En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(bir yerde) gözünü açmak

o yerde olduğunun farkına varmak.

103 görüntülenme

eli ermek

1) yapabilmek, ulaşabilmek: 'Zaman zaman, şiirin ne olduğunu elimin erdiği, gücümün yettiği kadar anlatmaya çalıştım.' -O. V. Kanık. 2) bir işi yapmak için zaman bulabilmek.

103 görüntülenme

cama çıkmak

pencereden görünmek.

103 görüntülenme

düğüm atmak

düğümlemek: 'Bir ağıtla mendillerinin, yazmalarının ucuna düğüm attılar.' -L. Tekin.

103 görüntülenme

başlama!

'hoş olmayan bir söz veya davranışı tekrarlama!' anlamında kullanılan bir söz.

103 görüntülenme

(bir şeyi, kendini) siper etmek

1) kendini veya bir şeyi korumak amacıyla bir başka şeyi siper olarak kullanmak: 'Tuğla harmanındaki ameleler durup ellerini gözlerine siper ederek etrafı aradılar.' -S. F. Abasıyanık. 2) bir şey veya bir kimse için kendini tehlikeye atmak: 'Siper ederek etrafı aradılar.' -S. F. Abasıyanık.

103 görüntülenme

az görmek

1) umduğundan eksik bulmak; 2) azımsamak.

103 görüntülenme

bir kıza dünür düşmek

bir kızı evlenmek üzere başkası için istemek.

103 görüntülenme

(bir şeyi) zihnine yerleştirmek

unutulmayacak biçimde aklında tutmak.

103 görüntülenme

can cana, baş başa

1) bir tehlike anında herkesin kendi canının, kendi başının kaygısına düştüğünü anlatan bir söz: 'Gecenin karanlığında bütün bir mahalle donanma fişekleri gibi ateş almış. Sokaklarda herkes can cana, baş başa... Tulumbacı naraları, çığlıklar, borular.' -R. N. Güntekin. 2) birbirini seven iki kişi bir arada yalnız olarak.

103 görüntülenme

azamet satmak

büyüklük taslamak, çalım satmak, böbürlenmek.

103 görüntülenme

dünya ahret kardeşim (bacım) (olsun)

bir kişiye kardeşlik duygusundan başka bir gözle bakılmadığını anlatan bir söz.

103 görüntülenme

azar işitmek

azarlanmak.

103 görüntülenme

(bir şeyin) izini düşürmek

iz düşümünü çıkarmak.

103 görüntülenme

azınlıkta kalmak

bir toplulukta belli bir sorun üzerine oy verenler, karşı düşünceye oy verenlerden daha az olmak.

103 görüntülenme

arkası yere gelmemek

sırtı yere gelmemek.

103 görüntülenme

Azrail'e bir can borcu olmak (kalmak)

1) nasıl olsa öleceğini kabul etmek; 2) hiç kimseye borcu kalmamak, bütün borçlarından kurtulmak.

103 görüntülenme

aldırış etmemek

1) ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak; 2) önem vermemek, aldırmamak, umursamamak: 'Kendi alanına dokunmayan bir şeye aldırış etmez.' -H. E. Adıvar.

103 görüntülenme

bayram değil, seyran değil (eniştem beni niye öptü)

'gösterilen bu ilginin, bu yakınlığın bir sebebi olacak' anlamında kullanılan bir söz.

103 görüntülenme

arkasından atlı kovalamak

bir işi gereksiz bir telaşla yapmak.

103 görüntülenme

devreye alınmak

işin içine girmesi sağlanmak: Devlet Bakanı borçların eritileceğini, dış borçlanma için bankaların ve özel sektörün devreye alınacağını kaydetti.

103 görüntülenme

arkasından sürüklemek

arkasından gelmesini sağlamak.

103 görüntülenme

çırpıya getirmek

bir sıra veya çizgi üzerine getirmek.

103 görüntülenme

beka bulmak

ölmezlik erdemine ulaşmak, ölümsüzleşmek.

103 görüntülenme

canı acımak

1) çarpma, vurma vb. sonucu acı duymak: 'Şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu.' -S. F. Abasıyanık. 2) üzülmek, rahatsız olmak.

103 görüntülenme

çıyan gibi

hain bakışlı (kimse).

103 görüntülenme

ceremesini çekmek

başkasının yol açtığı zararı ödemek.

103 görüntülenme

alıp sattığı olmamak

hiç ilgisi bulunmamak: 'Lisan kursunu filan alıp sattığı yokmuş.' -H. Taner.

103 görüntülenme

dışında kalmak

karışmamak, ilgilenmemek: 'Hiçbir şeye karışmadan olayların dışında kalmak isteyenlerin çabaları boşunaydı.' -N. Cumalı.

103 görüntülenme

canı cehenneme

sevilmeyen bir kimse için duyulan öfke ve nefreti bildiren bir söz.

103 görüntülenme