En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

azap duymak

acı çekmek, üzülmek: 'Bu şehrin, takdir fukaralarının orta malına dönüşmüş olmasından azap duyuyorum.' -A. Boysan.

109 görüntülenme

(bir yere) para akmak

yatırım yapılmak: 'Yeteneksiz, hırslı mahalle politikacıları, kendi şehirlerine para aksın diye üniversite açma ticaretine girdiler.' -A. Boysan.

109 görüntülenme

kendinden geçmek

1) bilinci işlemez olmak, kendini kaybetmek, bayılmak: 'Gözlerini tezgâhın arkasındaki bir kapıya dikmiş ve kendinden geçmiş gibiydi.' -S. F. Abasıyanık. 2) bir şey karşısında coşkuya kapılmak, duygulanmak: 'Oturduğu şiltenin üstünde ayağa kalkıyor; alevi artan bakışlarla kendinden geçmiş, bir elini dizine vurarak ... haykırıyordu.' -A. Ş. Hisar. 3) uykuya dalmak, uyuyakalmak: 'Ninniyi söyleyen anne kendinden geçeli belki bir hayli olmuştu.' -O. C. Kaygılı.

109 görüntülenme

bir köşeye atılmak

terk edilmek, ilgilenilmemek, kendi kaderine terk edilmek: 'Böyle bir köşeye atılmak, iktidardan uzak kalmak, diri diri gömülmekti benim için.' -T. Oflazoğlu.

109 görüntülenme

tuzlayayım da kokmayasın (kokma)

hlk. birine, düşüncesinde aldandığını ve aklının bir şeye ermediğini anlatmak için söylenen bir söz.

109 görüntülenme

yüzüne bakamaz olmak

utanç, yüreksizlik vb. sebeplerle bir kimsenin karşısına çıkamamak.

109 görüntülenme

pıt pıt atmak

korku, heyecan vb. bir sebeple kalbi fazla çarpmak.

109 görüntülenme

tüfek çatmak

ask. askerlerin dinlenme sırasında tüfeklerini, dipçikleri üzerinde üçerli olarak birbirine dayamak: 'Tüfekleri çatar çatmaz ordayım.' -B. S. Erdoğan.

109 görüntülenme

feleğe küsmek

talihten yakınmak, şanstan ümidini kesmek.

109 görüntülenme

formül bulmak

bir işi çözümleyecek çıkar yol bulmak, çözüm bulmak: 'O, bu nazik duruma karşı bir formül bulmuştu.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

(bir yeri) patırtıya vermek

gürültüye vermek.

109 görüntülenme

çırak çıkarmak

1) bir kimseyi beklediğinden az bir kazançla ortaklıktan uzaklaştırmak; 2) esk. cariye veya odalıkların saray, konak, köşk vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra evlenmelerine veya o yerlerden ayrılmalarına izin vermek.

109 görüntülenme

(bir yerin, bir şeyin) havasını teneffüs etmek

1) içinde hissetmek; 2) ortamı yaşamak: 'Orada insanlığın, faziletin, sevginin havasını teneffüs edeceğiz.' -O. S. Orhon.

109 görüntülenme

(bir yerin) içinden olmak

bir yerin merkezinde yaşamak veya orada doğmuş bulunmak.

109 görüntülenme

... kisvesi altında

'herhangi bir nitelikte veya biçimde' anlamında kullanılan bir söz.

109 görüntülenme

dırıltı çıkarmak (etmek)

çekişmeye yol açmak: 'Rica ederim bey, gelir gelmez ayağının tozu ile dırıltı çıkarma.' -M. Yesari.

109 görüntülenme

külünü savurmak

bir şeyi bütünüyle bitirip yok etmek.

109 görüntülenme

arkasını getirememek

başladığı bir işi sürdürüp sona erdirememek.

109 görüntülenme

gözlerinden okumak

düşüncelerini bakışlarından sezmek: 'Doktor, Sevim Hanım'ın içinden geçenleri gözlerinden okuyarak söze karıştığında pişman oldu.' -M. Ş. Esendal.

109 görüntülenme

iki karpuzu bir koltuğa sığdırmak

aynı anda iki işi veya görevi yapmak.

109 görüntülenme

şato gibi

büyük, görkemli (yapı).

109 görüntülenme

ağzı dili tutulmak

1) konuşamamak; 2) beklenmedik bir durum karşısında heyecanlanmak, hayranlık duymak: 'Kızları gördün, ağzın dilin tutuldu gayri.' -N. Cumalı.

109 görüntülenme

niyet çekmek

niyetçiden niyet adı verilen fal kâğıdı almak: 'Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar.' -S. F. Abasıyanık.

109 görüntülenme

çift koşmak

hayvanları sabana, pulluğa koşmak.

109 görüntülenme

ucuz pahalı dememek

yüksek veya düşük fiyatlı olduğuna bakmamak: 'Tavşanlarını, kekliklerini ucuz pahalı demeden ilk çıkan alıcılara sattı.' -N. Cumalı.

109 görüntülenme

dünyaya kazık çakmak (kakmak)

tkz. çok uzun ömürlü olmak, çok yaşamak.

109 görüntülenme

öküz arabası gibi

çok yavaş.

109 görüntülenme

şehadette bulunmak

tanıklık etmek.

109 görüntülenme

(birine) bok yemek düşmek

kaba birinin bir işe karışmaması, burnunu sokmaması gerekir.

109 görüntülenme

(birine) diş bilemek

kötülük yapmak için fırsat beklemek, hıncını gösterir bir durum almak: 'Temiz, aydınlık, hayran ve sinsi, alaycı, diş bileyici yüzler bir arada.' -N. F. Kısakürek.

109 görüntülenme