En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

candan ahbap, kandan şarap olmaz

kandan şarap yapılamayacağı gibi hiç kimse de tam anlamıyla içten, fedakâr dost olamaz.

24 görüntülenme

ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin

hastalıktan korunmak istiyorsak ayağımızı sıcak, başımızı serin tutmalı, olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı, geniş yürekli olmalıyız.

24 görüntülenme

el elin nesine, gülerek gider yasına

bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir.

24 görüntülenme

el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer

başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.

24 görüntülenme

el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine

başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.

24 görüntülenme

akıl (göz) var, izan (mantık, yakın) var

1) herhangi bir şey bilgiye ve mantığa dayalı olarak yapılmalıdır; 2) her şey ortadadır.

24 görüntülenme

çalma elin kapısını, çalarlar kapını

kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

24 görüntülenme

eli boşa 'ağa uyur' derler; eli doluya 'ağa buyur' derler

armağansız gelen kişiye yüz verilmez, armağanla gelen kişi ise güler yüzle ve saygı ile karşılanır.

24 görüntülenme

açın gözü ekmek teknesinde olur

kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.

24 görüntülenme

çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti

malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı.

24 görüntülenme

çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu

nazik bir işi, o işin inceliğini anlamayan bir kimseye yaptırma.

24 görüntülenme

akşamın hayrından sabahın şerri iyidir (yeğdir)

işinizi akşamüzeri veya gece yapmayın, sabaha bırakın çünkü gece iş yapmanın kötü yönleri daha çoktur.

24 görüntülenme

ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır

bir şeyin dış görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar yanılırlar.

24 görüntülenme

alakargada alacağım olsun, alamazsam gözümü oysun

borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.

24 görüntülenme

alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay

nasıl ki boyu kısa olan eşeğe binmek kolaysa öksüz çocuğa kötü davranmak da onu koruyan kimse olmadığı için kolay olur.

24 görüntülenme

alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır

bilgili kimselerin bulunmadığı yerde cahil kişi bilgiçlik taslar.

24 görüntülenme

alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır

insan kendi durumuna göre bir yaşam tarzı benimsemeli, arkadaşlarını da ona göre seçmelidir.

24 görüntülenme

balı dibinden, yağı yüzünden

değerleri derinleştikçe artan veya değerleri yüzeyde kalan insanlar vardır.

24 görüntülenme

âlemin ağzı torba değil ki büzesin

başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

24 görüntülenme

alet işler, el övünür

bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.

24 görüntülenme

ah almak

birinin ilenmesini üstüne çekmek.

24 görüntülenme

adam olacak çocuk bokundan belli olur

bir kimsenin yeni başladığı işte usta olup olamayacağı ilk davranışlarından anlaşılır.

24 görüntülenme

ah etmek

1) acı ile içini çekmek; 2) mec. ilenmek: 'Vakit vakit gözlerini kapayarak o herkesin / Ah ettiği sevda adlı günahkârı düşündün mü?' -E. B. Koryürek.

24 görüntülenme

adam olana bir söz yeter

anlayışlı olan kimse için bir şeyin bir kez söylenmesi yeterli olur.

24 görüntülenme

dağ, ovanın süt anasıdır

ticareti besleyen, üretim kaynaklarıdır.

24 görüntülenme

Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar

işi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemeli, Tanrı'nın onu daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır.

24 görüntülenme

iki çıplak bir hamama yakışır

iki yoksul kimsenin birbiriyle evlenmesi uygundur.

24 görüntülenme

Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış

geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır.

24 görüntülenme

ahı gitmek vahı kalmak

iyice zayıflamak, iş göremez duruma gelmek.

24 görüntülenme

baş kes yaş kesme

ağaç kesmek, insan öldürmek kadar büyük bir suçtur.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

nedir ki

1) şu var ki: Nedir ki onların sözü pek dinlenmez. 2) hangi nedenle? 3) önemsiz, değersiz.

90 görüntülenme

dişten tırnaktan artırmak

dişinden tırnağından artırmak: 'Sabah akşam nerde, kimin tarlasında iş varsa gittik, dişten tırnaktan artırdık, zorla üç beş kuruş sahibi olduk.' -N. Cumalı.

90 görüntülenme

kafadan atmak

bir konu üzerinde inceleme yapmadan rastgele konuşmak, uydurmak, yalan söylemek.

90 görüntülenme

fark atmak

ileri gitmek, çok üstün gelmek.

90 görüntülenme

yapma (yapma yahu)

şaşılacak durumlarda 'öyle mi, doğru mu, gerçek mi?' gibi anlamlar bildiren bir söz: Onca yolu iki saatte almışlar. -Yapma!

90 görüntülenme

dirsek çürütmek

1) okumak için yıllarca çalışmak: 'Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti.' -S. Ayverdi. 2) öğrenimde veya meslekte uzun yıllar geçirmek: 'Bu meslekte senelerce dirsek çürüttüğüne göre kendisini gayet iyi anlayabilirdi.' -O. Aysu.

90 görüntülenme

boy almak (sürmek)

boyu uzamak, boylanmak.

90 görüntülenme

defterini dürmek

1) öldürmek: 'Bir gün senin defterini dürerler bir eyyam gelir.' -Yunus Emre. 2) işine son vermek, işten çıkarmak; 3) başarısını kıskanarak yükselmesine engel olmak.

90 görüntülenme

borcunu bilmek

1) bir şey yapmayı yerine getirilmesi gereken bir iş olarak değerlendirmek; 2) borcunu zamanında öder olmak.

90 görüntülenme

akıl almamak

inanılacak gibi olmamak, akla uygun gelmemek.

90 görüntülenme

avuç içi kadar

pek küçük, dar (yer).

90 görüntülenme

ilgisini kesmek

bir kimse veya şeyle bütün bağlarını koparmak, ilişkisi kalmamak, alakayı kesmek: 'Çocuğu babasına bırakıp kendisi erkekle ilgisini keser ve familyasının yanına döner.' -F. R. Atay.

90 görüntülenme

hava kapanmak

gökyüzü bulutlarla örtülmek.

90 görüntülenme

avurtları çökmek (birbirine geçmek)

çok zayıfladığı yüzünden belli olmak: 'Hüdai, Bayram'ın avurtları çökmüş solgun yüzüne bakarak bir varsayım yapmıştı.' -A. Kulin.

90 görüntülenme

ocağı batmak

yuvası yıkılmak veya soyu tükenmek.

90 görüntülenme

sözün ardı boşa çıkmak

söz olumlu sonuca ulaşmamak: 'Her seferki gelişimde bu katakulliyi okursun fakat sözün ardı hep boşa çıkar.' -H. R. Gürpınar.

90 görüntülenme

ele almak

1) bir şey üzerinde çalışmaya başlamak: 'Sözlerini bambaşka bir anlayışla ele almış ve kendi kendine sormuştu.' -T. Buğra. 2) bir konuyu görüşmek; 3) bir konuyu incelemek, araştırmak: 'Kamu düzeniyle ilgili bu konuların yanında toplum ve aile sorunları da ele alınıyordu.' -M. And. 4) herhangi bir şeyi iş edinmek: 'Fakat dediğim gibi ben yüzsüzlüğü ele almıştım.' -R. N. Güntekin.

90 görüntülenme

tepesi üstü

başı yere gelmek üzere, tepetakla.

90 görüntülenme

(bir şeyi) gözü gibi sakınmak (saklamak veya esirgemek)

bir şeye aşırı ilgi göstermek, önemle bakıp korumak: 'Doğru, hakları vardı, koskoca sandalıyla da beraber gömemezdiler ama çok sevdiği, gözü gibi esirgediği ağlarıyla gömebilirlerdi.' -S. F. Abasıyanık.

90 görüntülenme

boş vermek

argo aldırmamak: 'Aldırmayacaksın, boş vereceksin, güleceksin.' -N. F. Kısakürek.

90 görüntülenme

günahı (günahı vebali) boynuna

'ben karışmam, sorumluluk sana veya ona düşer' anlamında kullanılan bir söz: 'Günahı boynuna, doping de yapıyormuş.' -H. Taner.

90 görüntülenme

havadan nem kapmak

en küçük bir şeyden alınmak, çok alıngan olmak: 'Burası, bir loca meydanı gibi, havadan nem kapmaya alışık bir çevreydi.' -A. N. Karacan.

90 görüntülenme

fasulye sırığı gibi

zayıf, sıska ve çok uzun boylu: 'Fasulye sırığı gibi üç buçuk akasya ile park mı olurmuş?' -T. Buğra.

90 görüntülenme

bir atımlık barutu olmak (kalmak)

bir konuda yapabileceği çok az şeyi bulunmak.

90 görüntülenme

eli ayağı titremek

korku, sinir vb. sebeplerle heyecanlanmak.

90 görüntülenme

teşvik etmek

1) isteklendirmek, özendirmek: 'Kasketi yıpranmış bir ihtiyar programı övüyor, halkı teşvik ediyordu.' -H. E. Adıvar. 2) mec. bir kimseyi kötü bir iş yapması için kandırmak, kışkırtmak.

90 görüntülenme

ok meydanında buhurdan yakmak

1) geniş bir yeri yetersiz bir şeyle ısıtmaya çalışmak; 2) önemli bir iş için yetersiz imkânlardan yararlanmaya çalışmak.

90 görüntülenme

boyun eğmek

isteyerek veya istemeyerek uymak, katlanmak: 'Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli ya öbür tarafla birleşmeli idik.' -F. R. Atay.

90 görüntülenme

kafasına vurmak

başına vurmak.

90 görüntülenme