En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yaş akıtmak (dökmek)

ağlamak.

83 görüntülenme

mukabelede bulunmak

karşılık vermek.

83 görüntülenme

parasızlık çekmek

para yönünden sürekli sıkıntı içinde olmak: 'Ömrünün büyük bölümünde parasızlık çekmiş olan bir çeşit kumarbazdı.' -R. Erduran.

83 görüntülenme

büyük sözüme tövbe!

bir konuda çok kesin konuşulduğunda tersi bir durumun başa gelmemesi dileğini belirten bir söz: 'Büyük sözüme tövbe, hatır ve hayalime bile getiremem.' -S. M. Alus.

83 görüntülenme

güvensizlik duymak

güvenmemek: 'Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere.' -N. Cumalı.

83 görüntülenme

elinden bir kaza (sakatlık) çıkmak

istemeyerek birini yaralamak veya öldürmek: 'Belki elinden bir kaza çıkar diye evine girmeye cesaret edemezdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

83 görüntülenme

gönlünde kalmak

çok istediği hâlde ulaşamamak, elde edememek: 'Bu soyadı çıkmasaydı, bu hatiplik onun gönlünde kalacakmış.' -M. Ş. Esendal.

83 görüntülenme

ömre bedel

bir ömre değecek kadar (iyi, güzel, değerli): 'Orada ümitler ve hayal sukutlarıyla geçen, bir ömre bedel hareketli hayatı!' -R. H. Karay.

83 görüntülenme

içi ısınmak

hoşlanmak, sevmek: 'Uzun yıllar içim ısınmadı ona.' -Y. Z. Ortaç.

83 görüntülenme

surat (suratı) bir karış

öfkeli, kızgın ve somurtkan.

83 görüntülenme

kına gibi

çok ince (toz durumundaki şey): 'Kına gibi derler o taraflarda iyi işlenmiş topraklara.' -N. Cumalı.

83 görüntülenme

(elinden gelse, bıraksalar) bir kaşık suda boğmak

bir kimseye çok kızmak veya çok öfkelenmek: 'Muhalifler bizi bir kaşık suda boğmak istidadını gösteriyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

83 görüntülenme

dili kurusun!

'söz söyleyemez olsun!' anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

83 görüntülenme

başım gözüm üstüne

belirtilen istekleri içtenlikle yapmayı kabul etmeyi anlatan bir söz.

83 görüntülenme

(birinin) kulağının zarı patlamak

gürültü yüzünden rahatsız olmak.

83 görüntülenme

kıraat etmek

1) Kur'an'ı belli kural ve işaretlere göre okumak; 2) okumak: 'Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur.' -Y. K. Beyatlı.

83 görüntülenme

besiye çekmek

hayvanı semirtmek için beslemek.

83 görüntülenme

gözden geçirmek

1) okumak: 'O günkü gazeteleri gözden geçirdi.' -F. R. Atay. 2) niteliğini anlamak için bir şeyin her yanına bakmak, incelemek, muayene etmek: 'Akşam hazırlanmış sofrayı gözden geçirmek için odasından çıktı.' -A. Kutlu. 3) araç, motor vb.nin çalışıp çalışmadığını incelemek, denemek, denetlemek.

83 görüntülenme

aday göstermek

bir iş veya bir görev için birini aday olarak belirlemek, namzet göstermek: 'Siyasi parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.' -Anayasa.

83 görüntülenme

burnu (bile) kanamamak

1) zarar görmemek, yarasız beresiz olmak; 2) tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak: 'Burunları bile kanamadan ganimete kavuşacaklardı.' -F. F. Tülbentçi.

83 görüntülenme

istikamet vermek

yön vermek, yöneltmek: 'Son otuz senede tarihe nasıl bir istikamet verdiğimizi görüyorum.' -Y. K. Beyatlı.

83 görüntülenme

rüya gibi

olağanüstü, harika, çok güzel: Yolculuğumuz rüya gibi geçti.

83 görüntülenme

apoletleri sökülmek

bir suç sebebiyle rütbesi indirilmek veya askerlikten atılmak.

83 görüntülenme

problem etmek

dert etmek.

83 görüntülenme

ferahlık vermek

iç açmak, rahatlık hissettirmek: 'Yeni boyanıp temizlenmiş bir ev gibi havası ferahlık veriyordu.' -R. H. Karay.

83 görüntülenme

parmak bozmak

çocuklar arasında arkadaşlığı sona erdirmek, küsmek.

83 görüntülenme

âdembabaya dönmek

malını mülkünü kaybetmek.

83 görüntülenme

aptal yerine koymak

1) hiçbir şeyden anlamaz, bilmez sanmak: 'Bu kadını zaman zaman aptal yerine koymam, büyük aptallık galiba.' -R. Erduran. 2) birine, aptal gözüyle bakmak.

83 görüntülenme

ayak sürümek

1) verilen bir işi ağırdan almak; 2) gönderilen yere isteği ile gitmemek.

83 görüntülenme

kip gelmek

hlk. tıpatıp, uygun gelmek.

83 görüntülenme