En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kelleyi koltuğun altına almak

kellesini koltuğuna almak.

78 görüntülenme

ettiğini bulmak (çekmek)

yaptığı kötü davranışın karşılığını görmek.

78 görüntülenme

kabahati (birinde) bulmak (aramak)

bir kusur, suç aramak: 'O, atı kızdırıyor, çileden çıkarıyor diye, bütün kabahati seyisinde buluyordu.' -A. Ş. Hisar.

78 görüntülenme

hızını alamamak

1) hızla gidişini yavaşlatamamak; 2) mec. öfkesini yenememek, yatışamamak: 'Münakaşa tekrar eski hızını alamayarak biraz sonra söndü.' -R. N. Güntekin.

78 görüntülenme

merhem olmak

bir derde çare olmak.

78 görüntülenme

yıldırımla vurulmuşa dönmek

yıldırım çarpmışa dönmek.

78 görüntülenme

bakış atmak

kısa bir süre bakıp geçmek: 'İki yanından bağrışanlara anlamadığı bir dilden konuşuyorlarmış gibi birer bakış attı.' -N. Cumalı.

78 görüntülenme

gayrete gelmek

bir işi yapmaya veya bitirmeye özenmek; canlanmak: 'Ekmeğini zeytinyağına banıp öyle lezzetli bir yiyişi vardı ki ben de gayrete gelmiştim onunla.' -Y. Z. Ortaç.

78 görüntülenme

önüne arkasına bakmadan

iyi hesap etmeden, düşüncesizce.

78 görüntülenme

sandıktan çıkmak

hlk. seçimle işbaşına gelmek.

78 görüntülenme

göz süzmek

baygın ve anlamlı bakmak: 'Göz süzüp boyun kırması, erkeği baştan çıkarmanın ilmini bilmesi fabrikaların tezgâh başlarında, soyunma odalarında konuşuldu.' -L. Tekin.

78 görüntülenme

komalık olmak

yediği dayaktan sonra kıpırdayamayacak duruma gelmek: 'Eski kocam, komalık oluncaya kadar dövüldükten sonra boş bir arsaya atılmıştı.' -A. Ümit.

78 görüntülenme

kendi keyfine gitmek

isteğine uygun davranmak.

78 görüntülenme

göze girmek

davranış ve yetenekleriyle ilgi ve önem kazanmak: 'O fırsatta onu yererek göze girmeye çalışan birkaç tıynetsiz dalkavuk da elbet renk verdiler.' -A. Kabaklı.

78 görüntülenme

kandilin yağı tükenmek

hayat sona ermek, ölmek.

78 görüntülenme

kemeri dolu olmak

çok zengin olmak: 'Genç, ihtiyar, hepsi tüysüz tüysüz, gözleri fersizdir fakat hepsinin kemeri doludur.' -H. E. Adıvar.

78 görüntülenme

problem çıkarmak

sorun çıkarmak.

78 görüntülenme

çomak sokmak (koymak)

bir işi aksatan, engelleyen davranışta bulunmak.

78 görüntülenme

solo yapmak

müzik parçası bir kişi tarafından söylenmek veya çalınmak: 'Saksafoncu, saksafonun borusunu havalara kaldırarak sololar yapıyordu.' -Ç. Altan.

78 görüntülenme

zar almak

oyunu kazanmak.

78 görüntülenme

sesini kesmek

söylemekteyken susmak.

78 görüntülenme

kabakulak olmak

kabakulak hastalığına yakalanmak: Ahmet kabakulak oldu, üç hafta evden dışarıya çıkamadı.

78 görüntülenme

mesaj vermek

duygu ve düşünceleri karşı tarafa dolaylı bir biçimde anlatmak.

78 görüntülenme

sap derken saman demek

belirli ve doyurucu bir düşünce ortaya koyamamak: 'Konuşma, sap derken saman demek kabîlinden hiçten şeylerden ibaret kalmıştır.' -R. H. Karay.

78 görüntülenme

konak gibi

büyük ve gösterişli (ev).

78 görüntülenme

mesele çıkarmak

sorun çıkarmak.

78 görüntülenme

şifa vermek

iyi etmek, sağlığına kavuşturmak: 'Hastalara türlü maceralarla şifa vermesini ben bilirim.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

78 görüntülenme

ustura tutunmak

vücuttaki istenmeyen kılları temizlemek.

78 görüntülenme

gözü görmemek

1) görmez olmak; 2) belli bir şeyden başka bir şeyle ilgilenmemek; 3) öfke sonucu en kötü şeyleri yapacak duruma gelmek.

78 görüntülenme

gözüne batmak

tedirgin etmek, rahatsız etmek: 'Kimsenin gözüne batmadan, tanınıp bilinmeden büyük bir kentin kaldırımlarında yaşamanın doyulmaz bir tadı vardı.' -N. Cumalı.

78 görüntülenme