En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

suçu gelin etmişler, kimse güveyi girmemiş

ne kadar çekici olursa olsun, suçu kimse kabul etmez.

22 görüntülenme

deli ile çıkma yola, başına getirir bela

deli, kendisiyle arkadaşlık edenin başına çeşit çeşit dert açar.

22 görüntülenme

insanın adı çıkacağına canı çıksın

insanın haklı veya haksız yere adı bir defalık kötüye çıktı mı ondan sonra yaptıkları hep o gözle değerlendirilir.

22 görüntülenme

beslemeyi eslemeden alma

sürekli bir hizmet için evine kabul edeceğin kimseyi iyice sorup soruşturmadan alma.

22 görüntülenme

insanın kötüsü (fenası) olmaz; meğer ki parası olmaya

toplum içinde herkesin bir değeri vardır ancak züğürtlere değer verilmez.

22 görüntülenme

dert gitmez, değişir

insan bir dertten kurtulduğunda onun yerine başka bir dert geleceğini iyi bilmelidir.

22 görüntülenme

beş parmağın hangisini kessen acımaz?

insan evlatlarını birbirinden ayırt etmez, hangisine zarar gelse aynı üzüntüyü duyar.

22 görüntülenme

insanlık sen de kalsın

1) karşı taraf iyilik bilmese de sen yine iyilik et; 2) bu işi nasıl olsa sana yaptıracaklar, bari kendiliğinden yap da onurunu koru.

22 görüntülenme

köre renkten bahsolunmaz

bir şeyin niteliği hakkında bilgisi olmayan kişiye, o şeyin sözü edilmez.

22 görüntülenme

beş parmak (parmağın) bir (biri) olmaz

belirli bir insan topluluğu içinde benzerlikler olabileceği gibi farklılıklar da olabilir.

22 görüntülenme

delikli boncuk (taş) yerde kalmaz

az çok işe yarayan her şeyin isteklisi bulunur.

22 görüntülenme

deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış

aklı kıt olan kimse, bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği nesneyi, gerçekten ona benzemese de elde etmeye çalışır.

22 görüntülenme

sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas

sabretmesini bilen kişi olmayacak gibi görünen işlerde bile başarı kazanır.

22 görüntülenme

beterin beteri var

çok kötü bir duruma düşen kimse, bundan daha kötü durumların da bulunduğunu düşünerek avunmalıdır.

22 görüntülenme

deliye göre her gün bayram

her fırsattan yararlanarak bayrammış gibi davrananlara ve her şeyi eğlenceli yönden alanlara söylenen bir söz.

22 görüntülenme

deliye her gün bayram

her fırsattan yararlanarak bayrammış gibi davrananlara ve her şeyi eğlenceli yönden alanlara söylenen bir söz.

22 görüntülenme

varlığa darlık olmaz

zengin olanın gücü her şeye yeter.

22 görüntülenme

körün istediği bir göz, iki olursa ne söz

istenilen şey fazlasıyla elde edildi.

22 görüntülenme

bey mi yaman, el mi yaman

baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

22 görüntülenme

saç sefadan, tırnak cefadan uzar

insan keyifli olursa saçı, dertli olursa tırnağı uzar.

22 görüntülenme

ismi lazım değil

adının anılması gerekmiyor.

22 görüntülenme

kös dinleyen, davula kulak vermez

başından büyük olaylar geçmiş kişi küçük dertleri sorun etmez.

22 görüntülenme

sade pirinç zerde olmaz, bal gerektir kazana; baba malı tez tükenir evlat gerek kazana

hakkıyla yararlanılacak bir şeyin meydana gelmesi için birtakım ögelerin bir araya gelmesi gerektir; kişi kendi emeği ile kazanç sağlayıp bunu baba malına katmıyorsa babasından kalan mal tez tükenir.

22 görüntülenme

ver yiyeyim, ört uyuyayım; gözle, canım çıkmasın

başkalarının sırtından geçinmeye alışmış kişi en hayati sorunlarının bile çözümünde kendisine hizmet edecek birini arar.

22 görüntülenme

köseyle alay edenin top sakalı kara gerek

başkasının eksikleriyle eğlenen kimsenin kendisi kusursuz olmalıdır.

22 görüntülenme

sadık dost akrabadan yeğdir

candan dost akrabadan daha hayırlı olur.

22 görüntülenme

istenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş

istenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

22 görüntülenme

köşe taşı köşede yakışır

değerli kimselerin önemli mevkilerde bulunması gerekir.

22 görüntülenme

sağ olsun da dağ ardında olsun

uzakta olan sevdiklerimize günün birinde kavuşabiliriz yeter ki yaşıyor olsunlar.

22 görüntülenme

veresiye (borca) şarap içen, iki kez (kere) sarhoş olur

veresiye alışveriş eden iki kez sarsılır; malı aldığı zaman bir süre sonra para ödemenin üzüntüsünü çeker, ödeme zamanı gelince de karşılıksız ödeme yapıyormuş gibi sıkılır.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

gözünü daldan budaktan (çöpten) esirgememek (sakınmamak)

tehlikeli işlere atılmaktan çekinmemek: 'Gençliğinde gerçekten delifişek, gözünü daldan budaktan sakınmaz bir askermiş.' -H. Taner.

110 görüntülenme

(bir şeyden) dem vurmak

bir şeyden söz etmek, konu açmak: 'Benim gibi kurak çölde yaşayanların şiirden, hünerden dem vurmaları nasıl mümkün olur?' -A. Kabaklı.

110 görüntülenme

ekmeğinden olmak

geçimini sağlayan işinden zorunlu olarak ayrılmak: 'Bu anormal gidiş bir yerden patlak verirse ahir ömründe ekmeğinden de olabilirdi.' -K. Korcan.

110 görüntülenme

(birine) açık olmak

dürüst olmak.

110 görüntülenme

kontrpiyede kalmak

1) sp. futbolda kaleci ters tarafa gitmek veya hamle yapmak; 2) mec. beklediği sonuca ulaşamamak; 3) mec. düşüncelerini açıklayamamaktan ötürü zor durumda kalmak.

110 görüntülenme

uyku tutmamak

uyuyamamak: 'İkisini de uyku tutmamıştı. Yan yana uzanmış, yorganı çenelerine kadar çekmiş, gözleri sonuna kadar açık dertlerine yanmışlardı.' -A. İlhan.

110 görüntülenme

kendi kendine gelin güveyi olmak

ilgilinin nasıl karşılayacağını düşünmeden bir işi olmuş bitmiş sayarak sevinmek: 'Kız kardeşi ile Mahir daha ortada fol yok yumurta yokken gelin güveyi olmuşlar.' -H. R. Gürpınar.

110 görüntülenme

ağzını havaya (poyraza) açmak

alay umduğunu elde edememek.

110 görüntülenme

cavlağı çekmek

argo ölmek: 'Ne olacak a canım, hepimiz de ya bir kaza neticesinde veyahut kazasız olarak cavlağı çekeceğiz.' -Halikarnas Balıkçısı.

110 görüntülenme

sopa yemek

dövülmek, dayak yemek.

110 görüntülenme

gözünü (gözlerini) oymak

çok kötülük etmek: 'Pembe Teyzenin niyeti bozuk fakat babama göz atarsa gözünü oyacağımı dobra dobra söyledim.' -H. E. Adıvar.

110 görüntülenme

yol tutmak

bir yoldan kimseyi geçirmeyecek biçimde düzen kurmak.

110 görüntülenme

kendini bilmek

1) aklı ve muhakemesi yerinde olmak; 2) baliğ olmak; 3) ağırbaşlı olmak; 4) kendinin ve çevresinin bilincine varmak; 5) durum ve onuruna yakışacak biçimde davranmak.

110 görüntülenme

zayıf yerinden yakalamak

güçsüz, eksik ve yanlış bir tutum ve davranışı yüzünden zor durumda bırakmak: 'Kendisini en zayıf yerinden yakalamak istediğinden şüphelenir gibi.' -R. N. Güntekin.

110 görüntülenme

kendini yiyip bitirmek

kendi kendini yemek: 'Üzülmek ne kelime efendiciğim, kendimi yiyip bitiriyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme

banda almak

bir sesi, ses cihazı ile bant üzerine kaydetmek.

110 görüntülenme

kendine (herhangi bir şeye) ... süsü vermek

gerçeğe aykırı olarak kendisinde veya herhangi bir şeyde üstün bir nitelik ve değer varmış gibi göstermek: 'Bu zannını bir çeşit materyalist felsefeye uydurarak ona yüksek bir entelektüalizm süsü verirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

110 görüntülenme

(bir şeye) can dayanmamak

bir şey karşısında insanın dayanıklılığı elden gitmek: 'Bir lacivert petunya vardır ki renginin hoşluğuna canlar dayanmaz.' -A. Boysan.

110 görüntülenme

cebine indirmek (atmak)

hakkı olmadığı hâlde parayı kendine mal etmek.

110 görüntülenme

zembereği boşalmak (boşanmak)

1) zembereği kurulmaz duruma gelmek; 2) mec. kendini tutamayarak uzun uzun ve sesli gülmek.

110 görüntülenme

(bir şeye) gebe olmak

bir şeyin gerçekleşme olasılığı bulunmak.

110 görüntülenme

bardağı taşırmak

sabrını tüketmek: Son davranışı bardağı taşırmaya yetti.

110 görüntülenme

zemin ve zamana uygun

konuya, içinde bulunulan şartlara uygun.

110 görüntülenme

(bir şeye) gözü (gözleri) takılmak

dikkati çeken bir şeyden bakışlarını ayıramamak: 'Gözleri başka bir sahifenin ortalarına takıldı.' -P. Safa.

110 görüntülenme

granit gibi

güçlü, dayanıklı, sert.

110 görüntülenme

(birinin) pöstekisini sermek

döverek kımıldamayacak duruma getirmek, pestilini çıkarmak.

110 görüntülenme

yangın yerine dönmek

çok kalabalıklaşmak.

110 görüntülenme

yola (yoluna) koyulmak

yola düzülmek: 'Rüzgâr, karanlığı karıştırır gibi garip bir ahenk içinde eserken biz de yolumuza koyulduk.' -H. E. Adıvar.

110 görüntülenme

yangına körükle gitmek

gerginliği, uzlaşmazlığı artıracak biçimde davranmak: 'Bey, bana teselli verecek yerde sen de yangına körükle gidiyorsun.' -H. R. Gürpınar.

109 görüntülenme

ateş yağdırmak

1) ateşli silahlarla aralıksız mermi atmak; 2) mec. çevresindekilere ağır sözler söylemek.

109 görüntülenme