En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ele avuca sığmamak

1) söz dinlememek, baskı altına alınmamak, zapt edilememek: 'İzmir'deyiz. Ele avuca sığmaz haşarı bir çocuğum.' -R. N. Güntekin. 2) şımarık davranmak: 'Hani vatandaşlarımız da güç, ele avuca sığmaz, kanmaz, doymaz insanlar olsa bari!' -F. R. Atay.

104 görüntülenme

tafra satmak

böbürlenmek, büyüklenmek, büyüklük taslamak.

104 görüntülenme

deliye dönmek

1) çok sevinmek: 'Haber aldığı gün âdeta deliye dönmüş.' -H. F. Ozansoy. 2) çok üzülmek: 'En bildiği derste bile kopya çeker, çekmezse hasta olur, deliye döner.' -H. Taner. 3) çok kızmak: 'Patronun deliye döndüğünden habersizce geldi, elindeki şemsiyeye yapıştı.' -R. Ilgaz.

104 görüntülenme

yumruğuna güvenmek

isteklerini yaptırmak için yalnızca bedensel gücüne güvenmek.

104 görüntülenme

kestirip atmak

ayrıntılı düşünmeden kesin yargıya varmak: 'Tartışmayı kestirip atmak bana hiçbir zaman kolay görünmemiştir.' -M. C. Anday.

104 görüntülenme

elekten geçirmek

1) elemek; 2) ayıklamak; 3) araştırma sonunda doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü ayırmak.

104 görüntülenme

ışıl ışıl yanmak

parlamak: 'Gözleri ışıl ışıl yanan bir kara kedi gibi pusudaydı.' -K. Korcan.

104 görüntülenme

misal göstermek

örnek vermek: 'Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum.' -R. N. Güntekin.

104 görüntülenme

teslimiyet göstermek

birinin isteğini olduğu gibi kabul etmek.

104 görüntülenme

kafasına girmemek

anlayamamak, kavrayamamak.

104 görüntülenme

mis gibi

1) çok güzel: 'Orada çamlar mis gibi kokarak rüzgârla fısıldaşırlardı.' -Halikarnas Balıkçısı. 2) elbette: 'Ben mis gibi tornacıyım, sanatımı bırakamam.' -S. F. Abasıyanık.

104 görüntülenme

kafasına göre

istediği gibi: 'Otopark görevlileri, arabayı kendi kafalarına göre bir yere çekerlerdi.' -A. Ümit.

104 görüntülenme

yumurtayı çalkamak

hayvan, üstüne oturduğu yumurtayı çevirmek.

104 görüntülenme

ziyaret etmek

1) birini görmeye gitmek: 'Sporcular da birbirlerini sık sık ziyaret etsinler.' -N. Hikmet. 2) bir yeri görmeye gitmek.

104 görüntülenme

boyun bükmek

boynunu bükmek.

104 görüntülenme

icabına bakmak

1) gereğini yerine getirmek; 2) mec. bir kimseyi yok etmek, ortadan kaldırmak.

104 görüntülenme

yurt edinmek (tutmak)

bir yeri kendisine, ailesine yurt olarak kabul etmek, vatan tutmak.

104 görüntülenme

boyunduruğa atmak (almak)

güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolamak.

104 görüntülenme

su gibi aziz ol!

su getirenlere iyi dilek olarak söylenen bir söz.

104 görüntülenme

ez de suyunu iç

değersiz, yararsız şeyler için kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

tezvir çıkarmak

birisi hakkında kovculuk etmek.

104 görüntülenme

yargıya gitmek

bir anlaşmazlığı gidermek amacıyla mahkemeye başvurmak.

104 görüntülenme

eli dar (darda) olmak

para sıkıntısı içinde olmak.

104 görüntülenme

boza gibi

koyu ve bulanık (sıvılar).

104 görüntülenme

rızkını çıkarmak

günlük yiyecek parasını çıkarmak.

104 görüntülenme

icraya vermek

alacağın borçludan alınabilmesi için icraya başvurmak.

104 görüntülenme

kafasından çıkarmak (atmak)

bir şeyi unutmak veya ondan vazgeçmek: 'Bir rüyadan böyle abuk sabuk sonuçlar çıkardığım için kendimi suçlayarak bu tuhaf düşünceleri attım kafamdan.' -A. Ümit.

104 görüntülenme

üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi

1) tembel, uyuşuk, cansız, miskin; 2) çok derin bir biçimde.

104 görüntülenme

kafasından geçirmek

belli belirsiz düşünmek.

104 görüntülenme

darbe almak

kötü bir duruma düşmek.

104 görüntülenme