En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

cep yakmak

çok pahalı olmak.

79 görüntülenme

pahalıya gelmek

fiyatı çok yüksek olmak: 'Bizim için kara kumaş pahalıya geliyor olacak, ortaya daha çok ot sap tıkıştırılıyor.' -A. Ağaoğlu.

79 görüntülenme

abdesti kaçmak

abdesti bozulmak.

79 görüntülenme

baskıda kalmak

yağmur yağdıktan sonra toprağın üst kısmı sertleşerek tohumlar fidelenip toprak üstüne çıkamamak.

79 görüntülenme

ne dedim de

yapılan bir şeyden duyulan pişmanlığı belirten bir söz: Ah be ne dedim de okumadım.

79 görüntülenme

baskın vermek

ani ve habersiz girmek, saldırıda bulunmak: 'İbiş'in odasına cennet kuşları baskın vermişti.' -T. Buğra.

79 görüntülenme

infial uyandırmak

kızgınlığa yol açmak, öfke yaratmak.

79 görüntülenme

pala çalmak (sallamak)

uğraşmak, didinmek, çabalamak: 'Üstelik gazetecilikte de yıllarca pala çaldı.' -M. Ş. Esendal.

79 görüntülenme

tepkide bulunmak

tepki göstermek.

79 görüntülenme

randevu vermek

belli bir saatte, belli bir yerde biriyle buluşmak için söz vermek: 'Az sonra birbirimize randevu vermişiz gibi ben de gelirim.' -R. H. Karay.

79 görüntülenme

ne demeye

1) ne diye, nasıl bir düşünceyle, hangi maksatla, niçin? 'Hadi müşteriyi iplediğin yok, patrona ne demeye boş verirsin!' -R. Ilgaz. 2) hangi anlama?

79 görüntülenme

hükûmet sürmek

ülke yönetiminin başında bulunmak.

79 görüntülenme

tacizlik etmek

hlk. tedirgin etmek, can sıkmak.

79 görüntülenme

ümit bırakmak

umut bırakmak: 'Cemil'in bu sözleri kalplerde hiç olmazsa yarın için biraz ümit bırakıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

79 görüntülenme

yüzü kireç kesilmek

yüzünde renk kalmamak: 'Bizim bacınınsa yüzü kireç kesildi.' -Halikarnas Balıkçısı.

79 görüntülenme

inisiyatifini kullanmak

gerekli kararları öncelikle almak.

79 görüntülenme

hüzne kapılmak

hüzünlenmek.

79 görüntülenme

inkıraz bulmak

batmak, çökmek, dağılmak, yok olmak, son bulmak.

79 görüntülenme

kendini tutmak

1) kendine hâkim olmak: 'Benim zevcemi görseniz dünyanın en güzel kadını olduğunu tasdik edeceksiniz diye haykırmak ister, zorla kendimi tutardım.' -Ö. Seyfettin. 2) dayanmak, sabretmek.

79 görüntülenme

bildik çıkmak

birbirlerini eskiden bildiklerini veya ailece tanıştıklarını anlamak: 'Hâlbuki ayrılık acısına ve ayrılık seslerine, bildik çıkmaklığım gerekti.' -R. H. Karay.

79 görüntülenme

söze yatmak

söz dinlemek.

79 görüntülenme

inkıraza uğramak

batmak, dağılmak, çökmek, yok olmak.

79 görüntülenme

kafası bozulmak

öfkelenmek, kızmak.

79 görüntülenme

midesi ezilmek (kazınmak)

açlık duymak.

79 görüntülenme

gün ağarmak

tan yeri aydınlanmak: 'Kalın perdenin ardında gün ağarmıştı.' -Y. Atılgan.

79 görüntülenme

tereyağı gibi

çok yumuşak (elma, armut).

79 görüntülenme

bilgi tazelemek

önceden sahip olduğu bilgiyi yenilemek, güncelleştirmek: Matematikle ilgili bilgilerimi tazeledim.

79 görüntülenme

ceza vermek

1) cezalandırmak; 2) para cezası ödemek.

79 görüntülenme

ırzını bozmak

ırzına geçmek.

79 görüntülenme

ters anlamak

yanlış yorumlamak, doğru anlam vermemek: 'Hegel'in bu sözünü ters anlamamak gerek.' -N. Hikmet.

79 görüntülenme