Deyimler

Toplam 11,193 deyim bulundu. Alfabetik sıraya göre listeleniyor.

aklını şaşırmak

yerinde olmayan bir iş yapmak, yersiz düşünmek: 'Bu kadar genç bir kızla evlenmek için Şakir amca aklını şaşırdı herhâlde.' -P. Safa.

99

aklını takmak

aklına takmak.

106

aklını yormak

hatırlamaya çalışmak, zihnini zorlamak: 'Aklını yorma, bulamazsın.' -R. N. Güntekin.

46

aklının ayarını bozmak

doğru düşünemez, davranamaz duruma gelmek.

116

aklının bir köşesine yazmak

ileride hatırlamak üzere belleğine almak.

42

aklının köşesinden geçmemek

hiçbir zaman düşünmemek: 'Rahmetliyi suçlamak aklımın köşesinden geçmez.' -H. Taner.

107

aklının terazisi bozulmak

akıllıca olmayan davranışlarda bulunacak bir duruma düşmek.

101

aklının ucundan bile geçirmemek

hiçbir biçimde düşünmemek.

44

aklınla bin yaşa

herhangi bir sorun karşısında hemen çözüm üreten kişiye bu özelliğinin beğenildiğini belirtmek için kullanılan bir söz.

109

akraba çıkmak

konuştuktan sonra akraba olduklarını anlamak.

107

akrep gibi

her fırsatta sözleriyle başkalarını inciten veya onlara kötülük eden.

106

aksi gibi

istenmediği hâlde, aksilik olarak: 'Oysa ki askerdeyken aksi gibi, bir kere bile hastalanmamıştı.' -N. Hikmet.

100

aksi şeytan

işler yolunda gitmediği zaman 'ne kadar ilgisiz, münasebetsiz' anlamında kullanılan bir söz.

104

aksiliği tutmak

güçlük çıkarmak, inadında direnmek.

108

aksiliği üstünde (olmak)

olumsuz davranış içerisinde (olmak): 'Hacı Ömer'in bütün aksiliği üstündeydi.' -R. N. Güntekin.

107

akşam ahıra sabah çayıra

hayatta yiyip içip yatmaktan başka kaygısı olmayanlar için söylenen bir söz.

99

akşama kalmak

iş gecikmek, bitmemek.

108

akşamdan kalmış (kalma)

geceki sarhoşluğun mahmurluğunu taşıyan.

44

akşamdan kavur, sabaha savur

1) kazandığını günü gününe harcayan tutumsuz kimselerin durumunu anlatmak için kullanılan bir söz; 2) söylediği sözü tutmayan kişiler için kullanılan bir söz.

98

akşamdan sonra merhaba

iş işten geçtikten, olan olduktan sonra gösterilen ilginin yararlı olmayacağını belirten bir söz.

43

akşamı akşam etmek

akşamın olmasını sabırsızlıkla beklemek.

114

akşamı bulmak (etmek)

akşamlamak, günü bitirmek: 'Halk baharları ve yazları, dolmalarla, helvalarla gidip akşamı eder, şen şatır dönerlermiş.' -S. M. Alus.

101

akşamı zor etmek

bir türlü akşam olmamak.

94

aküsü bitmek

1) taşıtlarda depolanan enerji bitmek; 2) mec. bitkin düşmek, çok yorulmak: 'Ok gibi taa Viyanalara kadar gelmişsiniz ama şimdi akünüz bitmiş, yürümeye korkuyorsunuz.' -F. Baykurt. 3) mec. iyice yaşlanmak, elden ayaktan düşmek.

100

al (alın) ...

işte: 'Uykuysa, uyumak bir marifetse al uykuyu diyerek akşama kadar uyudum.' -T. Buğra.

100

al aşağı vur yukarı

çekişe çekişe pazarlık yapılırken söylenen bir söz.

91

al benden de o kadar

tkz. 'ben de aynı düşüncedeyim, aynı durumdayım' anlamında kullanılan bir söz.

45

al birini, vur ötekine (birine)

hiçbiri işe yaramaz, hepsi bir ayarda.

114

al giymedim ki alınayım

'bu işle hiçbir ilgim olmadığı için söylenen sözleri kendi üzerime almadım' anlamında kullanılan bir söz.

105

al gülüm ver gülüm

1) çıkar ilişkilerinde bazı sıkıntıları karşılıklı olarak görmezden gelme; 2) bir kimseye yapılan hizmetin hemen karşılığını bekleme durumu: 'Yooo, dedi, al gülüm ver gülüm. On para için ben senin canını alırım, on para için sen benim canımı al.' -R. N. Güntekin.

112