En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

pek yaş olma, sıkılırsın; pek de kuru olma, kırılırsın

hüner gerektiğinde uysal, gerektiğinde sert olmayı bilmektir.

17 görüntülenme

ineğin sarısı, toprağın karası

çiftçiler arasında ineğin sarı, toprağın kara renkli olanı beğenilir.

17 görüntülenme

koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler

istenilen nitelikteki şey bulunamadığında onun daha düşük nitelikte olanına da razı olunur.

17 görüntülenme

uşağı işe koş, sen de ardına düş

çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.

17 görüntülenme

çift ile koyun, gerisi oyun

en zor çiftçilik, tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir, diğer işler eğlence gibidir.

17 görüntülenme

çifte gelmeyen öküz olsun, işe gitmeyen oğlun

herhangi bir biçimde yararlanılabilecek bir malın olması iyidir, çifte gelmeyen öküzü satabilir, iş yapmaktan kaçınan oğlunu eğitebilirsin.

17 görüntülenme

köpeğe gem vurma, kendini at sanır

kendisine değeri varmış gibi davranılan değersiz kişi, gerçekten değeri bulunduğuna inanır.

17 görüntülenme

altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur

önceden ne kadar hesap yapılırsa yapılsın, sonunda Tanrı'nın dilediği olur.

17 görüntülenme

davulun sesi uzaktan hoş gelir

işin içinde olmayanlar o işi kolay veya kârlı sanırlar.

17 görüntülenme

köpeği dövmeli ama sahibinden utanmalı

sana sataşan kişiyi hırpalarken onu korumakta olan saygı gösterdiğin kimseyi gücendirmemeye de dikkat etmelisin.

17 görüntülenme

köpek bile yal yediği kaba pislemez

köpek bile yem yediği kaba saygılı davranırken insanın geçimini sağlayan yere, kendisine bu geçimi hazırlayan kimseye kötülük etmesi düşünülemez.

17 görüntülenme

rağbet güzel ile zenginedir

güzellerle zenginler her zaman itibarlıdırlar.

17 görüntülenme

altın ateşte, insan mihnette belli olur

altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşıldığı gibi bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma, zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür.

17 görüntülenme

dede (dedesi) koruk yer, torununun dişi kamaşır

eskilerin yaptığı yanlış işlerden daha sonrakiler de zarar görür.

17 görüntülenme

rahvan at kendini yorar

bir işi işgüzarlık ederek veya gereksiz yere üstünde durarak uzatanın zararı kendisine olur.

17 görüntülenme

geldik yüze, çıktık düze

kasım ayından sonra gelen yüzüncü günde, 15 şubatta kışın soğuk günleri geride kalır.

17 görüntülenme

her horoz kendi çöplüğünde öter

herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır ve sözünü orada geçirebilir.

17 görüntülenme

altının kadrini sarraf bilir

bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir.

17 görüntülenme

rüzgârın önüne düşmeyen, yorulur

genel gidişe ayak direten boşuna çaba harcamış olur, bir yere varamaz.

17 görüntülenme

kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz)

kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser; iş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.

17 görüntülenme

insanın (adamın) alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır

hayvanların işe yarayıp yaramayacakları görünüşlerinden belli olur ancak insanların kötü huylu olup olmadıkları dışarıdan anlaşılamaz.

17 görüntülenme

sabah ola, hayrola

sabah olsun, o vakte kadar iş belki düzelir.

17 görüntülenme

vakitsiz öten horozun başını keserler

her söz yerinde ve zamanında söylenmelidir, zamansız ve yersiz söylenen sözler büyük zararlara yol açabilir.

17 görüntülenme

suçu gelin etmişler, kimse güveyi girmemiş

ne kadar çekici olursa olsun, suçu kimse kabul etmez.

17 görüntülenme

deliden al uslu haberi

deli, sır saklamasını bilmediği için haberin doğrusu ondan alınır.

17 görüntülenme

delik büyük, yama küçük

eldeki imkânlar gerekenden çok az.

17 görüntülenme

sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz

çiftçilik yapan veya çalışan aç kalmaz.

17 görüntülenme

devenin derisi eşeğe yük olur

zengin ne kadar fakir düşse de yoksula göre yine varlıklıdır.

17 görüntülenme

beş tavuğa bir horoz yeter

birçok kadını yönetmek veya korumak için bir erkek yeter.

17 görüntülenme

körler memleketinde tek gözlü kraldır

hepsi bilgisiz olan bir çevrede azıcık bilgisi bulunan başa geçer.

17 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

cami yıkılmış ama mihrabı yerinde

'yaşlandığı hâlde güzelliği bozulmamış (kadın)' anlamında kullanılan bir söz.

85 görüntülenme

arifeyi gösterip bayramı göstermemek

bir işi sonuna kadar başarılı götürüp, sonunda olumlu sonuca ulaşamamak.

85 görüntülenme

(birinin veya bir şeyin) üstüne yüklenmek

1) saldırmak; 2) mec. ısrar etmek.

85 görüntülenme

düğün pilavıyla dost ağırlamak

başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak.

85 görüntülenme

yüzü kasap süngeriyle silinmiş

'utanmayan, utanması sıkılması olmayan' anlamında kullanılan bir söz.

85 görüntülenme

namzet göstermek

bir iş için aday belirleyip sunmak, aday göstermek.

85 görüntülenme

alakayı (alakasını) kesmek

ilgisi kalmamak, ayrılmak: Fabrikayla alakamı kestim.

85 görüntülenme

can bulmak

dirilmek, canlanmak: 'Eylül sonunda ruhunu teslim eden heves / Can bulmak üzredir yeni baştan bahar ile' -F. N. Çamlıbel.

85 görüntülenme

kalıbı kıyafeti yerinde olmak

görünüşü gösterişli olmak.

85 görüntülenme

esen kalmak

ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli olmak: Şen ve esen kalınız.

85 görüntülenme

can damarından yakalamak

1) konuya en önemli yerinden yaklaşmak; 2) birinin en zayıf noktasından yararlanmak.

85 görüntülenme

can kalmamak

bitkin bir duruma gelmek, gücü tükenmek.

85 görüntülenme

tuzlayayım da kokmayasın (kokma)

hlk. birine, düşüncesinde aldandığını ve aklının bir şeye ermediğini anlatmak için söylenen bir söz.

85 görüntülenme

hâli kalmamak

gücü, takati, eski durumu olmamak: 'Ama nasıl kurtulacaktı? Kuvveti bitmiş, kımıldayacak hâli kalmamıştı.' -Ö. Seyfettin.

85 görüntülenme

yüzüne bakamaz olmak

utanç, yüreksizlik vb. sebeplerle bir kimsenin karşısına çıkamamak.

85 görüntülenme

göz nuru dökmek

fazla emek sarf etmek: 'Kızcağız göz nuru dökmüş, çok ince şeyler işlemiş.' -H. Taner.

85 görüntülenme

ağız satmak

yüksekten atarak kendini övmek.

85 görüntülenme

(bir yeri) ahıra çevirmek

pis, bakımsız, dağınık, harap, gürültülü duruma getirmek.

85 görüntülenme

pıt pıt atmak

korku, heyecan vb. bir sebeple kalbi fazla çarpmak.

85 görüntülenme

tüfek çatmak

ask. askerlerin dinlenme sırasında tüfeklerini, dipçikleri üzerinde üçerli olarak birbirine dayamak: 'Tüfekleri çatar çatmaz ordayım.' -B. S. Erdoğan.

85 görüntülenme

zehir gibi

1) çok acı; 2) çok soğuk (hava); 3) çok becerikli, usta: Zehir gibi şoför. 4) çok üstün: Zehir gibi bir zekâ. 5) çok iyi: 'Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

85 görüntülenme

feleğe küsmek

talihten yakınmak, şanstan ümidini kesmek.

85 görüntülenme

yüzüne duramamak

dayanamamak, bir isteğe hayır diyememek, kıramamak: 'Aman sayın bayan beni çağırmayınız. Güzel yüzüne duramam, içeri girerim. Girince de...' -M. Ş. Esendal.

85 görüntülenme

hesabını kitabını bilmek

tutumlu olmak: 'Ayşe hesabını kitabını bilir, tutumlu bir ev kadınıydı.' -Halikarnas Balıkçısı.

85 görüntülenme

çırak çıkarmak

1) bir kimseyi beklediğinden az bir kazançla ortaklıktan uzaklaştırmak; 2) esk. cariye veya odalıkların saray, konak, köşk vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra evlenmelerine veya o yerlerden ayrılmalarına izin vermek.

85 görüntülenme

hesap açmak

1) gereğinde çekilmek üzere bankaya yatırılan para için işlem yapmak; 2) birine borçlanma imkânı tanımak, kredi açmak.

85 görüntülenme

alev gibi parlamak

canlı, ışıl ışıl olmak: 'Gözleri siyah bir alev gibi parlıyordu.' -Ö. Seyfettin.

85 görüntülenme

ölümü gör (öp)

bir konuda karşısındakini ikna etmek için kullanılan yemin sözü: 'Sevim, Beyhan'ın ölümü öp diye ısrarla getirdiği pastasından bir dilim yedi.' -H. Taner.

85 görüntülenme

külçe gibi oturmak

yorgun veya bitkin bir durumda çöküvermek.

85 görüntülenme

gözlerini belertmek

gözlerini, akı çok görünecek biçimde açmak: 'Birisinin âşıklı maşuklu bir masal söylediğini işitti mi karşısında apışıp gözlerini belertiyordu.' -R. N. Güntekin.

85 görüntülenme