En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

faydası dokunmak

yararı dokunmak: 'Şimdiye kadar bana iki paralık faydan dokundu mu ki her gün alacaklı gibi gırtlağıma sarılıyorsun!' -R. N. Güntekin.

79 görüntülenme

ziyaret etmek

1) birini görmeye gitmek: 'Sporcular da birbirlerini sık sık ziyaret etsinler.' -N. Hikmet. 2) bir yeri görmeye gitmek.

79 görüntülenme

dengine getirmek

punduna getirmek.

79 görüntülenme

cihanı tutmak

her tarafa yayılmak, dünyayı tutmak.

79 görüntülenme

zom olmak

çok sarhoş olmak.

79 görüntülenme

ayağına bağ vurmak

önüne bir engel çıkarmak.

79 görüntülenme

boyunduruğa atmak (almak)

güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolamak.

79 görüntülenme

başa güreşmek

1) yağlı güreşte, en usta pehlivanlar başpehlivanlık için yarışmak; 2) mec. en üstün sonucu elde etmek veya bir işte en üst noktaya gelmek için mücadele vermek.

79 görüntülenme

serilip yatmak

rahat bir biçimde yatmak.

79 görüntülenme

boza gibi

koyu ve bulanık (sıvılar).

79 görüntülenme

morga kaldırmak

ölüleri morga götürmek.

79 görüntülenme

tıka basa yemek

mideye sıkıntı verecek kadar çok yemek.

79 görüntülenme

yuvasını bozmak

aile düzenini dağıtmak.

79 görüntülenme

kafasından çıkarmak (atmak)

bir şeyi unutmak veya ondan vazgeçmek: 'Bir rüyadan böyle abuk sabuk sonuçlar çıkardığım için kendimi suçlayarak bu tuhaf düşünceleri attım kafamdan.' -A. Ümit.

79 görüntülenme

kafasından geçirmek

belli belirsiz düşünmek.

79 görüntülenme

robot resmini çizmek (yapmak)

adli olaylarda tanığın tarifiyle şüphelinin görünümünü yansıtan resmini çizmek.

79 görüntülenme

muafiyet tanımak

kendisinden beklenilen veya istenilenlerin bütününü istememek.

79 görüntülenme

fön çekmek

aletle saçı kurutup biçim vererek taramak.

79 görüntülenme

kelle götürmek

gereksiz bir aceleyle gitmek, koşturmak, acele davranmak: 'İşi besbelli acele imiş. Bir koşturur ki sanırsın kelle götürüyor.' -R. N. Güntekin.

79 görüntülenme

tıraşı gelmek (uzamak)

saçı, sakalı tıraş edilecek duruma gelmek.

79 görüntülenme

kafasını kaşıyacak vakti olmamak

başını kaşıyacak vakti olmamak.

79 görüntülenme

kafasını kırmak

iyice dövmek, pataklamak.

79 görüntülenme

muaşakada olmak

sevişmek, birbirine âşık olmak: 'Ahmet'le Fazilet'in muaşakada oldukları ve evlenmeye hazırlandıkları anlaşıldı.' -Y. K. Beyatlı.

79 görüntülenme

sual açmak

üst bir mevki, sorumlu sayılan birine soru sormak.

79 görüntülenme

anlam çıkarmak

1) bir cümleden veya metinden yeni ve değişik bir anlam yakalamak; 2) mec. yersiz ve gereksiz bir yargıya varmak, yanlış değerlendirmek; bir söze, söyleyenin aklından geçmeyen bir anlam vermek.

79 görüntülenme

(birine) zevali olmak

zararı olmak, zararı dokunmak.

79 görüntülenme

feleğin sillesini yemek (sillesine uğramak)

büyük bir yıkıma uğramak.

79 görüntülenme

kafasını sokmak

barınabilecek bir yere yerleşmek, başını sokmak: 'Bazen yapayalnız, kafasını sokacak bir damdan mahrum, aç, avare dolaşmış.' -H. E. Adıvar.

79 görüntülenme

kulağına fısıldamak

çok alçak ve hafif bir ses tonuyla kulağına eğilip bir şeyler söylemek: 'Evet biliyorum, bunlar kulağına fısıldadılar değil mi?' -A. Ağaoğlu.

79 görüntülenme

zürafa gibi

ince, uzun boylu, uzun boyunlu (kimse).

79 görüntülenme