Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

aklı yatmak

anlamaya başlamak, olacağına inanmak: 'Söylediklerimin doğru olabileceğine aklı yatmaya başladı.' -A. Ümit.

44

aklı zıvanadan çıkmak

delirmek, aklını oynatmak.

105

aklıma gelen başıma geldi

'olmasından korktuğum şey oldu' anlamında kullanılan bir söz.

112

aklın süzgecinden geçirmek

etraflıca düşünmek, çok iyi muhakeme etmek: 'Aklın olmadıktan sonra istediğin denli deneylerden geç. O deneyleri aklın süzgecinden geçirmedikten sonra.' -M. İzgü.

109

aklına düşmek

1) hatırlamak: 'Kırmızı gül goncasına kavuştu / Sılada sevdiğim aklıma düştü' -Halk türküsü. 2) kafasında bir düşünce doğmak.

106

aklına esmek

daha önce düşünmemiş olduğu şeyi birden yapmaya karar vermek: 'O da, aklına ne eserse işleyen biri.' -N. F. Kısakürek.

105

aklına gelmek

1) hatırlamak, anımsamak: 'Kız kaybolduktan sonra aklına geldi babası olduğu.' -A. Ümit. 2) bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak: 'Bu düşünce aklına gelince delikanlı hemen söze başladı.' -N. Hikmet.

116

aklına getirmek

1) hatırlatmak; 2) olabileceğini düşünmek: 'Ve birdenbire o kendini, şimdiye kadar gelmediği, böyle olacağını aklına bile getirmediği bir yerde buldu.' -N. Hikmet.

111

aklına sığdırmak

bir şeyin olabileceğine inanmak, aklı almak.

99

aklına sığmamak

1) anlayamamak, kavrayamamak; 2) olabileceğine inanmamak.

45

aklına takmak

sürekli olarak bir şeyi düşünmek, bir düşünceye saplanıp kalmak: 'Tartışma, grevin nereden çıktığını aklına takanlar yüzünden büyüyüp genişledi.' -N. Uygur.

112

aklına turp sıkayım

tkz. aklına şaşayım: 'Bu soğukta vapurun burasında oturmayı akıl edenin aklına turp sıkayım.' -S. F. Abasıyanık.

49

aklına uymak

başka birinin düşüncesine göre iş yapmak, davranmak: 'Zaten bizim Hacer'in aklına uydum da geldim.' -N. Hikmet.

102

aklına yatmak

doğru olduğunu kabul etmek: 'Söyledikleri aklıma yattı, eli ayağı düzgün, iyi bir Türk kızı bulup evlenebilir, geç de olsa çoluk çocuğa karışabilirdim.' -A. Ümit.

104

aklına yelken etmek

düşüncesizce davranmak veya aklına geleni hemen yapmak.

104

aklında kalmak

1) hatırlamak: 'Aklımda kaldığına göre, Raşit çocukla aramızda ancak iki üç aylık bir fark var.' -R. N. Güntekin. 2) unutamamak.

103

aklından çıkarmamak

sürekli hatırlamak, unutmamak: 'Ben senin yengenim, amcanın karısıyım, bunu sakın aklından çıkarma!' -P. Safa.

116

aklından geçirmek

bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak: 'Aklından geçirdiği gerçekmiş gibi telaşlanmıştı.' -N. Cumalı.

97

aklından geçmek

düşünmek.

104

aklından zoru olmak

akla sığmayacak işler yapmak.

53

aklını (bir şeyle) bozmak

bir şey üzerine çok düşerek hep onunla uğraşıp durmak.

46

aklını başına almak (toplamak, devşirmek)

akılsızca davranışlarda bulunmaktan kendini kurtarmak: 'Burası Ankara değil, aklını başına al, uslu otur.' -R. H. Karay.

43

aklını başka yere vermek

konuşulan konudan başka bir şey düşünür olmak.

110

aklını devşirmek

aklı başına gelmek.

41

aklını kaçırmak

1) delirmek: 'Cesareti de adamakıllı kırılmış, aklını kaçıran babasının hâli onu perişan etmişti.' -İ. O. Anar. 2) gereksiz, yersiz iş yapmak.

124

aklını kullanmak

iyice düşünüp taşınarak hareket etmek: 'Hayatta güçlü olacaksın, parasız kalmayacaksın, aklını kullanacaksın.' -Ü. Dökmen.

115

aklını oynatmak

çıldırmak: 'Allah Allah, bu adam gittikçe aklını oynatıyor.' -Y. Kemal.

42

aklını peynir ekmekle yemek

alay akılsızca ve düşüncesizce davranışta bulunmak.

106