En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(bir yerin) içinden olmak

bir yerin merkezinde yaşamak veya orada doğmuş bulunmak.

82 görüntülenme

gözünü sevdiğim

okşamalık olarak kullanılan bir söz.

82 görüntülenme

cehenneme çevirmek

yaşanılmaz bir duruma getirmek: 'Kafamın çatlaklığı yüzünden bir anda orasını zindana, cehenneme çevirdim.' -R. H. Karay.

82 görüntülenme

gözünün önünden gitmemek

bir türlü unutamamak.

82 görüntülenme

yüzünü duvara yapıştırmak

ilgiyi kesmek: 'Artık anlaşabileceğimizi sanmıyorum, diyerek herifin yüzünü duvara yapıştırıyor Mustafa.' -A. Ümit.

82 görüntülenme

önünü kesmek

1) yolunu kesmek; 2) akarsuyun akmasına engel olmak.

82 görüntülenme

(bir şey) aleyhe dönmek

destek vermekten vazgeçip karşı duruma geçmek: 'Şimdi iş tamamıyla aleyhimize döndü.' -A. Rasim.

82 görüntülenme

öfkesi kabarmak

çok kızmak, sakinleşmişken yeniden öfkelenmek, tekrar sinirlenmek.

82 görüntülenme

gözünde büyütmek

bir kimseyi, olayı veya şeyi abartmak: 'Bir zamanlar gözünde büyüttüğü adama bir nevi minnet borcu edası olmalıydı bu.' -O. Aysu.

82 görüntülenme

çıyan gibi

hain bakışlı (kimse).

82 görüntülenme

canı burnuna (burnundan) gelmek

bir şey yaparken çok zorluk çekmek.

82 görüntülenme

(bir şey) az gelmek

yetmemek.

82 görüntülenme

birbirinin ağzına girmek

birbirine çok düşkün olmak.

82 görüntülenme

(birinin) ağzının içine bakmak

1) ne söyleyeceğini beklemek; 2) onun sözüne göre davranmak.

82 görüntülenme

eşkıya gibi

yüzü, bakışları ve kılığı korkunç olan.

82 görüntülenme

ham hum şorolop

düzenle veya el çabukluğu ile yapılan, kimsenin akıl erdiremediği iş.

82 görüntülenme

kocaya gitmek

evlenmek: 'Harfleri okuyup yazamadan on üçümde kocaya gidecektim.' -A. Kulin.

82 görüntülenme

gözünü ... hırsı bürümek

bir şeyi aşırı ölçüde istemek: 'İnsanın gözünü hırs, para hırsı bürümeye görsün!' -S. F. Abasıyanık.

82 görüntülenme

heykelini dikmek

türlü alanlarda üstün başarı gösteren kimselere değerbilirlik göstermek.

82 görüntülenme

ağzı dolu dolu konuşmak

heyecanlı söz söylemek: 'Birkaç kişiyle, garip bir lisanla ağzı dolu dolu konuşmaya başladı.' -S. F. Abasıyanık.

82 görüntülenme

(birinin) ağzının kokusunu çekmek

bir kimsenin çekilmez davranışlarına katlanmak.

82 görüntülenme

dünyaya gözlerini kapamak (yummak)

ölmek: 'Bir sabah söyledi son sözlerini / Yumdu dünyaya ela gözlerini' -Y. K. Beyatlı.

82 görüntülenme

laçka etmek

1) den. bir halatı koyuverip boşaltmak; 2) mec. gevşetmek, bitkin bir duruma getirmek: 'Ne oluyorum demeye vakit bulamadan her tarafını laçka eden bir kesiklik duydu.' -S. F. Abasıyanık.

82 görüntülenme

gözünün bebeği gibi sevmek

çok sevmek.

82 görüntülenme

et tutmak

et bağlamak: 'Ye de biraz et, can tut.' -R. H. Karay.

82 görüntülenme

iki rahmetten (iyilikten) biri

'çok acı çeken ağır hastalar için ya iyileşsin ya ölüp kurtulsun, böyle çekmesin' anlamında kullanılan iyi dilek sözü.

82 görüntülenme

gurbete (gurbet ele) düşmek

aile ocağından uzak bir yere gitmek.

82 görüntülenme

öküz arabası gibi

çok yavaş.

82 görüntülenme

(bir şey, birinin) ağzının kaşığı (kalıbı, lokması) olmamak

1) bir şey, bir kimsenin uğraşabileceği konulardan olmamak; 2) bir şey, bir kimsenin sözünü edemeyeceği kadar değerli olmak.

82 görüntülenme

çile çıkarmak (doldurmak)

sıkıntılı bir işin veya bir durumun sona ermesini beklemek: 'Yirmi beş senedir Beykoz'daki o tekke gibi evde çile dolduruyorum.' -R. N. Güntekin.

82 görüntülenme