En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

göğe direk, denize kapak olmaz

hem gereksiz hem de gerçekleştirilmesi hayale bile sığmayan şeylerle uğraşılmamalıdır.

16 görüntülenme

bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir

sonbaharda ekilen bir dönümlük yerden, yazın ekilen on dönümlük yerin ürünü kadar ürün alınır.

16 görüntülenme

kurunun yanında yaş da yanar

beğenilmeyen tutumlarından dolayı cezalandırılan kişiler yanında suçsuzlar da suçlular gibi hırpalanırlar.

16 görüntülenme

yarası olan gocunur (gocunsun)

bir işte sorumlu aranırken kusuru olan kimse telaşa düşer.

16 görüntülenme

terzi kendi söküğünü dikemez

insanlar başkalarına yaptıkları hizmetleri kendilerine yapamazlar.

16 görüntülenme

göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar

yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır.

16 görüntülenme

kusursuz güzel olmaz

her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü, her güzelin kusurlu bir tarafı vardır.

16 görüntülenme

yarım elma, gönül (hatır) alma

armağan küçük de olsa gönül almaya yeter.

16 görüntülenme

bir elin sesi çıkmaz

1) bir davanın bir kişi tarafından savunulması etkili ve yeterli değildir; 2) yardımlaşarak işler daha kolay başarılır.

16 görüntülenme

yiğidin sözü, demirin kertiği

mert adamın ağzından çıkan söz demire kazınmış çentik gibi kalıcı olur; dediğini yapar, sözünden dönmez.

16 görüntülenme

gönlün yazı var, kışı var

insan kimi zaman sevinçli, kimi zaman da üzüntülü olabilir.

16 görüntülenme

kuş mu konduracak?

yapacağı şey görülmemiş bir sanat eseri mi olacak?

16 görüntülenme

ölümün yüzü soğuktur

araya ölüm girdiğinde sevgi de, düşmanlık da sıcaklığını yitirir.

15 görüntülenme

lokma karın doyurmaz, şefkat artırır

bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir.

15 görüntülenme

mal adama hem dost, hem düşmandır

malın insana yararı olduğu gibi zararı da vardır.

15 görüntülenme

sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı

insan kendinde herhangi bir kusur varken başkalarını aynı kusurla suçlamamalıdır.

15 görüntülenme

sirkesini, sarımsağını sayan paçayı yiyemez

küçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi, o işin kazançlarından yoksun kalır.

15 görüntülenme

malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın

çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.

15 görüntülenme

malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür

züğürt, yokluk içinde bulunduğundan yiyemez, varlık içinde olduğu hâlde yiyemeyen de bunun gibidir.

15 görüntülenme

sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz

hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar.

15 görüntülenme

mart çıkmadıkça dert çıkmaz

kış hastalıkları, mart sona ermedikçe bitmez.

15 görüntülenme

sonradan gelen devlet devlet değildir

kişi yaşlandıktan sonra gelen zenginlik işe yaramaz.

15 görüntülenme

soy asma, soyuna çeker

temiz soydan gelen kişi, her durumuyla soyluluğunu gösterir.

15 görüntülenme

yırtıcı kuşun ömrü az olur

başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.

15 görüntülenme

yiğidim yiğit olsun da yerim çalı dibi olsun

kadının kocasının fakir olması önemli değildir, yeter ki aile sorumluluklarını yerine getirsin.

15 görüntülenme

merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır

en yüksek mevkiye yavaş yavaş yükselerek çıkılır.

15 görüntülenme

yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer

kişiye ömrü boyunca ancak bir kez çok önemli bir iş yapma fırsatı geçer, bu fırsatı kaçırmamalıdır.

15 görüntülenme

su küçüğün, söz (sofra, yemek) büyüğün

1) temel bir ihtiyaç olan su önce küçüğe verilir, konuşmaya ise ilk önce büyükler başlar; 2) her şeyin bir sırası vardır; kişiler bu sıralamada yaşlarına, kültürlerine vb. özelliklerine göre yer alırlar.

15 görüntülenme

yoldan kal, yoldaştan kalma

yolculukta arkadaş çok önemli olduğundan insan, iyi bir arkadaşla yolculuk yapmak için gerekirse yolculuğunu ileri bir tarihe bırakmalıdır.

15 görüntülenme

misafirlik üç gündür

misafir bir yerde üç gün kalırsa ne ev sahibi bunu fazla bulur ne de misafir uzun kaldım diye üzülür ama üç günden sonrası her ikisi için de sıkıcı olur.

15 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

alaca düşmek

meyve olgunlaşmaya başlamak.

84 görüntülenme

arka arkaya vermek

birbirini korumak için birleşmek, destek olmak, dayanışmak.

84 görüntülenme

esamesi okunmamak

kendisine değer verilmemek, adı anılmamak: 'Sen babasının gönlünü ettikten sonra kızın esamesi mi okunur bre usta!' -O. Kemal.

84 görüntülenme

(bir şeyi) nefsine yedirememek

bir şey yapmayı kendisi için ağır, onur kırıcı bulmak: 'Riyakârlığı da bir türlü nefsine yediremiyordu.' -S. F. Abasıyanık.

84 görüntülenme

(vücudun bir yerine) kan oturmak

bir damarın çatlamasıyla sızan kan, dokular arasına akıp kalmak.

84 görüntülenme

yerden yere vurmak

birine türlü yönlerden saldırarak onu çok aşağılayıcı bir duruma düşürmek.

84 görüntülenme

kayıtsız kalmak

önem vermemek, umursamamak: 'Halk, nice silik insanların en yüksek mertebelere çıkmasına kayıtsız kalır.' -Y. K. Beyatlı.

84 görüntülenme

şamaroğlanına dönmek

yerli yersiz suçlanıp azarlanmak.

84 görüntülenme

not etmek

not olarak yazmak, kaydetmek: Bunu not edin de unutmayın.

84 görüntülenme

eser kalmamak

hiçbir belirti, iz olmamak: 'Bir şirretleşmiş ki dünkü saygısından eser kalmamıştı.' -A. Kabaklı.

84 görüntülenme

işportaya düşmek

değerini yitirmek, herkes tarafından kullanılmak.

84 görüntülenme

(bir şeyin) derdine düşmek

yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak.

84 görüntülenme

ağız dil vermemek

konuşmamak, susmak.

84 görüntülenme

(bir yere) parmak basmak

1) imza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak: 'Ben bu dileğin altına bilmem kaç kuruşluk pul yapıştırtıp, binlerce yurttaşa parmak bastırtıp yirmi metre uzunluğunda bir dilek kâğıdı olarak size sunabilirdim.' -N. Hikmet. 2) mec. bir konu üzerine dikkati, ilgiyi çekmek: 'Bu arada benim öteden beri gözüme çarpan bir noktaya şimdi parmak basacağım.' -B. Felek.

84 görüntülenme

eski defterleri yoklamak (karıştırmak)

bir yarar umarak veya başka bir amaçla eski olayları yeniden ele almak.

84 görüntülenme

sinameki gibi

mızmız, sevimsiz, kimseyle ilişki kurmayan (kimse).

84 görüntülenme

arkasına (bile) bakmadan gitmek (kaçmak)

arkada kalanlarla ilgilenmeden bir yerden hızlıca ayrılmak: 'O kadar korktular, o kadar pıstılar ki arkalarına bile bakmadan kaçmaya başladılar.' -İ. O. Anar.

84 görüntülenme

kalp (kalbini) kazanmak (fethetmek)

ince bir davranış veya güzel bir sözle birinin sevgisini kazanmak, ilgisini çekmek: 'Hele düzmece şehzadenin kadife pantolonuyla sivri güzel çehresi derhâl kadının kalbini kazandı.' -R. N. Güntekin.

84 görüntülenme

(bir olayın) arası soğumak

aradan zaman geçerek önemini yitirmek.

84 görüntülenme

(biriyle) alıp verememek

anlaşamamak, çekememek, geçinememek: Onunla alıp veremediğiniz nedir, ne alıp veremiyorsunuz?

84 görüntülenme

gözleri kan çanağına dönmek (kanlanmak)

1) uykusuzluk, yorgunluk, ağlama vb. sebeplerle gözleri çok kızarmak: 'Kerem'in kusacağı geliyordu. Gözleri kan çanağına dönmüştü.' -Y. Kemal. 2) sinirden, öfkeden, hiddetten gözleri irileşmek ve kızarmak.

84 görüntülenme

cehennem ol!

'defol!' anlamında kullanılan bir söz.

84 görüntülenme

ağza alınmaz (alınmayacak)

söylenmesi ayıp, çirkin (söz, küfür): 'Bu ağza alınmaz söz üzerine karşıdakiler birden alevlendiler.' -O. C. Kaygılı.

84 görüntülenme

(tavşan boku gibi) ne kokar ne bulaşır

'kimseye iyiliği de dokunmaz, kötülüğü de' anlamında kullanılan bir söz.

84 görüntülenme

flört etmek

karşı cinsten biriyle duygusal ilişki kurmak, çıkmak: 'Bir delikanlıyla flört edince hemen adınız dolaşmaya başlardı ortalıkta.' -A. Ümit.

84 görüntülenme

(bir şey) akılda kalmak

akılda yer etmek, unutulmamak.

84 görüntülenme

çıt (çıtını) çıkarmamak

1) ses çıkarmamak: 'İşte bak, hücre kapısını çıt çıkarmadan araladı, yine bir şey diyecek.' -A. İlhan. 2) hiç konuşmamak.

84 görüntülenme

cennete çevirmek

temiz, bakımlı, güzel bir yer durumuna getirmek.

84 görüntülenme

freni patlamak (tutmamak)

1) fren, görevini yapmamak; 2) mec. bir iş denetimden çıkmak.

84 görüntülenme

hesap tutmak

alışverişle ilgili sayıları bir yere yazmak.

84 görüntülenme