En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

aslan gibi

1) boylu boslu, güçlü ve yakışıklı; 2) sağlığı yerinde.

105 görüntülenme

bahtına küsmek

talihsizliğinden yakınmak.

105 görüntülenme

ağzına yüzüne bulaştırmak

bir işi kötü yapmak, becerememek: 'Yapılacak şey ehemmiyetsizce bir pansuman ama ağızlarına yüzlerine bulaştırmalarından korkuyorum.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

yıldırımla vurulmuşa dönmek

yıldırım çarpmışa dönmek.

105 görüntülenme

Allah'ın binasını yıkmak

kendini veya başkasını öldürmek.

105 görüntülenme

efendi gibi yaşamak

sıkıntısız, varlık içinde yaşamak.

105 görüntülenme

Allah'ın hikmeti

beklenmeyen, sebebi anlaşılmayan veya şaşılan şeyler için kullanılan bir söz: Allah’ın hikmeti, kayanın içinde kocaman bir ağaç bitmiş.

105 görüntülenme

(bir şeyde) gönlü olmak

sevip istemek.

105 görüntülenme

sırtı yere gelmek

yenilmek, alt olmak: 'Anladım ki hayat savaşının birinci büyük dönümünde Ayşe'nin sırtı yere gelmişti.' -H. E. Adıvar.

105 görüntülenme

mesnetsiz atmak

dayanağı olmadan konuşmak.

105 görüntülenme

ağzını burnunu dağıtmak (kırmak, parçalamak)

aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

105 görüntülenme

(birine) beddua sinmek

ilencin tutması yüzünden birinin işi sürekli ters gitmek.

105 görüntülenme

alt çenesi oynamak

rüşvet alıp yemek.

105 görüntülenme

beyni sıçramak

aklı başından gitmek: 'Akşam eve gelip de heykelin başını boyun yerinden çatlamış ve güzelim mermer başlığı tuzla buz olmuş görünce beynim sıçradı.' -H. Taner.

105 görüntülenme

boku çıkmak

kaba bir iş veya durum tatsızlaşmak.

105 görüntülenme

beyninde şimşekler çakmak

1) çok üzülmek, sarsılmak; 2) zihninde birden bir düşünce doğmak.

105 görüntülenme

bomba gibi

1) iyi, sağlam, göz alıcı, gösterişli; 2) iyi hazırlanmış, çok çalışmış (öğrenci).

105 görüntülenme

daha neler!

'hiç öyle şey olur mu?' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

(el, ayak, parmak) çivi gibi olmak

çok üşümek, donmak.

105 görüntülenme

altın çağını yaşamak

en başarılı, en verimli döneminde bulunmak.

105 görüntülenme

çift görmek

sarhoş olmak.

105 görüntülenme

barış görüş olmak

hlk. her türlü dargınlığı unutarak barışmak.

105 görüntülenme

(birinin) ekmeğiyle oynamak

geçim kaynağını tehlikeye düşürmek.

105 görüntülenme

barut fıçısı gibi

1) çok kızgın, sinirli (kimse): 'Sadi Nahit'i delice kıskanıyordu, içi bir barut fıçısı gibi hasetle doluydu.' -T. Buğra. 2) kavgaya yol açacak (durum).

105 görüntülenme

(birine) dünyayı zindan (zehir) etmek (dünyayı başına dar etmek)

bir kimseyi çok sıkıntılı bir duruma sokmak: 'En güzel zamanında hiç olmayacak bir şey çıkarır, dünyayı kendine zehir edersin.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

faça etmek

serenleri başa veya geriye doğru çevirerek yelkenleri sarmak.

105 görüntülenme

çileye girmek

dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zorlu ve perhizli döneme girmek.

104 görüntülenme

basamak yapmak

bir kişiyi, bir durumu bulunduğu konumdan daha yükseğine erişmek için araç olarak kullanmak.

104 görüntülenme

bıyığı (bıyıkları) terlemek

bıyığı yeni yeni çıkmaya başlamak: 'Çocukları ve bıyıkları terlemeye yüz tutmuşları selamlıktan çağırdılar.' -R. H. Karay.

104 görüntülenme

değer vermek

değerli saymak, önem vermek.

104 görüntülenme