En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

bana dokunmayan (beni sokmayan) yılan bin yaşasın

birçok kimse, kendilerine kötülüğü dokunmayan kişiye ilişmek istemez.

16 görüntülenme

kişi refikinden azar

kötü arkadaş insanı kötü yola sürükler.

16 görüntülenme

turpun sıkısından seyreği iyidir

görüşmeyi, konuşmayı sıklaştırmamak doğrudur.

16 görüntülenme

kefenin cebi yok

ölürken mal veya para götürülmez.

16 görüntülenme

kişi ektiğini biçer

nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

16 görüntülenme

Allah çam isteyene çam, mum isteyene mum verir

Tanrı bol harcayana bol, az harcayana az verir.

16 görüntülenme

koç yiğit bunalıp ölmez

insanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir.

16 görüntülenme

koça boynuzu yük değil

kişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gelmez.

16 görüntülenme

komşu boncuğunu çalan gece takınır

hırsızlık malı, sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır.

16 görüntülenme

mum dibine ışık vermez

etkili kişi kendi yakınlarına yardımcı olamaz.

16 görüntülenme

komşu ekmeği komşuya borçtur

komşunuz size bir ikramda bulunur, bir şey armağan ederse siz de ona ikramda bulunmalı, armağan vermelisiniz.

16 görüntülenme

dağda bağın var, yüreğinde dağın var

malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar.

16 görüntülenme

ucuz etin yahnisi yavan (tatsız) olur

ucuza mal olan şeyler niteliksizdir.

16 görüntülenme

Allah kulunu kısmeti ile yaratır

bu dünyada herkesin dar veya geniş, bir geçim yolu vardır.

16 görüntülenme

paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol, işin yoksa şahit ol

tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

16 görüntülenme

eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz

bir kimsenin işi bozulduğunda, durumunu düzeltmek için en büyük çabayı kendisinin göstermesi gerekir.

16 görüntülenme

sev beni, seveyim seni

sevgi karşılıklı olur, sen beni seversen ben de seni severim.

16 görüntülenme

dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı

yersiz ve saçma sözler karşısında söylenen bir söz.

16 görüntülenme

eşek eşeği ödünç kaşır

çıkarcı, başkasına yardım ederken ileride onun da kendisine yardım edeceğini düşünür.

16 görüntülenme

komşunu iki inekli iste ki kendin bir inekli olasın

başkasının daha iyi durumda olmasını iste ki Tanrı da seni ondursun.

16 görüntülenme

Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir

Allah, yetenekleri kısıtlı olanlara durumlarına uygun bir yaşama düzeni verir.

16 görüntülenme

dam yandı, içindeki sıçan da (birlikte) yandı

bu, büyük bir kayıp ancak eskiden yol açtığı rahatsızlık da sona erdi.

16 görüntülenme

ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir

beceriksiz kimselerin iyilik yapayım derken zarara yol açtıklarını anlatan bir söz.

16 görüntülenme

eşek kocamakla tavla başı olmaz

anlayışsız kişi ne kadar yaşlanırsa yaşlansın baş olacak bir olgunluğa ulaşamaz.

16 görüntülenme

kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden

nisan ayının beşinde çift süren iki öküzü birbirinden ayıracak kadar hava soğuk olur.

16 görüntülenme

baş yastığı baş derdini bilmez

insanın derdi içindedir, en yakını bile onu anlamaz.

16 görüntülenme

danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış

bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

16 görüntülenme

ulularla urgan çekişme

senden daha güçlü ve bilgili olanlarla iyi geçin, zıtlaşma yenilirsin.

16 görüntülenme

yol yürümekle, borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter)

birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

16 görüntülenme

danışan dağı aşmış, danışmayanın yolu şaşmış

bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

16 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

aklı sonradan gelmek

1) verdiği kararın yanlış olduğunu anlayıp vazgeçmek; 2) bir şeyi sonradan hatırlayarak yapmak.

84 görüntülenme

çalıp çırpmak

hırsızlık yapmak: 'Müşteri ise her zamanki oyunbazlığıyla çalıp çırptıklarını eve yığıyordu.' -İ. O. Anar.

84 görüntülenme

bir gömlek aşağı

birinden bir derece daha düşük.

84 görüntülenme

burnu Kafdağı'nda (olmak)

çok kibirli (olmak): 'Çeltikçiler, o burunları Kafdağı'nda çeltikçiler çarşıya düşmüşler, önlerine gelene dert yanıyorlar.' -Y. Kemal.

84 görüntülenme

aklı zıvanadan çıkmak

delirmek, aklını oynatmak.

84 görüntülenme

çalyaka etmek

yakasına yapışıp sıkıca tutmak: 'Şimdi karakoldan görürlerse kudurmuşsun diyerek çalyaka ederler.' -H. R. Gürpınar.

84 görüntülenme

ferman çıkarmak

1) padişah tarafından herhangi bir konuda emir verilmek; 2) yetkili bir kimse tarafından buyruk verilmek.

84 görüntülenme

rüzgâr almak

yel esen bir yerde bulunmak: Bu ev çok rüzgâr alıyor.

84 görüntülenme

kol gezmek

1) güvenlik amacıyla dolaşmak: 'Bunlar şehir subaşısının adamları, dizdarlardı. Kol geziyorlardı.' -Ö. Seyfettin. 2) dolaşmak: 'İnsanı üşütmeyen, ılık gezginci bir yağmur bulutu ağır ağır kol geziyordu.' -T. Dursun K. 3) mec. kötü durum ve davranışlar çokça olmak: 'Bazı ülkelerde sansürün kol gezdiği görülüyor.' -A. Kabaklı.

84 görüntülenme

gülüp geçmek

umursamamak, aldırış etmemek, üzerinde durmamak: 'Bizi şimdi böyle görse yine sadece gülüp geçer miydi?' -O. C. Kaygılı.

84 görüntülenme

ar ve hayâ perdesi yırtılmak

1) utanmamak, utanç duymamak: 'Atalarımızın ar ve hayâ perdesi yırtılmak diye pek düşündürücü bir tabirleri vardır.' -R. N. Güntekin. 2) yüzsüzlük etmek.

84 görüntülenme

ayak vermek

âşık atışmalarında dinleyicilerden biri uyak belirtmek.

84 görüntülenme

dönüşü olmayan yola girmek

asla bırakılmayacak, vazgeçilmeyecek bir durumda olmak: 'Artık ok yaydan çıkmış sayılırdı, dönüşü olmayan bir yola girdikleri kesindi.' -O. Aysu.

84 görüntülenme

sebil etmek

bol bol vermek, dağıtmak.

84 görüntülenme

bir iki demeden (demeye kalmadan)

duraksamadan, karşısındakine vakit bırakmadan: 'Sol ayağımı eline aldı, bir iki demeye kalmadan çevirdi mi, bastırdı mı, bilmiyorum.' -T. Dursun K.

84 görüntülenme

çamura taş atmak

çirkefe taş atmak.

84 görüntülenme

yüreği parçalanmak

çok acımak: 'Bir dilenci çocuğuna dayak attığını görmüş, yüreği parçalanmıştı.' -R. N. Güntekin.

84 görüntülenme

arabasını düze çıkarmak

karşılaştığı güçlükleri yenip işini kolay yürür duruma getirmek.

84 görüntülenme

bir ilke imza atmak

bir konuda hiç kimsenin veya kuruluşun yapmadığı bir işi gerçekleştirmek.

84 görüntülenme

(birinin) muzipliğine uğramak

aldatılmak, şakaya hedef olmak: 'Gülmüşler ve kendisine, arkadaşının bir muzipliğine uğradığını söylemişler.' -F. R. Atay.

84 görüntülenme

iş bırakmak

çalışanlar toplu hâlde işlerini terk etmek, çalışmayı durdurmak.

84 görüntülenme

dizgine gelmek

düzelmek, belli bir disipline ve sisteme girmek: 'Kötülerin pek azı terbiyeye ve dizgine gelebilir.' -T. Buğra.

84 görüntülenme

bildim bileli

öteden beri, eskiden beri: 'Sütannenin sandık odası, bildim bileli akar.' -Ö. Seyfettin.

84 görüntülenme

(bir şeyin) önünü almak

önlemek: 'En ucuz şekilde bu fesadın önünü almak için ne yapmak lazımsa söyleyiniz.' -N. F. Kısakürek.

84 görüntülenme

(birini) cin tutmak

bir inanışa göre cinlerin etkisiyle delirmek.

84 görüntülenme

dört yanı deniz kesilmek

çaresiz ve umutsuz kalmak.

84 görüntülenme

fesat çıkarmak (fesada vermek)

ara bozmak, ortalığı karıştırmaya çalışmak, insanları birbirine düşürecek işler yapmak.

84 görüntülenme

onuruna dokunmak

birinin gururunu, haysiyetini incitmek.

84 görüntülenme

doğru doğru dosdoğru

'en doğrusu şudur ki' anlamında kullanılan bir söz: Doğru doğru dosdoğru, bu işi yapan odur.

84 görüntülenme

dokuz köyden kovulmuş

geçimsizliği veya başka davranışları yüzünden birçok yerden atılmış.

84 görüntülenme