Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

(birinin) kanını yerde koymak

birini öldüreni ölümle cezalandırmamak: 'Oğlum Halil'in kanını yerde koyarsanız bu dünyada da öteki dünyada da ak sütüm size haram olsun.' -Y. Kemal.

103

(birinin) kanlısı olmak

birinin katili olmak: 'Ananın kanlısı olmak, ölünceye kadar ateşten gömlek giymektir.' -Y. Kemal.

110

(birinin) kapısını aşındırmak

yanına çok sık gitmek: 'Sabahtan akşama kadar belki kapısını aşındıranlar elli altmışı bulur.' -E. İ. Benice.

46

(birinin) kapısını çalmak

birine başvurmak: 'İskele memurluğu isteyen işçiler hep benim kapımı çalıyorlar.' -M. Ş. Esendal.

109

(birinin) kârı olmamak

yapabileceği iş olmamak: 'Yaralı yaban domuzu gibi kaçan canavara yetişmek lalanın kârı değildi.' -R. N. Güntekin.

39

(birinin) karışanı görüşeni olmamak

işine kimse karışmamak, özgür olmak.

114

(birinin) karşısına geçmek

1) karşı düşünceye katılmak; 2) karşı partiye, gruba gitmek.

96

(birinin) kaydını silmek

kayıttan düşmek.

114

(birinin) kazanı kapalı kaynamak

içyüzü bilinmemek.

108

(birinin) keli görünmek

tkz. kusuru ortaya çıkmak.

38

(birinin) keli kızmak

öfkelenmek.

103

(birinin) kellesini uçurmak

kafasını keserek koparmak.

47

(birinin) kellesini vurdurmak

öldürtmek: 'Atı kimin evinde, kimin elinde bulursa onun kellesini vurduracakmış.' -Y. Kemal.

111

(birinin) kemikleri sayılmak

çok zayıflamak.

46

(birinin) kemiklerini kırmak

birini çok dövmek, aşırı dayak atmak: 'Kim ona yan bakarsa kemiklerini kırar, anasını ağlatırım.' -H. E. Adıvar.

124

(birinin) kestiği tırnak olamamak

bir kimse, söz konusu olan kimseden değerce çok aşağı olmak.

113

(birinin) keyfini kaçırmak (bozmak)

üzmek: 'Ne istedin adamdan, dedi. Keyfini kaçırdın oruçlu oruçlu.' -H. Taner.

114

(birinin) keyfini yapmak

her türlü istek ve dileği yerine getirmek: 'Ben dünyaya sanki herkesin keyfini yapmak, herkesin menfaatine hizmet etmek için gelmiştim.' -H. C. Yalçın.

110

(birinin) keyfinin kâhyası olmamak

birine alışkanlıklarına, davranışlarına, düzenine karışmaya hakkı olmamak: 'Eloğlunun keyfinin kâhyası değiliz.' -N. Hikmet.

103

(birinin) kılığına girmek

onun gibi giyinmek.

45

(birinin) kılına dokunmamak

bir kimseye dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bile bulunmamak.

111

(birinin) kızı kısrağı

birinin ailesindeki kızlar ve kadınlar.

103

(birinin) kirli çamaşırlarını ortaya dökmek

birinin ayıp, kusur veya suçlarını açıklamak, söylemek.

120

(birinin) koluna girmek

kolunu birinin koltuğu altından geçirmek: 'Koluna iki polis girmişti.' -R. N. Güntekin.

112

(birinin) kolunda altın bileziği olmak

kazanç sağlayan bir mesleği, zanaatı olmak.

137

(birinin) konuğu olmak

birine konuk olarak gidip kalmak: 'Onun köyüne gittim, onun konuğu oldum orada on beş gün.' -Y. Kemal.

99

(birinin) koynuna girmek

biriyle yatıp sevişmek.

117

(birinin) kucağına oturmak

1) dizlerinin üstüne oturmak; 2) argo yaltaklanmak; 3) argo birinin amaçlarına alet olmak.

118

(birinin) kulağını bükmek

bir sorun karşısında dikkatli davranması için uyarıda bulunmak.

58

(birinin) kulağını çekmek

1) ceza olarak kulağını tutup bükerek çekmek; 2) uyarmak için hafif bir ceza vermek.

48