En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

komşunu iki inekli iste ki kendin bir inekli olasın

başkasının daha iyi durumda olmasını iste ki Tanrı da seni ondursun.

23 görüntülenme

uğruluğa gitsen, insafı elden koma

kötülüğün bile sınırı vardır.

23 görüntülenme

Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir

Allah, yetenekleri kısıtlı olanlara durumlarına uygun bir yaşama düzeni verir.

23 görüntülenme

dam yandı, içindeki sıçan da (birlikte) yandı

bu, büyük bir kayıp ancak eskiden yol açtığı rahatsızlık da sona erdi.

23 görüntülenme

eşek (eşkin) eve gelmiş, yorga yolda kalmış

düzenli ve sürekli çalışan güçsüz kimse, düzensiz ve süreksiz çalışan güçlü kimseden daha başarılı olur.

23 görüntülenme

ulu ağacın gürültüsü dal ile, mutlu evin yakışığı döl ile

bir ağacın dal budak salarak gürleşmesi gibi bir ailenin mutluluğu da yetiştirdiği çocuklarla pekişir, gürleşir.

23 görüntülenme

eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır)

bilgisiz, görgüsüz kimse ince, güzel şeylerin zevkine varamaz, değerini ölçemez.

23 görüntülenme

damlaya damlaya göl olur

azar azar olagelen şeyler birikerek önemli bir niceliğe ulaşacağı için küçümsenmemelidir.

23 görüntülenme

kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden

nisan ayının beşinde çift süren iki öküzü birbirinden ayıracak kadar hava soğuk olur.

23 görüntülenme

eşek kuyruğu gibi ne uzar ne kısalır

durumunda, çalışmasında hiçbir gelişme görülmeyen kimseler için kullanılan bir söz.

23 görüntülenme

parayı zaptetmek deliyi zaptetmekten zor

elindeki parayı çarçur etmeyip tutmasını bilmek herkesin yapamayacağı zor bir iştir.

23 görüntülenme

darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz

kötü gereçle iyi iş görülemez.

23 görüntülenme

et kanlı gerek, yiğit canlı

kebap çok pişirilmemeli, genç de hareketli ve canlı olmalıdır.

23 görüntülenme

korkunun ecele faydası yoktur

kişi korkmakla kendisine gelecek bir kötülüğü önleyemez.

23 görüntülenme

imam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz

bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.

23 görüntülenme

imam osurursa, cemaat sıçar

yöneticilerin kötü bir iş yapmaları, onların buyruğundakilerin daha kötü bir iş yapmalarına yol açar.

23 görüntülenme

pehlivan, kispetinin yağından bellidir

bir insanın işini bilip bilmediği çalışma biçiminden anlaşılır.

23 görüntülenme

et tırnaktan ayrılmaz

yakın hısımlar arasındaki bağ kolay kolay kopmaz.

23 görüntülenme

incir babadan, zeytin dededen

bağ, bir kuşak geçecek kadar yaşlandıktan sonra bol ürün verir, zeytinin bol ürün verebilmesi için en azından iki kuşaklık bir zaman geçmelidir.

23 görüntülenme

ineğin sarısı, toprağın karası

çiftçiler arasında ineğin sarı, toprağın kara renkli olanı beğenilir.

23 görüntülenme

pekmez gibi malın olsun, Antakya'dan sinek gelir

malı güzel olan kimse için müşteri kaygısı yoktur, onun malına uzak yerlerden bile istekli çıkar.

23 görüntülenme

çift ile koyun, gerisi oyun

en zor çiftçilik, tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir, diğer işler eğlence gibidir.

23 görüntülenme

alt değirmen güçlü akar

kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur.

23 görüntülenme

pekmezi küpten, kadını kökten al

yiyeceği en uygun ortamından almak gerektiği gibi eş olacak kadının da temiz ve soylu olanını almak gerekir.

23 görüntülenme

çifte gelmeyen öküz olsun, işe gitmeyen oğlun

herhangi bir biçimde yararlanılabilecek bir malın olması iyidir, çifte gelmeyen öküzü satabilir, iş yapmaktan kaçınan oğlunu eğitebilirsin.

23 görüntülenme

altı aylık seyislikle kırk yıllık fışkı karıştırılmaz

bir işi tam öğrenmeden, inceliklerini kavramadan, ustalaşmadan o işte bilgiçlik taslanmaz.

23 görüntülenme

köpeğe gem vurma, kendini at sanır

kendisine değeri varmış gibi davranılan değersiz kişi, gerçekten değeri bulunduğuna inanır.

23 görüntülenme

utanma pazar, dostluğu bozar

taraflar birbirine ne denli yakın da olsalar bir alışverişte açıkça konuşup anlaşmaları gerekir, 'ayıp olur' kaygısıyla başta değinilmeyen konular yüzünden sonradan araya soğukluk, kırgınlık girer.

23 görüntülenme

davulun sesi uzaktan hoş gelir

işin içinde olmayanlar o işi kolay veya kârlı sanırlar.

23 görüntülenme

uyku durak yok

dinlenme imkânı yok.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

dikkat çekmek

1) ask. 'dikkat' komutunu yüksek sesle söylemek; 2) mec. ilgi toplamak: 'Hangi konudan söz etse dikkati çekecek bir hava veriyor.' -N. Cumalı. 3) mec. göze batmak, fark edilmek.

111 görüntülenme

gözü dünyayı görmemek

hiç kimseye, hiçbir şeye önem, değer vermemek: 'Bir kere fevri, hemen parlar, kızınca gözü dünyayı görmez.' -A. İlhan.

111 görüntülenme

gönlünü eğlemek

mutlu, neşeli vakit geçirmek: 'Ne güzel yayla da şu bizim yayla / Çık soğuk su başına da gönlünü eğle' -Halk türküsü.

111 görüntülenme

ağzına gem vurmak

susturmak, söyletmemek.

111 görüntülenme

asıp kesmek

işbaşında bulunan bir kimse yasayı çiğneyerek sert davranmak.

111 görüntülenme

yetkili kılmak

yetkisini kullanma imkânını vermek: 'Fakat kendileri gelmeden önce, bir küçük pürüzü gidermek konusunda da yetkili kıldılar.' -N. Hikmet.

111 görüntülenme

mercek altına almak

çok titizlikle ve etraflıca incelemek.

111 görüntülenme

ağzına sağlık

1) bir sözü yerinde söyleyen kişilere söylenen bir beğenme sözü; 2) yapılan konuşmanın beğenildiğini belirtmek için söylenen söz.

111 görüntülenme

(birinin) başına geçmek

en üstün yeri almak, önderlik yapmak: 'Onları bahçeye toplayarak başlarına geçerek akşama kadar âdeta kudurturdum.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

ettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek

yol açtığı zarar, yaptığı iyilikten büyük olmak.

111 görüntülenme

ipek gibi

1) çok ince, parlak ve yumuşak; 2) güzel, iyi huylu.

111 görüntülenme

(bir şey) kursağında kalmak

istenilen bir şey gerçekleşememek, yarım kalmak.

111 görüntülenme

çocukla çocuk, büyükle büyük olmak

içinde bulunulan yere veya çevredeki insanlara uymak.

111 görüntülenme

lafa dalmak

uzun süren bir sohbette bulunmak, çok konuşmak: 'Kız Binnaz, kapının önünde kiminle lafa daldın yine?' -N. Cumalı.

111 görüntülenme

gözü yılmak

daha önceden denediği için o durumla karşılaşmaktan korkmak, o işe girişmekten çekinmek: 'Artık bu tedaviden bıkmış usanmış, adamakıllı gözü yılmıştı.' -P. Safa.

111 görüntülenme

(birini) dişine kestirmek

birini alt edeceğine veya dövebileceğine inanmak: 'Bunlar dişlerine kestirdikleri mahkûma iflahını kesinceye kadar gaddarca saldırırlar.' -K. Korcan.

111 görüntülenme

astarı yüzünden pahalı olmak (pahalıya gelmek)

bir işin ayrıntılarına harcanılan para veya emek, elde edilen sonucun değerini aşmak.

111 görüntülenme

çoluk çocuğa karışmak

evlenip çocukları dünyaya gelmek: 'İsa Bey, burada zengin bir eşraf kızıyla evlenerek çoluk çocuğa karıştığı için 24 Meşrutiyeti'nde İstanbul'a dönmemiştir.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

gaza gelmek

dolduruşa gelmek.

111 görüntülenme

solucan gibi

solgun ve zayıf (kimse): 'Solucan gibi cılız ve pis bir çocukmuş.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

çorap söküğü gibi gitmek (gelmek)

başlayan bir iş veya birbirine bağlı birçok iş arka arkaya ve kolayca sürüp gitmek.

111 görüntülenme

süs için

'yararlı olmak amacıyla değil, gerektiği için değil' anlamında kullanılan bir söz.

111 görüntülenme

çukura düşmek

kötü ve uygunsuz bir duruma girmek: 'Kendi ayağınız ve büyük aklınızla gidip düştüğünüz çukurdan bize ne?' -A. Gündüz.

111 görüntülenme

gözünü (gözlerini) açmak

1) uyanmak; 2) kendine gelmek, ayılmak: 'Eczacının yaptığı bir adrenalin iğnesinden sonra gözlerini açtı.' -H. Taner. 3) uyanık, dikkatli bulunmak: 'Gözünü aç da kâğıdı kaptırma.' -S. Ali.

111 görüntülenme

temcit pilavı gibi (ısıtıp ısıtıp öne sürmek)

bir şeyi birçok kez tekrarlamak: 'Bu gerekçeyi tam beş yıldır temcit pilavı gibi ev sahibinin önüne koyuyordu.' -A. Kulin.

111 görüntülenme

yan gelmek

bir işe karışmayarak rahatına bakmak, keyfince yaşamak: 'Köşke kurulalım; rahatımıza, keyfimize bakıp yan gelelim.' -S. M. Alus.

111 görüntülenme

yol yapmak

1) yol oluşturmak: 'Geçen köylünün, arabanın, sürünün izi buraları yol yapmıştır.' -R. H. Karay. 2) kandırmaya çalışmak, avutmak.

111 görüntülenme

hor davranmak

kıymetini bilmemek.

111 görüntülenme

ceketini alıp çıkmak

1) ilişkisini tamamen koparmak; 2) hiçbir şey almadan birlikteliği bitirmek, ortaklıktan ayrılmak.

111 görüntülenme

çift sürmek

saban, pulluk kullanarak toprağı ekilebilir duruma getirmek.

111 görüntülenme