En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kuru laf karın doyurmaz

boş sözlerle olumlu iş yapılamaz.

30 görüntülenme

bir evde iki kız, biri çuvaldız biri biz

bir evde iki kız olursa her biri bir taraftan aileyi sıkıştırıp giyim kuşam ister, çeyiz ister. Onlar istemese bile aile kendini böyle bir sorumluluk altında bilir ve bunun sıkıntısını çekerler.

29 görüntülenme

dibi görünmeyen sudan geçme

bir işe girişirken her yönünü iyice araştır.

29 görüntülenme

arsız neden arlanır, çul da giyer sallanır

arsız hiçbir şeyden utanmadığı için elbise diye çul da giyse salına salına gezer.

29 görüntülenme

yaşı at pazarında sorarlar

akıllı olmanın yaşla ilgisi yoktur, bazı küçükler büyüklerden daha akıllı olabilir.

29 görüntülenme

diken battığı yerden çıkar

zarar hangi yönden geldiyse ancak o yönden giderilir.

29 görüntülenme

arşın malı kantar ile satılmaz

bir nesne için kullanılan ölçü, niteliği ayrı olan başka bir nesne için kullanılamaz.

29 görüntülenme

Komşu komşunun külüne muhtaçtır

En küçük şeyler için bile olsa, komşular birbirlerine yardım etmeye ihtiyaç duyarlar.

29 görüntülenme

dilenci bir olsa şekerle beslenir

yardım bekleyen bir tane olsa umduğundan aşırı şeyler verilerek sevindirilir ancak bunların sayısı çok olduğundan hepsine aynı cömertlik gösterilemez.

29 görüntülenme

bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır

bir şeyi herkes ister ancak onu bir kişi elde edebilir.

29 görüntülenme

Erken kalkan yol alır

Bir işe ne kadar erken başlanırsa, o kadar çabuk ve iyi sonuç alınır.

29 görüntülenme

görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler?

iyi eğitim alanlar aldıkları eğitimin gereğini yaparlar, iyi eğitim görmeyenler bir şey yapamazlar.

29 görüntülenme

kürk ile börk ile adam olunmaz

kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.

29 görüntülenme

aslan postunda, gönül dostunda

canlı, cansız her şeyin bir yakışığı vardır, insan onları bu durumda görmek ister.

29 görüntülenme

kış kışlığını, kuş kuşluğunu gösterir

her olay, her varlık özelliğini belli eder.

29 görüntülenme

kadı anlatışa göre fetva verir

haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir.

29 görüntülenme

dilsizin dilinden anası anlar

başkalarının kolay kolay anlayamadıkları şeyi, her gün onunla uğraşan kimse çok kolay anlar.

29 görüntülenme

görünen köy kılavuz istemez

ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır.

29 görüntülenme

dişi köpek kuyruğunu sallamayınca, erkek köpek ardına düşmez

kadın istek göstermezse, yüz vermezse erkek onun peşine düşmez.

29 görüntülenme

âşığa Bağdat uzak (ırak) değil (gelmez)

bir şeyi elde etmek için aşırı istekli olan kimseye, bu uğurda katlanacağı fedakârlıklar güç gelmez.

29 görüntülenme

kalbi yıkmak kolay, yapmak zordur

insanları kırmak ve üzmek, mutlu etmekten daha kolaydır.

29 görüntülenme

âşığın gözü kördür

kendisini aşka kaptıran kimse, sevgilisinin kusurlarını görmediği gibi çevresinde olup bitenlerle de ilgilenmez.

29 görüntülenme

doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar

doğru olmakla birlikte başkalarının işine gelmeyen sözleri söyleyenlerin sevilmediğini anlatan bir söz.

29 görüntülenme

âşık âlemi kör, dört yanını duvar sanır

aşktan gözü kararmış kimse, hoş karşılanmayacak aşırı davranışlarda bulunur.

29 görüntülenme

doğrunun yardımcısı Allah'tır

işlerinde doğruluktan ayrılmayan kişiye Tanrı her zaman yardım eder.

29 görüntülenme

kalp kalbe karşıdır

sevgi karşılıklıdır.

29 görüntülenme

at arıklıkla, yiğit gariplikle

zayıf ve garipken kişiliklerini yitirmeyip görevlerini başarı ile yapanlar üstün niteliklerini o zaman belli etmiş olurlar.

29 görüntülenme

biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye

bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimizi başkaları değerli buldu.

29 görüntülenme

dost ağlatır, düşman güldürür

dost olan kimsenin söylediği söz, acı da olsa insanın iyiliği içindir.

29 görüntülenme

borç ödenir, kira ödenmez

kiracı olmaktansa, borca girip ev sahibi olmak daha iyidir.

29 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

gıcık almak (kapmak, olmak)

argo bir davranışa veya bir kimseye sürekli sinirlenmek.

117 görüntülenme

acı gelmek

dokunmak, kırmak, üzmek: 'Bu durumun gerçeklerle uyumsuzluğu ona acı geliyor.' -A. Kutlu.

117 görüntülenme

dirsek çürütmek

1) okumak için yıllarca çalışmak: 'Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti.' -S. Ayverdi. 2) öğrenimde veya meslekte uzun yıllar geçirmek: 'Bu meslekte senelerce dirsek çürüttüğüne göre kendisini gayet iyi anlayabilirdi.' -O. Aysu.

117 görüntülenme

boy almak (sürmek)

boyu uzamak, boylanmak.

117 görüntülenme

avuç içi kadar

pek küçük, dar (yer).

117 görüntülenme

kafası işlemek (çalışmak)

aklı, zekâsı yerinde olmak, bir konu üzerinde iyi düşünebilir olmak: 'Hasan'ın kafası şimdi üç cepheli işliyordu.' -O. C. Kaygılı.

117 görüntülenme

(bir şeyi) deve yapmak (etmek)

başkasının malını kendine mal etmek: 'Onu soyup soğana çevirecek, babasından kalan evleri, dükkânları birtakım maceralar yüzünden deve yapacaktı.' -O. C. Kaygılı. 'Allem ettiler kallem ettiler sonunda bizim eşeği deve ettiler.' -Halikarnas Balıkçısı.

117 görüntülenme

perde inmek

1) hlk. gözde katarakt olmak; 2) hlk. gizlemek, örtmek; 3) bir tiyatro oyunu bitmek.

117 görüntülenme

(bir şeyi) garanti etmek

1) o şeyle ilgili olarak güvence vermek; 2) bir işin gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almak.

117 görüntülenme

bindiği dalı kesmek

kendisine gerekli ve yararlı olan şeyi farkında olmadan yararsız duruma getirmek, kendi eliyle yok etmek: 'Bindiği dalı kesmek diye bir deyim vardır ya, sanki insanlığın bugünkü bunalımını anlatmak için bulunmuş.' -H. Taner.

117 görüntülenme

papaz uçurmak

argo içkili eğlence düzenlemek: 'Bu gece beş, on para çıkarırsan izinli gecemde papaz uçururuz.' -K. Tahir.

117 görüntülenme

yuları teslim etmek

yuları ele vermek.

117 görüntülenme

fasulye sırığı gibi

zayıf, sıska ve çok uzun boylu: 'Fasulye sırığı gibi üç buçuk akasya ile park mı olurmuş?' -T. Buğra.

117 görüntülenme

havalara uçmak

çok sevinmek: 'Buna pek sevinmişti, oğlum memur oldu diye havalara uçuyordu.' -E. Bener.

117 görüntülenme

keşiş hayatı sürmek

her şeyden elini ayağını çekip yalnız başına yaşamak: 'Büyük din adamlarının keşiş hayatı sürmesi boşuna mı dersiniz?' -H. Taner.

117 görüntülenme

yarasını deşmek

acıyı, üzüntüyü hatırlatmak, tazelemek.

117 görüntülenme

eline geçmek

1) kazanmak, edinmek, elde etmek: 'Evi sattım, elime bin iki yüz lira kadar bir şey geçti.' -Ö. Seyfettin. 2) rastlamak, bulmak: Eline geçen her kitabı okur. 3) yakalamak.

117 görüntülenme

boynuz dikmek

kadın başka erkekle ilişki kurarak kocasını aldatmak: 'Ah ayol, kadın bu yaştan sonra boynuz dikiyor diye ondan iğrenirler.' -Ö. Seyfettin.

117 görüntülenme

sen sağ, ben selamet

iyi veya kötü bir sonuçla biten bir iş karşısında artık yapacak bir şey kalmadığını anlatan bir söz.

117 görüntülenme

keyfine bakmak

dilediğince yaşamak, güzel vakit geçirmek: 'Beyin seni davet etmiş, iç, ye, keyfine bak!' -A. Gündüz.

117 görüntülenme

(bir şeyi) mesele yapmak

önemsiz bir şeyi önemli bir sorun durumuna getirmek: 'Orada kimseyi kıskanmamışken bu sonuncu kumasını büyük mesele yaptı.' -R. Erduran.

117 görüntülenme

kıçına kına yakmak

karşısındaki kişinin uğradığı bir olumsuzluğa aşırı derecede sevinmek.

117 görüntülenme

kukumav kuşu gibi düşünüp durmak

çok üzüntülü bir durumda düşünmek.

117 görüntülenme

bir boydan bir boya

bir yerin bir ucundan öbür ucuna kadar, baştan başa: 'Önce, bir boydan bir boya sokağı gözden geçirdik.' -E. Bener.

117 görüntülenme

karavanadan yemek

toplu durumda aynı kaptan yemek.

117 görüntülenme

zorunda kalmak (olmak)

kesinlikle yapması gerekmek, yapmaya mecbur olmak: 'Kitabını basacak yayınevi bulamamış, onu kendi parasıyla bastırmak zorunda kalmıştır.' -S. Birsel.

117 görüntülenme

su dökünmek

yıkanmak: 'Biraz su dökünüp hafiflik hissettikten sonra kalktılar.' -N. F. Kısakürek.

117 görüntülenme

para tutmak

para biriktirmek.

117 görüntülenme

ders görmek

bir konu üzerinde bir öğrenci yetkili bir kimseden bilgi edinmek.

117 görüntülenme