En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler?

iyi eğitim alanlar aldıkları eğitimin gereğini yaparlar, iyi eğitim görmeyenler bir şey yapamazlar.

24 görüntülenme

kürk ile börk ile adam olunmaz

kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.

24 görüntülenme

sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

24 görüntülenme

iyilik et kele, övünsün ele

bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

24 görüntülenme

görmemişin oğlu olmuş (çekmiş, çükünü koparmış)

görgüsüz kimse ummadığı bir şeyi elde ettiğinde ne yapacağını şaşırır.

24 görüntülenme

kış kışlığını, kuş kuşluğunu gösterir

her olay, her varlık özelliğini belli eder.

24 görüntülenme

ağır gelmek

1) gücüne gitmek, onuruna dokunmak: 'Bu vazife bana çok ağır geliyor.' -N. F. Kısakürek. 2) yapılması güç gelmek.

24 görüntülenme

aslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur)

bir kimsenin oturduğu yerin durumu, onun kişiliğini belli eder.

24 görüntülenme

kadı anlatışa göre fetva verir

haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir.

24 görüntülenme

sen zot ben zot, ata kim vere ot

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

24 görüntülenme

görünen köy kılavuz istemez

ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır.

24 görüntülenme

senden devletliye ortak olma

iki insan arasındaki beraberliğin sağlıklı yürüyebilmesi, anlaşma koşullarının her iki taraf için de eşit olmasıyla sağlanır, bu denge kurulamazsa yönetim güçlü olan tarafa geçer, hep onun dediği olur.

24 görüntülenme

ağır kayba uğramak

maddi ve manevi büyük zarar görmek.

24 görüntülenme

ağır ol!

1) 'ciddi, ağırbaşlı, soğukkanlı, sabırlı ol!' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'acele etme, yavaş ol!' anlamında kullanılan bir söz.

24 görüntülenme

aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur

güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir, bundan da iş yapana övünme payı çıkar.

24 görüntülenme

yazın başı pişenin, kışın aşı pişer

1) yazın güneş altında çalışan, ailesinin kışlık ihtiyacını kazanır; 2) gençliğinde çok çalışıp varlık edinen hastalığında veya ihtiyarlığında rahat eder.

24 görüntülenme

kalaylı bakır küflenmez

temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez.

24 görüntülenme

yazın çalışan, kışın gülüşür

yazın çalışan kışın rahat eder.

24 görüntülenme

kalbi yıkmak kolay, yapmak zordur

insanları kırmak ve üzmek, mutlu etmekten daha kolaydır.

24 görüntülenme

sev seni seveni, hâk ile yeksan ise; sevme seni sevmeyeni, Mısır'a sultan ise

toplumdaki yeri ne düzeyde olursa olsun, sevgi gördüğün kişiye sen de sevgiyle karşılık ver; birisi sana içinde sevgi taşımıyorsa o kişi kim olursa olsun ondan uzak dur.

24 görüntülenme

âşığın gözü kördür

kendisini aşka kaptıran kimse, sevgilisinin kusurlarını görmediği gibi çevresinde olup bitenlerle de ilgilenmez.

24 görüntülenme

yazın gölge kovan, kışın karın ovar

yazın çalışmayıp keyif ve zevk ile vakit geçiren çiftçi, nasıl kışın aç kalırsa çalışma gücü ve ortamı bulunduğu hâlde zamanını değerlendirmeyen ve geleceğini düşünmeyen kişi de çalışma olanakları kalmadığı zaman öyle perişan olur.

24 görüntülenme

aşık daima bey oturmaz

işi çoğunlukla iyi giden bir kimse, talihinin her zaman ona yâr olamayacağını bilmelidir.

24 görüntülenme

ağır taş batman döver

ağırbaşlı insan kimsenin oyuncağı olmaz, onu yıpratmaya kimsenin gücü yetmez.

24 görüntülenme

doğruluk minarede kalmış onun da içi eğri

doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir.

24 görüntülenme

at arıklıkla, yiğit gariplikle

zayıf ve garipken kişiliklerini yitirmeyip görevlerini başarı ile yapanlar üstün niteliklerini o zaman belli etmiş olurlar.

24 görüntülenme

at beslenirken kız istenirken

at bakımlı olduğunda satılmalı, kız da güzelliği geçmeden evlendirilmelidir.

24 görüntülenme

borç ödenir, kira ödenmez

kiracı olmaktansa, borca girip ev sahibi olmak daha iyidir.

24 görüntülenme

dost (iyi dost) kara günde belli olur

gerçek dost üzüntülü, sıkıntılı günlerde insanı yalnız bırakmaz.

24 görüntülenme

borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır

borç zamanında ödenmezse borçluluk duygusu gevşer, hastalık uzun süreli olursa ölüme yol açar.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

elini ayağını öpeyim

'çok yalvarırım' anlamında kullanılan bir söz.

91 görüntülenme

elini çabuk tutmak

gerekli önlemi zamanında almak: 'Aman elinizi çabuk tutun, yılanın başı küçükken ezilmeli.' -Y. Kemal.

91 görüntülenme

(birini) el üstünde tutmak

bir kimseye çok saygı ve sevgi göstermek: 'Ama azdır sanatçılara saygı gösterenler, onları el üstünde tutmak isteyenler.' -S. Birsel.

91 görüntülenme

araları limoni olmak

aralarında hafif bir kırgınlık olmak.

91 görüntülenme

sabahı zor etmek

bir türlü sabah olmamak: 'İstediği şeyler gelinceye kadar, sevinç ve sabırsızlık içinde sabahları zor ediyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

91 görüntülenme

aklını kullanmak

iyice düşünüp taşınarak hareket etmek: 'Hayatta güçlü olacaksın, parasız kalmayacaksın, aklını kullanacaksın.' -Ü. Dökmen.

91 görüntülenme

(birini) içine sokacağı gelmek

birini çok sevmek.

91 görüntülenme

müsaade etmek (buyurmak)

1) izin vermek: 'Hiçbir şey söylemesine müsaade etmedim, gayet haşin, çok sert davrandım.' -E. İ. Benice. 2) geçiş için yol vermek, yol açmak; 3) elverişli, uygun olmak.

91 görüntülenme

elmas gibi

çok iyi, çok değerli: Elmas gibi kalbi var. Elmas gibi bir çocuk.

91 görüntülenme

başını bağlamak

1) başına örtü vb. bağlamak; 2) birini nişanlamak veya evlendirmek.

91 görüntülenme

(bir işin) alayında olmak

1) işi önem vermeyerek yapmak; 2) işi şaka konusu yapmak.

91 görüntülenme

(birini) koynuna almak

1) biriyle beraber yatmak; 2) biriyle sevişmek için yatmak.

91 görüntülenme

dur durak (dur dinlen veya dur otur) yok

durup dinlenmeden sürekli çalışmayı anlatan bir söz: 'Gayri bana dur durak yok... Muhasebe müdürü ... çalışmamdan hoşnut değilmiş.' -T. Dursun K.

91 görüntülenme

hah şöyle

ha şöyle: Hah şöyle, biraz kendini göster!

91 görüntülenme

(bir şey) el değiştirmek

bir şeyin kullanımı veya mülkiyeti bir kimseden başka bir kimseye geçmek.

91 görüntülenme

fırsattan istifade etmek

ele geçirilen imkân veya durumdan en iyi biçimde yararlanmak.

91 görüntülenme

elinden iyi iş gelmek

becerikli, hünerli olmak.

91 görüntülenme

şaha kalkmak

1) at ön ayaklarını yerden kesip arka ayakları üstünde durmak, şahlanmak: 'Aydınlıktan huylanan atlar şaha kalkarak deli gibi dörtnala ileri atılıyorlardı.' -Ö. Seyfettin. 2) mec. taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.

91 görüntülenme

(bir yer bir olaya) sahne olmak

bir yerde bir olay geçmek.

91 görüntülenme

içine kurt düşmek

kendisine zararı dokunacak bir durum meydana geleceğinden kuşkulanmak: 'Kız geçen cuma, pazardan geç geldiğinden beri esasen içine kurt düşmüştü.' -H. E. Adıvar.

91 görüntülenme

elleri (ellerin) dert görmesin

'ellerine sağlık' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü: 'Havluyu geri aldığı zaman, oh rahatladım, ellerin dert görmesin, dediği duyulurdu.' -N. Cumalı.

91 görüntülenme

mürüvvetini görmek

anne ve baba çocuklarının sevinçli günlerini görerek mutluluk duymak: 'Ne kaldı şurada alnımızın akıyla ilk torunumun mürüvvetini görmeye?' -A. Ağaoğlu.

91 görüntülenme

al birini, vur ötekine (birine)

hiçbiri işe yaramaz, hepsi bir ayarda.

91 görüntülenme

(bir kadın bir erkekte) gözünü açmak

kadın ilk cinsel ilişkiyi o erkekle kurmuş olmak.

91 görüntülenme

oya gibi

ince, güzel, zarif: 'Kadın fevkalade nazik ve güzel, çocuklar oya gibi idiler.' -S. F. Abasıyanık.

91 görüntülenme

çıkmaz ayın son çarşambası

şaka işin hiçbir zaman yapılmayacağını anlatan bir söz.

91 görüntülenme

aldı sazı eline

hiç kimseyi konuşturmadan konuşan kimseler için kullanılan bir söz.

91 görüntülenme

gözleri fıldır fıldır olmak

telaşlı bir biçimde bakmak: 'Pipo içer, gözleri yüzünde iki ateş böceği gibi fıldır fıldırdır.' -N. Hikmet.

91 görüntülenme

sinirleri boşanmak

sinirlenip kendini tutamayarak gülmek, ağlamak veya bağırmak: 'Şimdi soğukkanlı olan amcam, benim ise sinirlerim boşanmak üzere.' -A. Ümit.

91 görüntülenme

canı ağzına (boğazına) gelmek

1) büyük bir tehlike karşısında ölecekmiş gibi bir korkuya kapılmak: 'Bunlardan biri elimden kayarak ayağım üstüne şiddetle düşüverdi, az kalsın canım ağzıma gelecekti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) aşırı duygulanmak, çok heyecanlanmak: 'Bitip tükenmek bilmeyen bir tablo gibi serilip giden lale tarlası renkten renge geçtikçe herkesin canı ağzına geliyor.' -B. R. Eyuboğlu.

91 görüntülenme