En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

körün istediği bir göz, iki olursa ne söz

istenilen şey fazlasıyla elde edildi.

16 görüntülenme

bey mi yaman, el mi yaman

baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

16 görüntülenme

vasiyet ölüm getirmez

üzülecek bir durum meydana gelirse ne yapılacağını şimdiden kararlaştırmak o üzücü durumun gelmesine yol açmaz.

16 görüntülenme

saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün

acele etme, sonucun ne olduğunu biraz sonra anlarsın.

16 görüntülenme

ver yiğidi yiğide, Mevla rızkın yetire

iki gencin evlenmesini kolaylaştırınız, Tanrı rızıklarını verir.

16 görüntülenme

ismi lazım değil

adının anılması gerekmiyor.

16 görüntülenme

kös dinleyen, davula kulak vermez

başından büyük olaylar geçmiş kişi küçük dertleri sorun etmez.

16 görüntülenme

sade pirinç zerde olmaz, bal gerektir kazana; baba malı tez tükenir evlat gerek kazana

hakkıyla yararlanılacak bir şeyin meydana gelmesi için birtakım ögelerin bir araya gelmesi gerektir; kişi kendi emeği ile kazanç sağlayıp bunu baba malına katmıyorsa babasından kalan mal tez tükenir.

16 görüntülenme

köseyle alay edenin top sakalı kara gerek

başkasının eksikleriyle eğlenen kimsenin kendisi kusursuz olmalıdır.

16 görüntülenme

sadık dost akrabadan yeğdir

candan dost akrabadan daha hayırlı olur.

16 görüntülenme

istenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş

istenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

16 görüntülenme

köşe taşı köşede yakışır

değerli kimselerin önemli mevkilerde bulunması gerekir.

16 görüntülenme

deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz

her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır.

16 görüntülenme

kötü haber tez duyulur

ölüm gibi kötü haber çabuk yayılır.

16 görüntülenme

kötü komşu insanı hacet sahibi eder

kötü komşu kendisinden emanet olarak istenen şeyi vermez, emanet isteyen de gidip o şeyden satın alır.

16 görüntülenme

denizdeki balığın bini bir paraya

henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz.

16 görüntülenme

iş anlatılıncaya kadar baş elden gider

kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur.

16 görüntülenme

vücut kocar, gönül kocamaz

kişi ihtiyarlar ama gönlü taze kalır, sevgisi eksilmez.

16 görüntülenme

bıçak yarası geçer (onulur), dil yarası geçmez (onulmaz)

hakaret, ağır söz vb. gönül kırıcı davranışların hiçbir zaman unutulmayacağını anlatan bir söz.

16 görüntülenme

denizdeki balığın pazarı (pazarlığı) olmaz

henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz.

16 görüntülenme

bıldırcının beyliği arpa biçimine kadardır

her kazancın bir sonu vardır.

16 görüntülenme

derdini söylemeyen (saklayan) derman bulamaz

insan sıkıntısını başkasına açıklayarak giderebilir.

16 görüntülenme

kucağı dolu olanın, ocağı yanar

geleceği düşünüp gerekli önlemleri alan, geçim sıkıntısı çekmez.

16 görüntülenme

yağ yiyen köpek tüyünden belli olur

durup dururken yaşama düzeyinde bir yükselme olan kişi, kendisinden şüphe edildiği gibi çalıp çırpıyor demektir.

16 görüntülenme

dert ağlatır, aşk söyletir

derdi olan acı çeker, ağlar; âşık olan kimse de içindeki duyguları dışa vurup ferahlamak için durmadan söylenir.

16 görüntülenme

gel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme

çağrıldığın yere gitmekten çekinme, gelme denilen yere de gitme, orada sana ilgi göstermezler.

16 görüntülenme

yağına kıymayan çöreğini yoz (kuru) yer

bir iş için gerektiği kadar fedakârlıkta bulunmayan kişi sonucun kusurlarını hoş görmelidir.

16 görüntülenme

dert gider amma yeri boş kalmaz

insan bir dertten kurtulduğunda onun yerine başka bir dert geleceğini iyi bilmelidir.

16 görüntülenme

iştah dişin dibindedir

bir şey yemeyi istemeyen kimse, yiyecekten bir parça tattığında iştahının açıldığını görür.

16 görüntülenme

kul sıkışmayınca (daralmayınca, bunalmayınca) Hızır yetişmez

yardım hep en zor anda gelir.

16 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

dengeli kılmak

huzura, düzene kavuşturmak: 'Sevgimde bir azalma olsaydı, bu bir bakıma beni dengeli kılardı.' -E. Bener.

84 görüntülenme

başını belaya sokmak

birini, kötü sonuçlar verecek bir duruma itmek: 'Ayrıca benim başımı belaya sokmaktan da çekinmiş olabilir.' -A. Ümit.

84 görüntülenme

bir tek atmak

bir kadeh içki içmek: 'Canım şurada bir tek atalım, serinleriz, konuşuruz, dediler.' -R. H. Karay.

84 görüntülenme

yürekten çağırmak

aşırı derecede arzu etmek, istemek: 'Bu kadar yürekten çağırma beni / Bir gece ansızın gelebilirim' -Şarkı.

84 görüntülenme

bir torba kemik

çok zayıf.

84 görüntülenme

bülbül gibi şakımak

güzel sesle, neşeyle konuşmak.

84 görüntülenme

eme yaramak

işe yaramak, yararlı olmak.

84 görüntülenme

fırsat vermek

bir işi yapmak için uygun, elverişli şartı sağlamak: 'Bu çeşit yazılara cevap vermek hasma fırsat vermek olur.' -B. Felek.

84 görüntülenme

arasını (aralarını) bulmak

araları bozulmuş iki kişiyi uzlaştırmak, barıştırmak: 'Emine ile aralarını bulmaya çalışacağını söyledi.' -H. E. Adıvar.

84 görüntülenme

büyü bozmak

yapılmış bir büyüyü etkisiz duruma getirmek.

84 görüntülenme

işi ...-e vurmak

gerekenden başka biçimde davranmak, ... gibi görünmek: İşi şakaya vurmak.

84 görüntülenme

mart içeri, pire dışarı

tedirgin edici biri geldiğinde gitmeye kalkan kimseler için kullanılan bir söz.

84 görüntülenme

hafta sekiz, gün dokuz

'tedirgin edercesine sık sık' anlamında kullanılan bir söz: O, hafta sekiz, gün dokuz bizdedir!

84 görüntülenme

için için gülmek (gülümsemek)

belli etmeden, gizli gizli gülmek: 'Belki tramvayda, vapurda yan yana giderken, o ona için için gülmüştür, belki de alay etmiştir.' -N. Hikmet.

84 görüntülenme

çehresi bozulmak

yüzü düşmek: 'İhtiyarın çehresi fena hâlde bozulmuştu.' -Ö. Seyfettin.

84 görüntülenme

kıvamını bulmak

gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, en uygun anında olmak: 'Yumurtayla zeytinyağı kıvamını bulunca bir kaşıkla onu soğumuş levreğin üstüne gezdireceksin.' -O. V. Kanık.

84 görüntülenme

martaval atmak (okumak)

inanılmayacak sözler söylemek, yalan söylemek.

84 görüntülenme

zihinde (zihninde) yer etmek

çıkmamak üzere belleğe yerleşmek: 'Bir hadise insanın zihninde yer etti mi orada kerpiçleşip kalıyor.' -E. İ. Benice.

84 görüntülenme

bir yaşına daha girmek

şimdiye değin görmediği şaşılacak yeni bir şeyle karşılaşmak: 'Ah anacığım bir yaşıma daha girdim, dünyada her şey aklıma gelirdi de tefle ayı oynatmak gelmezdi.' -O. C. Kaygılı.

84 görüntülenme

çek! (çek arabanı!)

hkr. 'git buradan!' anlamında kullanılan bir söz: 'Ben şimdi boya mı düşünüyorum? Çek arabanı şuradan diyecektim, diyemedim.' -O. V. Kanık.

84 görüntülenme

yolunu kesmek

engel olmak, engellemek: 'Yani şüphelendiği müşterilerin yolunu kesmiyor, uzaktan uzağa onları takip etmekle nefsini köreltiyordu.' -N. Hikmet.

84 görüntülenme

aylık bağlamak

emekli olan veya başka sebeplerle çalışmayanlara her ay için belirli bir parayı ödemeyi üstlenmek, maaş bağlamak.

84 görüntülenme

(birini) maskaraya almak

biriyle eğlenmek, alay etmek.

84 görüntülenme

mum etmek

muma çevirmek.

84 görüntülenme

büyüklük satmak

gururlanıp üstünlük taslamak: 'Bir eski muallime olan annem, istese de büyüklük satamazdı, elinden gelmezdi.' -O. Kemal.

84 görüntülenme

göz kırpmamak

uyumamak.

84 görüntülenme

katır tepmişe dönmek

çok hırpalanmak, perişan duruma düşmek, felaketin nereden geldiğini anlayamamak.

84 görüntülenme

yüreği ezilmek

1) üzülmek, acı duymak: 'Yüreğim merhametten eziliyor, dizlerim vücudumun yükü altında çökecek gibi oluyordu.' -R. N. Güntekin. 2) açlık duymak.

84 görüntülenme

çekip vurmak

bir anda karar verip silahla öldürmek: 'Eğer üstümde tabanca olsa bir iki demez çekip vururdum.' -O. Kemal.

84 görüntülenme

(işi) tavına getirmek

işi en uygun duruma getirmek.

84 görüntülenme