En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bilgi tazelemek

önceden sahip olduğu bilgiyi yenilemek, güncelleştirmek: Matematikle ilgili bilgilerimi tazeledim.

79 görüntülenme

ceza vermek

1) cezalandırmak; 2) para cezası ödemek.

79 görüntülenme

ırzını bozmak

ırzına geçmek.

79 görüntülenme

ters anlamak

yanlış yorumlamak, doğru anlam vermemek: 'Hegel'in bu sözünü ters anlamamak gerek.' -N. Hikmet.

79 görüntülenme

üste vurmak

fiyatı artırmak eklemek, katmak.

79 görüntülenme

kuzu gibi

çok uysal.

79 görüntülenme

durgunluk çökmek

sessiz, sakin duruma girmek: 'Posta kâtibi eskiden çok sert bir adamdı. Fakat gitgide ona garip bir durgunluk çökmüştü.' -R. N. Güntekin.

79 görüntülenme

köşebaşını tutmak

etkili olabilecek en önemli makamda bulunmak veya o yeri ele geçirmek: 'Amatör diplomatlar, küme küme köşebaşlarını tutmuş ve bozgunculuk propagandasına girmişti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

79 görüntülenme

dizlerinin bağı çözülmek

korkudan ayakta duramayacak duruma gelmek: 'Mengene gibi bir el, cerrahın yakasına yapışınca zavallının dizlerinin bağı çözülecek gibi oldu.' -İ. O. Anar.

79 görüntülenme

o tarakta bezi olmamak

o şeyle ilişiği bulunmamak.

79 görüntülenme

üstün bulmak (görmek)

bir şeyi veya kimseyi başkasından daha değerli bulmak veya görmek.

79 görüntülenme

günah çıkarmak

1) Hristiyanlar, Tanrı'nın bağışlaması için papaza gidip işlediği günahları anlatmak; 2) mec. kötü davranışlarını, suçlarını açıklamak, anlatmak: 'Sözlerinin ardında sitem vardı ama daha çok günah çıkarıyordu.' -A. Kutlu.

79 görüntülenme

zil takıp oynamak

çok sevindiğini belli etmek: 'Birini buldu, ne güzel oldu diye zil takıp oynayacak mıydım?' -A. Ümit.

79 görüntülenme

cıva gibi

yerinde durmaz, ele avuca sığmaz, çok hareketli.

79 görüntülenme

kötü yola düşmek

kötü kadın olmak.

79 görüntülenme

selamete çıkmak

esenliğe kavuşmak, kurtulmak.

79 görüntülenme

Yaradan'a kurban (olayım)

hlk. bir şeye hayran kalındığında söylenen bir söz: 'Maşallah' şu güzelliğe bak Ruhsar, Yaradan'a kurban olayım.' -A. İlhan.

79 görüntülenme

tafsilat vermek

bir kimse, bir şey veya durumun özelliklerini, inceliklerini, ayrıntılarıyla anlatmak, uzun uzadıya anlatmak: 'Size bugün uzun uzadıya tafsilatını verecek değilim.' -R. H. Karay.

79 görüntülenme

tetiğe basmak (dokunmak)

ateş etmek: 'Tüfeği geze aldım, ses toprağa yakın geliyordu. Porsuktur sandım, tetiğe dokundum.' -M. Ş. Esendal. 'Şimdi tetiğe bassam hiç doğmamışa dönersin.' -Ç. Altan.

79 görüntülenme

inşallahla maşallahla

'çaba harcamadan' anlamında kullanılan bir söz.

79 görüntülenme

tepkimeye girmek

kim. bir cisim etkisi altında kaldığı bir şeye karşı tepki vermek.

79 görüntülenme

taharet almak

temizlenmek.

79 görüntülenme

misal göstermek

örnek vermek: 'Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum.' -R. N. Güntekin.

79 görüntülenme

ipe sapa gelmemek

akla yakın olmamak veya birbirini tutmamak: 'Söyledikleri zaten ipe sapa gelmez şeyler.' -A. İlhan.

79 görüntülenme

işi ne?

ne işi var?

79 görüntülenme

teslimiyet göstermek

birinin isteğini olduğu gibi kabul etmek.

79 görüntülenme

tezada düşmek

bir sözü öbürünü tutmamak.

79 görüntülenme

mis gibi

1) çok güzel: 'Orada çamlar mis gibi kokarak rüzgârla fısıldaşırlardı.' -Halikarnas Balıkçısı. 2) elbette: 'Ben mis gibi tornacıyım, sanatımı bırakamam.' -S. F. Abasıyanık.

79 görüntülenme

faydası dokunmak

yararı dokunmak: 'Şimdiye kadar bana iki paralık faydan dokundu mu ki her gün alacaklı gibi gırtlağıma sarılıyorsun!' -R. N. Güntekin.

79 görüntülenme

ziyaret etmek

1) birini görmeye gitmek: 'Sporcular da birbirlerini sık sık ziyaret etsinler.' -N. Hikmet. 2) bir yeri görmeye gitmek.

79 görüntülenme