En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

çaptan düşmek

çalışma gücü, verimi azalmış veya tükenmiş olmak.

80 görüntülenme

iş sarpa sarmak

iş, içinden çıkılması zor bir duruma girmek.

80 görüntülenme

kasıp kavurmak

1) baskı yaparak veya kıyıcı davranışlarla bir topluluğu ezmek, zulmetmek: 'Karaköy civarını kasıp kavuran iki serseri çocuğu enselerinden yakalayıp huzuruna getirmiştim.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) çok zarar vermek, mahvetmek: 'Derhâl asabi, ince, deli sesi çınlamaya başlar, etrafı kasıp kavurur ve kıyametleri koparırdı.' -A. Ş. Hisar. 3) çok etkilemek, hüküm sürmek: 'Dışarıda ortalığı kasıp kavuran bir ayaz vardı.' -C. Uçuk.

80 görüntülenme

sıkıntıya düşmek

darlık, yokluk içinde olmak.

80 görüntülenme

dostluk etmek

yakınlık kurmak, dost gibi candan davranmak: 'Lokanta müşterisi hanımlardan kendi kendine tanıştığı, konuştuğu, dostluk ettiği hanımlar var!' -M. Ş. Esendal.

80 görüntülenme

hacıağalık etmek

gereksiz yere, gösteriş için bol para harcamak.

80 görüntülenme

orman gibi

gür, çok (saç, kaş vb.).

80 görüntülenme

yayık yaymak

sütün ayranını ve yağını ayırmak için yayığı çalkalamak: 'Yayık yaydım kolum şişti / Kolumdan kol bağım düştü' -Halk türküsü.

80 görüntülenme

vesveseye düşmek

kuruntuya kapılmak.

80 görüntülenme

ayaklarını yerden kesmek

bir taşıta binerek yürümekten kurtulmak.

80 görüntülenme

sabahı bulmak (etmek)

sabahlamak: 'Hiç uyuyamadım. Her dakika gelip kaldıracaklar sanıyorum. Ama işte sabahı ettik.' -S. F. Abasıyanık.

80 görüntülenme

deve gibi

1) uzun boylu; 2) hantal.

80 görüntülenme

taraf gözetmek

birinden yana olmak: 'Meseleyi taraf gözetmeden aksettirmek için o yazıdan da bir parça almak isterdik.' -O. V. Kanık.

80 görüntülenme

çarka vermek (çektirmek)

kesici araçları bileği çarkı ile biletmek.

80 görüntülenme

münasip bulmak

uygun olduğunu, yerinde görüldüğünü kabul etmek: 'El işlerini, bilhassa ziraatı münasip buldu.' -N. Hikmet.

80 görüntülenme

vaveyla koparmak

çığlık atmak.

80 görüntülenme

vur dediyse öldür demedi

bir dileği yerine getirirken aşırılığa düşen için söylenen bir söz.

80 görüntülenme

bir işaretine bakmak

bir işi yapmak için hazır beklemek.

80 görüntülenme

burun kıvırmak

önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek: 'Açıkçası durmadan yakınan o kadınlara burun kıvırdım.' -A. Ağaoğlu.

80 görüntülenme

elinin tersiyle çarpmak

ayanın arkasıyla şiddetle tokat atmak.

80 görüntülenme

işbaşı yapmak

iş yerinde işe başlamak: 'Şimdiye kadar sabah postasının çoktan işbaşı yapması, otobüslerin biletçileriyle birlikte seferde olmaları gerekir.' -T. Dursun K.

80 görüntülenme

pata çakmak

argo askerce selam vermek.

80 görüntülenme

direk gibi

sağlam, iri yapılı.

80 görüntülenme

yerine gelmek

1) yapılmak, olmak: İsteğiniz yerine geldi. 2) eski duruma dönmek: Sağlığım yerine geldi.

80 görüntülenme

başından atmak

1) yapılması güç bir işi yapmaktan kendini kurtarmak: 'Madem bunları siz kendi başınızdan atmak istiyorsunuz, emanet olarak şu masaya bırakın.' -S. Birsel. 2) sürdürülmesi gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermek: 'Hilmi Efendi'yi başlarından atmak yolunu arıyorlardı.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

(birini) hırs basmak

hırslı duruma gelmek.

80 görüntülenme

kaşık atmak (çalmak)

iştahla veya çabuk yemek.

80 görüntülenme

süt gibi

çok beyaz, çok temiz: 'Hacı yenge süt gibi saçları, buruşuk yüzüyle asıl şimdi eli öpülecek bir hacı yenge olmuştu.' -R. N. Güntekin.

80 görüntülenme

arap gibi olmak

simsiyah olmak, kararmak.

80 görüntülenme

göz açtırmamak

başka bir iş yapmasına vakit veya imkân vermemek.

80 görüntülenme