En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

dili ağırlaşmak

hastalık sebebiyle güçlükle söz söyleyebilmek, güçlükle konuşmak: 'Hastaya bazı şeyler soruyor. Fakat anlaşılır cevaplar alamıyordu. Birkaç saatin içinde kaynımın dili ağırlaştı.' -H. R. Gürpınar.

101 görüntülenme

(birini) ifrit etmek

çok kızmasına yol açmak, öfkelendirmek.

101 görüntülenme

beş aşağı beş yukarı

üç aşağı, beş yukarı.

101 görüntülenme

dili dolaşmak

korku, heyecan, hastalık, utangaçlık, sarhoşluk gibi sebeplerle şaşırarak söyleyeceğini karıştırmak: 'Vehbi Dedenin kendini dinlediğinin farkına varır varmaz dili dolaştı.' -H. E. Adıvar.

101 görüntülenme

yalana şerbetli olmak

çekinmeden yalan söyleyebilmek.

101 görüntülenme

çorba içmeye çağırmak

yemek yemeye çağırmak.

101 görüntülenme

Allah'ını seversen

olması ve gerçekleşmesi çok istenilen bir durum karşısında kullanılan yalvarma sözü.

101 görüntülenme

çözümsüz kalmak

çözümü olmamak, çözüm bulunamamak: 'Yalın bir söyleyişin altında hemen hep çözümsüz kalan birtakım belirtkeler göze çarpıyor.' -S. İleri.

101 görüntülenme

örs ve çekiç arasında kalmak

aynı derecede güçlü ve zorlu iki kişi veya düşünce arasında bulunmak: 'Bana örs ve çekiç arası bir durumda kaldığından yakınmıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

101 görüntülenme

ejderha gibi

ejder gibi.

101 görüntülenme

yoksun olmak

belli bir şeye, sahip olamamak: 'Kadın konularında sağduyudan hayli yoksun oluşu kalıtımsaldı.' -R. Erduran.

101 görüntülenme

alnına kara sürmek

bir kimsenin haksız yere kötü tanınmasına yol açmak.

101 görüntülenme

güme götürmek

anlaşılmasını engellemek: 'Demagog, kelime oyunu içinde hakikati güme götüren bir hokkabazdır.' -N. F. Kısakürek.

101 görüntülenme

temasa geçmek

arada bir bağlantı kurmak, görüşme yapmak.

101 görüntülenme

zarf atmak

1) dolandırıcı zarf vb. kullanarak bir tür para sızdırmak veya çarpmak; 2) karşısındakinin gerçek duygu ve düşüncelerini öğrenmek için kasıtlı olarak uygun sözler söylemek veya bazı davranışlarda bulunmak.

101 görüntülenme

gözünü (gözlerini) kapamak

1) ölmek: 'Fakat o gözünü kapayınca başsız kalan konak birdenbire karışmış.' -R. N. Güntekin. 2) görmezden gelmek: 'Dünün kurumları ile birlikte güzellik ölçüleri, değerleri de değişiyor, biz bunlara gözlerimizi kapamak istiyoruz.' -N. Ataç.

101 görüntülenme

iltizam etmek

keseneğe almak.

101 görüntülenme

pusuya yatmak

pusuda beklemek: 'Sakarya galibiyeti, o güne kadar pek farkına varılmayan korkunç bir düğümün çözülmesine, sinmiş, pusuya yatmış kuvvetlerin meydana çıkmasına yol açmıştı.' -T. Buğra.

101 görüntülenme

kapalı geçmek

bir konuda önemli noktaya değinmemek.

101 görüntülenme

sarpa sarmak (çekmek)

güçlükler ortaya çıkmak, çözülmesi çok güç bir duruma gelmek. 'Düz ovada sarpa çekme yolunu / Ver mektebe okutsunlar oğlunu' -Âşık Veysel.

101 görüntülenme

beyni karıncalanmak

zihin yorgunluğundan düşünemez olmak.

101 görüntülenme

cayırtı koparmak

çok gürültü koparmak.

101 görüntülenme

kendinde olmamak

bilinci, aklı yerinde olmamak.

101 görüntülenme

sası kokmak

yiyecek bozulmak, çürümek.

101 görüntülenme

yan basmak

1) bir işte aldanmak; 2) dürüst davranmamak, kaypaklık etmek.

101 görüntülenme

dağarcıkta bir şey kalmamak

her şeyi tüketmek, bitirmek.

101 görüntülenme

alt olmak

yenilmek.

101 görüntülenme

beyni sulanmak

düzgün düşünemez olmak, bunamak: 'Beyni sulanan bu ayyaş, iğrenç mahluku onlara anlatmakta ne fayda olabilirdi.' -M. Yesari.

101 görüntülenme

eksik olmamak

her vakit ve her fırsatta bulunmak: 'Yalnız bizim Babıali yazı piyasasında sipahi bölüğü imamının bulduğu çareye başvurup bir gaza kahramanı kesilenler eksik değil.' -N. Hikmet. 'Bir ufak sac mangal, kış yaz önünden eksik olmaz.' -M. Ş. Esendal.

101 görüntülenme

ağzını toplamak

söylemekte olduğu kötü söz veya küfürleri kesmek: 'Evvela ağzını topla! Ağzını bozarsan ben de senden aşağı kalmam.' -S. F. Abasıyanık.

101 görüntülenme