En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

üyelik dondurmak

herhangi bir sebeple bir üyenin bağlı olduğu kuruluşun çalışmalarında yer almasını veya toplantılarda bulunmasını belirli bir süre için engellemek.

75 görüntülenme

türkü söylemek

ezgisiyle bir türküyü seslendirmek: 'İçeride bir yandan türkü söylüyor, bir yandan da iş yapıyordum.' -P. Safa.

75 görüntülenme

servise çıkmak

1) ulaşım aracı ile öğrencileri, çalışanları gidecekleri yere taşımak; 2) servis yetkilisi onarım yapmak üzere çağrılan yere gitmek; 3) doktor hastaları durumlarını gözlemlemek üzere ziyaret etmek; 4) bir iş yerinde çay, kahve dağıtımı gibi hizmetleri yapmak üzere dolaşmak.

75 görüntülenme

sucuğunu çıkarmak

1) yormak; 2) çok dövmek.

75 görüntülenme

taktik vermek

çeşitli sorunlarda sonuca ulaşmak için yol ve yöntem göstermek: 'Artık yapacak işleri kalmamış da afyon kaçakçılarına, karaborsa gangsterlerine taktik vermeye kalkmışlar.' -H. E. Adıvar.

75 görüntülenme

paraya çevirmek

herhangi bir şeyi para ile değiştirmek.

75 görüntülenme

seyre çıkmak

1) bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkmak; 2) eğlenmek üzere gözlemek, bakmak: 'Seyrimize çıktınız değil mi? Yürek soğutuyorsunuz değil mi? Allah sizi bizden besbeter etsin inşallah!' -O. Kemal.

75 görüntülenme

tamire vermek

onarılmak için bir şeyi onaracak kimse veya yere vermek.

75 görüntülenme

on para etmemek

hiçbir değeri olmamak: 'Güzelliğin on para etmez / Bu bendeki aşk olmasa' -Âşık Veysel.

75 görüntülenme

susta durmak

1) köpek arka ayakları üzerinde durmak; 2) mec. hazır durumda beklemek: 'Benim susta durmam, ellerimi kaldırıvermem daha kolay.' -N. Hikmet. 3) mec. korktuğu bir kimsenin karşısında saygılı ve çekingen davranmak.

75 görüntülenme

gönül kırmak (yıkmak)

birini çok üzecek bir davranışta bulunmak, gücendirmek: 'Osman Efendi iyi adamdı, kimsenin gönlünü kırmazdı.' -İ. H. Baltacıoğlu.

75 görüntülenme

defterinde olmamak

sahip bulunmamak, tabiatında bulunmamak: 'Sevmek, inanmak, bağlanmak gibi şeyler defterinde yoktu.' -T. Buğra.

75 görüntülenme

feryat koparmak

yüksek sesle bağırmak, haykırmak: 'Pencereden kopardığım feryadı pek geç işittiler.' -R. N. Güntekin.

75 görüntülenme

müjde koşturmak

bir muştuyu bir kimseye ivedilikle ulaştırmak.

75 görüntülenme

seyreyle gümbürtüyü

'çıkacak olayları gör, ibretle seyret' anlamında kullanılan bir söz.

75 görüntülenme

mümkün olmak

imkân bulunmak: 'Bu iki ışık, varılması mümkün olmayan bir uzaklıkta duruyordu.' -H. S. Tanrıöver.

75 görüntülenme

kumpas kurmak

gizli bir iş, hile, düzen hazırlamak: 'Üç kişi burada gizli gizli ne kumpaslar kuruyorsunuz bakayım?' -O. C. Kaygılı.

75 görüntülenme

tansiyonu yükseltmek

gerilimi arttırmak.

75 görüntülenme

başına taş düşmek (yağmak)

felakete uğramak.

75 görüntülenme

fırıldak çevirmek (döndürmek)

isteğini elde etmek için hileli yollara başvurmak: 'Anasının gözü kardeşi, işi gücü fırıldak çevirmek.' -A. İlhan.

75 görüntülenme

sınavdan geçmek

1) sınava girmek: 'Evet, bir sınavdan geçeceksin. Ben de sınav amirin tayin edildim.' -A. Ümit. 2) girilen sınavda başarılı olmak.

75 görüntülenme

patlak vermek

gizli kalması istenen veya beklenmedik bir olay, ansızın ortaya çıkmak: 'İnsanın vuzuhsuzluk içinde her an bir hadisenin patlak vermesini beklemesi kadar fena bir şey tasavvur edilemez.' -E. İ. Benice.

75 görüntülenme

kalbi sıkışmak

kalp atışları düzensiz olmak, sıkıntı duymak; 2) mec. bir meseleden dolayı aşırı üzülmek.

75 görüntülenme

kurt ağzı bağlamak

açıkta kalan hayvanların kurt tarafından boğulmasını önleme amacıyla çeşitli uygulamalar yapmak.

75 görüntülenme

duman vermek

1) çok duman çıkarmak; 2) mec. ortalığı karıştırmak: 'Sonra sen gazetende istediğin gibi ver dumanı.' -A. İlhan.

75 görüntülenme

kuru tahtada kalmak

eşyası elinden gitmek, çıplak evde oturma durumunda kalmak.

75 görüntülenme

payanda vurmak

payandalamak.

75 görüntülenme

yüzsuyu dökmek

onurunu sarsacak kadar çok yalvarmak: 'Hâlbuki Emin Efendi, feleğin çemberlerinden geçerek, kâh kuvvetlerin önünde diz çöküp yüzsuyu dökerek, kâh zayıflara çelme vurup tuzak kurarak bu mertebeye ulaşmış.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

75 görüntülenme

tribünlere oynamak

iş yapmadığı hâlde kendini iş yapıyor gibi göstermek.

75 görüntülenme

eksik etmemek

her zaman bulundurmak: 'Sağ gözünden, güneş vurdukça sağa sola yansıyan tek gözlüğünü eksik etmezdi.' -A. İlhan.

75 görüntülenme