En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ibadet de gizli, kabahat de

yapılan iyilikler göstermelik olmamalı, işlenen suçlar, ayıplar açığa vurulmamalıdır.

22 görüntülenme

kişi arkadaşından bellidir

bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek isteyen, arkadaşının kimliğine bakmalıdır.

22 görüntülenme

kişi ne yaparsa kendine yapar

iyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük bulur.

22 görüntülenme

bana dokunmayan (beni sokmayan) yılan bin yaşasın

birçok kimse, kendilerine kötülüğü dokunmayan kişiye ilişmek istemez.

22 görüntülenme

kişi refikinden azar

kötü arkadaş insanı kötü yola sürükler.

22 görüntülenme

kefenin cebi yok

ölürken mal veya para götürülmez.

22 görüntülenme

kişiyi vezir eden de karısı, rezil eden de

bir kimsenin toplum içinde yücelmesi de alçalması da karısına bağlıdır.

22 görüntülenme

kişi ektiğini biçer

nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

22 görüntülenme

ahbap çıkmak

önceden tanışmış olmak: 'Gümrükten itibaren her rast geldiği adamla ahbap çıktı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

22 görüntülenme

tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur

iyiliğini gördüğü, ekmeğini yediği kimseye karşı saygısızlık ve hainlik eden kişinin sonu iyi olmaz.

22 görüntülenme

koç yiğit bunalıp ölmez

insanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir.

22 görüntülenme

koça boynuzu yük değil

kişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gelmez.

22 görüntülenme

komşu boncuğunu çalan gece takınır

hırsızlık malı, sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır.

22 görüntülenme

mum dibine ışık vermez

etkili kişi kendi yakınlarına yardımcı olamaz.

22 görüntülenme

dağda bağın var, yüreğinde dağın var

malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar.

22 görüntülenme

paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol, işin yoksa şahit ol

tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

22 görüntülenme

uçan kuş aç kalmaz

yaşam kavgası vermeyi bilen ne yapar yapar rızkını çıkarır.

22 görüntülenme

sen giderken ben geliyordum

ben bu işi senden önce yaptım.

22 görüntülenme

dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı

yersiz ve saçma sözler karşısında söylenen bir söz.

22 görüntülenme

suyu görünce teyemmüm bozulur

bir zorunluluk dolayısıyla yapılmakta olan bir işin, bu zorunluluk ortadan kalktığında gereği gibi yapılmak için yeni baştan ele alınması gerekir.

22 görüntülenme

ulular köprü olsa, basıp geçme

başkaları ezici, kırıcı davransa da sen onlara uyma, büyüklere karşı saygıda kusur etme.

22 görüntülenme

yiğit ekmeğiyle yiğit beslenir

seni korumalarını istediğin kimselerle aynı nitelikleri taşımıyorsan onların yanında barınamazsın.

22 görüntülenme

danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış

bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

22 görüntülenme

danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış

bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

22 görüntülenme

ummadığın taş baş yarar

küçük veya önemsiz şeyler de çoğu kez büyük etkiler yapabilir.

22 görüntülenme

parayla dost bulunmaz

para kazanmayı bildiği hâlde dost kazanmayı bilmediği için sevilmeyen, sayılmayan nice insan vardır.

22 görüntülenme

umut, fakirin (garibin) ekmeğidir

yoksul kişi, hep yakında bolluğa, rahata kavuşma umudu içinde yaşar.

22 görüntülenme

başın başı var, başın da başı var

toplum içinde hiç kimse başına buyruk değildir, başta bulunan her kişinin üstünde daha büyük bir baş vardır.

22 görüntülenme

et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa ne yapılır?

bozulan şeyi düzeltecek etken vardır ancak bu etken bozulmuşsa artık düzeltmeden umudu kesmek gerekir.

22 görüntülenme

usta yanında perende atılmaz

bir konuda tam beceri kazanmamış olan kişi, o işin uzmanıyla kalkışacağı üstünlük yarışında yenilgiye uğrar.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

göz nuru dökmek

fazla emek sarf etmek: 'Kızcağız göz nuru dökmüş, çok ince şeyler işlemiş.' -H. Taner.

110 görüntülenme

devede kulak (kulak gibi) kalmak

1) çok az önemi olmak, söz etmeye değer bulmamak: 'Kitaptan öğrendikleri, hayattan gözlediklerinin yanında devede kulak kalır.' -S. Birsel. 2) yetersiz, çok küçük veya az olmak: 'Tekaüt aylıkları günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

nasıl olsa

her durumda, er geç: 'Nasıl olsa, daha bir gün Bodrum'da kalacağımız anlaşılıyor.' -A. Erhat.

110 görüntülenme

deveyi düze çıkarmak

güçlükleri giderip işleri yoluna koymak.

110 görüntülenme

yüzüne bakılmaz olmak

çok çirkin olmak.

110 görüntülenme

aldı sazı eline

hiç kimseyi konuşturmadan konuşan kimseler için kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

bir o yana, bir bu yana

rastgele, birçok yere, çeşitli yönlere.

110 görüntülenme

dünya varmış

sıkıntılı bir durumdan kurtulan kimsenin söylediği söz: İçerisi zindan gibiydi, oh burada dünya varmış!

110 görüntülenme

ağızdan ağıza dolaşmak (geçmek)

bir söz herkes arasında söylenilmek: 'Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir.' -Halikarnas Balıkçısı.

110 görüntülenme

(bir yeri) gürültüye vermek

telaş ve karışıklığa yol açmak.

110 görüntülenme

zulüm görmek

kendisine eziyet edilmek.

110 görüntülenme

gözleri kan çanağına dönmek (kanlanmak)

1) uykusuzluk, yorgunluk, ağlama vb. sebeplerle gözleri çok kızarmak: 'Kerem'in kusacağı geliyordu. Gözleri kan çanağına dönmüştü.' -Y. Kemal. 2) sinirden, öfkeden, hiddetten gözleri irileşmek ve kızarmak.

110 görüntülenme

bir sıkımlık canı olmak

çok cılız ve güçsüz olmak: 'Bir sıkımlık canın var. Bu boyla bir de adam korkutmaya kalkarsın ha diye ensesine iki tokat attım.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

(tavşan boku gibi) ne kokar ne bulaşır

'kimseye iyiliği de dokunmaz, kötülüğü de' anlamında kullanılan bir söz.

110 görüntülenme

(biriyle) başa çıkmak

güçlükler çıkaran biriyle olan işini, kendi istediği yolda sonuçlandırabilmek: 'Onlarla başa çıkmak kolay değildi, çünkü her an bir çamur atabilirlerdi kızdıklarında.' -A. Kulin.

110 görüntülenme

(bir şey) akılda kalmak

akılda yer etmek, unutulmamak.

110 görüntülenme

(bir şey) aleyhe dönmek

destek vermekten vazgeçip karşı duruma geçmek: 'Şimdi iş tamamıyla aleyhimize döndü.' -A. Rasim.

110 görüntülenme

eşi manendi (menendi, benzeri) olmamak (bulunmamak, yok)

benzeri olmamak: 'Allah rahmet eylesin, eşi menendi bulunmaz bir adamdı Nazmi Albay.' -A. Ümit. 'Bir iki çıkışı, Arap Kadir'in bir eşi benzeri bulunmadığı gerçeğini ortaya koymuştu.' -K. Korcan. 'Bizim dairenin müdürünün bir eşi benzeri daha yoktur.' -M. İzgü.

110 görüntülenme

(bir şey) az gelmek

yetmemek.

110 görüntülenme

keçe külah olmak

esk. ordudan veya resmî görevden çıkarılmak: 'Askerde, vüzera, rical dairelerinde 'keçe külah olmak' kıyafeti soyulup tardedilmek demek idi.' -A. Rasim.

110 görüntülenme

kürek kadar dili olmak

pabuç kadar dili olmak.

110 görüntülenme

yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek

uzun sürmüş bir işi bitirmek üzere olmak.

110 görüntülenme

birbirinin ağzına tükürmek

tkz. bir sorunda, bir olayda sözleşmiş gibi ağız birliği yapmak.

110 görüntülenme

(biri için) kötü söylemek

birtakım olumsuz, beğenilmeyen, istenmeyen tutum ve davranışları olduğunu söylemek, kötülemek.

110 görüntülenme

bire bin katmak

çok abartmak: 'Hiç merak etmeyin, hep bire bin katarak anlatır.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme

tebligatta bulunmak

bildirim yayımlamak, bildirimden haberdar etmek, bildirim göndermek: '7 Temmuz 1919 tarihinde, şu umumi tebligatta bulundum.' -Atatürk.

110 görüntülenme

(biri, birine) deli divane âşık olmak

aşırı derecede sevmek: 'Bütün yaratıklar birbirlerine deli divane âşık oldular.' -Halikarnas Balıkçısı.

110 görüntülenme

kan beynine sıçramak (çıkmak)

çok sinirlenmek, hiddetlenmek, kontrolü yitirmek: 'O görüntü gözlerimin önünde canlanınca kan beynime sıçrıyor, kendimi kaybediyorum.' -A. Ümit.

110 görüntülenme

gevrek gevrek gülmek

1) kendine güvenip karşısındakini küçümsemek: 'Diğer dükkânların satılmayan mallarını ben sanki ne yapayım diye gevrek gevrek gülerek kendi kendine hak verirdi.' -A. Ş. Hisar. 2) neşeli ve kendine güvenli biçimde gülmek.

110 görüntülenme

arpacı kumrusu gibi düşünmek

içinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek: 'Bak, o şoförün yanında arpacı kumrusu gibi düşünen maarif müdürü beye.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme