocuklarının sıkıntıları, hastalıkları ana baba için sürekli derttir.

23 görüntülenme

evlenenle ev alana Allah yardım eder

evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir.

23 görüntülenme

her horoz kendi çöplüğünde öter

herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır ve sözünü orada geçirebilir.

23 görüntülenme

rüzgâra (karşı) tüküren, kendi yüzüne tükürür

bilgi, beceri, fizikî güç gibi yönlerden kendisinden üstün olanlarla mücadeleye giren bir kimse bu mücadelede yenik düşer, birtakım kayıplara uğrar.

23 görüntülenme

rüzgârın önüne düşmeyen, yorulur

genel gidişe ayak direten boşuna çaba harcamış olur, bir yere varamaz.

23 görüntülenme

altta kalanın canı çıksın

herkes başının çaresine baksın, gücü yetmeyen ne olursa olsun.

23 görüntülenme

insanın (adamın) alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır

hayvanların işe yarayıp yaramayacakları görünüşlerinden belli olur ancak insanların kötü huylu olup olmadıkları dışarıdan anlaşılamaz.

23 görüntülenme

sabah ola, hayrola

sabah olsun, o vakte kadar iş belki düzelir.

23 görüntülenme

deliden al uslu haberi

deli, sır saklamasını bilmediği için haberin doğrusu ondan alınır.

23 görüntülenme

delik büyük, yama küçük

eldeki imkânlar gerekenden çok az.

23 görüntülenme

var varlatır, yok söyletir

varlık, kişiye yüksekten atma ve varlığını artırma gücü verir; yokluk ise ancak sızlanmaya, yakınmaya yol açar.

23 görüntülenme

sabır acıdır, meyvesi tatlıdır

sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır.

23 görüntülenme

devenin derisi eşeğe yük olur

zengin ne kadar fakir düşse de yoksula göre yine varlıklıdır.

23 görüntülenme

beş tavuğa bir horoz yeter

birçok kadını yönetmek veya korumak için bir erkek yeter.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

çift sürmek

saban, pulluk kullanarak toprağı ekilebilir duruma getirmek.

111 görüntülenme

hatır eylemek

hatırlamak: 'Benim Orhan isminde bir tanıdığım olmadığından, başka bir nam altında bir nankörü hatır eylemiş olsan bile...' -P. Safa.

110 görüntülenme

meydana düşmek

bir iş yapmak için kendini ortaya atmak.

110 görüntülenme

paçavra gibi

değersiz (kimse veya şey).

110 görüntülenme

saygı göstermek

saymak, değer vermek: 'Kendilerine büyük saygı gösterdim ve imdatlarına muhtaç olduğumu belirttim.' -N. F. Kısakürek.

110 görüntülenme

küt diye

ansızın: Küt diye düştü.

110 görüntülenme

bıçak kemiğe dayanmak

çekilen sıkıntı artık katlanılamayacak bir duruma gelmek: 'Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister.' -A. Ağaoğlu.

110 görüntülenme

tabakhaneye bok mu yetiştiriyorsun? (göytürüyorsun?)

'işin bu denli acele ve önemli mi?' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

kız gibi

1) kıza benzeyen: Kız gibi oğlan. 2) utangaç; 3) argo çok güzel ve yeni: 'Şimdi de kucağında evirip çevirdiği İngiliz malı, kız gibi mavzerine bakıyor, gözlerini ondan ayırmıyordu.' -T. Buğra.

110 görüntülenme

paçavraya çevirmek

çok hırpalamak, dağınık, bozuk veya berbat bir duruma getirmek.

110 görüntülenme

söz altında kalmamak

1) bir kimsenin kendisine dokunan sözüne gereken cevabı vermek; 2) kendisini inciten, itham eden veya rahatsız bir duruma düşüren söze gereken karşılığı verip durumu düzeltmek: 'Oğlunu savunmasını bilir, hiçbir sözün altında kalmazdı.' -H. Topuz.

110 görüntülenme

uzun lafın (sözün) kısası

kısacası, özet olarak: 'Uzun lafın kısası, eleştirmeci okuyucuya faydalı, edebiyata faydalı bir yazıcıdır.' -S. F. Abasıyanık.

110 görüntülenme

abdest bozmak

idrar veya dışkı yapmak.

110 görüntülenme

el kapısına düşmek

yabancıya muhtaç olmak: 'Başından nasıl bir sergüzeşt geçmişti de böyle el kapılarına düşmüştü?' -R. H. Karay.

110 görüntülenme

inanca vermek

güvence vermek.

110 görüntülenme

abdesti gelmek

abdest bozmaya gereksinim duymak.

110 görüntülenme

ahenk almak

uyumlu duruma gelmek.

110 görüntülenme

yerlere geçmek

çok utanıp sıkılmak veya kahrolmak: 'O kahkaha nöbetlerinden birini tatmak üzere olduğunu hissediyor, yerlere geçiyordum.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

geri basmak

geri geri gitmek.

110 görüntülenme

kafa kafaya vermek

1) iki veya birkaç kişi bir kenara çekilip konuşmak: 'Şimdi, isterseniz, kafa kafaya verip topunuz birden, yahut topunuzun namına içinizden birisi cevap versin.' -N. Hikmet. 2) dayanışmak.

110 görüntülenme

ahı çıkmak

yaptığı ilenme, etkisini göstermek.

110 görüntülenme

baskın çıkmak (gelmek)

karşılaştırma konusu olan kimseyi geçmek, ona karşı üstünlüğünü göstermek.

110 görüntülenme

bıyık altından gülmek

birinin durumuna belli etmemeye çalışarak gülümsemek: 'Sanki yarım ağız söylediğimi anlamış gibi bıyık altından gülerek şöyle bir süzüyor beni.' -A. Ümit.

110 görüntülenme

dalgasına taş atmak

argo işini bozmak, keyfini kaçırmak.

110 görüntülenme

ahı gitmek vahı kalmak

iyice zayıflamak, iş göremez duruma gelmek.

110 görüntülenme

lanet etmek

ilenmek, kötülüğünü istemek: 'Bu nesil öyle zamanlar geçirdi ki doğduğuna lanet etti.' -F. R. Atay.

110 görüntülenme

atı alan Üsküdar'ı geçti

fırsatın kaçırılıp artık yapılacak bir şeyin kalmadığını anlatan bir söz.

110 görüntülenme

gül gibi geçinmek (yaşamak)

1) çok iyi anlaşmak, geçinmek; 2) pek geniş olmayan bir imkânla rahat, sıkıntısız yaşamak: 'Allah bereket versin, gül gibi geçiniyorum.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

hatırından (hatır ve hayalinden) geçmemek

aklına gelmemek, düşünmemek: 'Herhangi bir devletin İstanbul'a taarruzu artık hatırından geçmiyordu.' -Y. K. Beyatlı.

110 görüntülenme

rap diye

ansızın: 'Delikanlı, yokuşa saptı, arabayı rap diye cakalı bir tavırla durdurdu.' -H. Taner.

110 görüntülenme