En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

aday göstermek

bir iş veya bir görev için birini aday olarak belirlemek, namzet göstermek: 'Siyasi parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.' -Anayasa.

83 görüntülenme

burnu (bile) kanamamak

1) zarar görmemek, yarasız beresiz olmak; 2) tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak: 'Burunları bile kanamadan ganimete kavuşacaklardı.' -F. F. Tülbentçi.

83 görüntülenme

istikamet vermek

yön vermek, yöneltmek: 'Son otuz senede tarihe nasıl bir istikamet verdiğimizi görüyorum.' -Y. K. Beyatlı.

83 görüntülenme

rüya gibi

olağanüstü, harika, çok güzel: Yolculuğumuz rüya gibi geçti.

83 görüntülenme

apoletleri sökülmek

bir suç sebebiyle rütbesi indirilmek veya askerlikten atılmak.

83 görüntülenme

problem etmek

dert etmek.

83 görüntülenme

ferahlık vermek

iç açmak, rahatlık hissettirmek: 'Yeni boyanıp temizlenmiş bir ev gibi havası ferahlık veriyordu.' -R. H. Karay.

83 görüntülenme

âdembabaya dönmek

malını mülkünü kaybetmek.

83 görüntülenme

aptal yerine koymak

1) hiçbir şeyden anlamaz, bilmez sanmak: 'Bu kadını zaman zaman aptal yerine koymam, büyük aptallık galiba.' -R. Erduran. 2) birine, aptal gözüyle bakmak.

83 görüntülenme

ayak sürümek

1) verilen bir işi ağırdan almak; 2) gönderilen yere isteği ile gitmemek.

83 görüntülenme

kip gelmek

hlk. tıpatıp, uygun gelmek.

83 görüntülenme

döl döş sahibi olmak

çocuk ve torunları bulunmak: 'Gün gelir, evlenir, döl döş sahibi olur, durulur.' -C. Uçuk.

83 görüntülenme

susta durdurmak

1) köpeği arka ayakları üzerinde durdurmak; 2) mec. bir kimseyi veya birilerini yıldırmak: 'Sade kazada değil, vilayette bile en belli başlı memurları ve eşrafı susta durdurur.' -R. N. Güntekin.

83 görüntülenme

top yuvarlaktır

sp. 'karşılaşma bitmeden sonuç belli olmaz, değişebilir' anlamında kullanılan bir söz.

83 görüntülenme

âdet yerini bulsun diye

'gerekli görüldüğü için değil, yalnız alışılmış olduğu için' anlamında kullanılan bir söz.

83 görüntülenme

eline eteğine sarılmak

çok yalvarmak.

83 görüntülenme

aklına düşmek

1) hatırlamak: 'Kırmızı gül goncasına kavuştu / Sılada sevdiğim aklıma düştü' -Halk türküsü. 2) kafasında bir düşünce doğmak.

83 görüntülenme

kulaklarını dikmek

hayvan dikkat kesilmek.

83 görüntülenme

malum değil

bilinmeyen konular için kullanılan bir söz.

83 görüntülenme

yüreği oynamak

ansızın heyecanlanmak veya korkmak.

83 görüntülenme

çitlembik gibi

ufak tefek, esmer ve sevimli.

83 görüntülenme

çamura bulaşmak (batmak)

kirli ve uygunsuz bir işe karışmak.

83 görüntülenme

karşı karşıya olmak

yüz yüze gelmek: 'Az sonra, şairin çok şairane bir hayretiyle karşı karşıyayız.' -C. Meriç.

83 görüntülenme

karşı koymak

boyun eğmemek: 'Yabancının bu kötü kastına yalnız azmimizle karşı koyduk.' -R. E. Ünaydın.

83 görüntülenme

biber gibi

çok acı.

83 görüntülenme

çocuk gibi

1) yetenekleri gelişmemiş, çocuk kalmış: Çocuk gibi adam. 2) kolay kanar, kolay inanır: Sen de çocuk gibisin, o adamın sözüne inanılır mı?

83 görüntülenme

dört bir taraf (yan)

her yan, bütün çevre: 'Oğulları babasını iyileştirmek için dört bir yana koşuşurdu.' -A. İlhan.

83 görüntülenme

elini arı kovanına sokmak

elini taşın altına koymak.

83 görüntülenme

kahır (kahrını) çekmek

uzun süre sıkıntıya katlanmak: 'Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu.' -R. N. Güntekin.

83 görüntülenme

kırk tarakta bezi olmak

birçok işi veya ilişkisi olmak.

83 görüntülenme