En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ağzını toplamak

söylemekte olduğu kötü söz veya küfürleri kesmek: 'Evvela ağzını topla! Ağzını bozarsan ben de senden aşağı kalmam.' -S. F. Abasıyanık.

101 görüntülenme

beyninden vurulmuşa dönmek

beklenmedik bir durum karşısında olağanüstü bir üzüntü ve şaşkınlığa uğramak: 'Bu satırları okuyunca Mustafa beyninden vurulmuşa döndü.' -E. Bener.

101 görüntülenme

bez bağlamak

1) bebeklere altlarını kirletmesinler diye bez koymak; 2) dileğin yerine gelmesi ümidiyle yatıra bir parça çaput veya eski kumaş parçası bağlamak.

101 görüntülenme

ateş gibi

1) çok sıcak; 2) zeki, çalışkan ve becerikli; 3) kıpkırmızı.

101 görüntülenme

bezini yıkamak

1) bebeklerin altına bağlanan bezi temizlemek; 2) mec. çok emek sarf etmek: Ben senin az mı bezini yıkadım.

101 görüntülenme

altın adını bakır etmek

kötü işler yaparak temiz ve parlak ününü karartmak.

101 görüntülenme

(birinin) sırtını yere getirmek

1) güreşte hasmı sırtüstü yere yatırarak yenmek; 2) üstün gelmek.

101 görüntülenme

boynuna geçirmek

bir şeyi kendine mal etmek, zimmetine geçirmek.

100 görüntülenme

farz olunmak

varsayılmak: 'Vapurun kahvecisi Kefalonyalı denilen ve kötü bir insan farz olunan biriydi.' -Y. K. Beyatlı.

100 görüntülenme

minnet altında kalmamak

birinin iyiliğine karşı kendini borçlu durumdan kurtarmak için karşılık olarak bir iyilikte bulunmak.

100 görüntülenme

insaniyet namına

'insanlığa yakışır duygulara uyarak' anlamında kullanılan bir söz: 'Hakkında bilgisi olanların aşağıdaki adrese bildirmelerini insaniyet namına rica ederim.' -S. F. Abasıyanık.

100 görüntülenme

damdan düşercesine

birdenbire ve yersiz olarak: 'Baba çocuğunun bu damdan düşercesine cevabına kızdı.' -İ. H. Baltacıoğlu.

100 görüntülenme

krallara layık

çok üstün nitelikli şeyleri belirtmek için kullanılan bir söz.

100 görüntülenme

cihana gelmek

1) doğmak; 2) mec. meydana gelmek, ortaya çıkmak.

100 görüntülenme

üstüne fenalık gelmek

aşırı derecede sıkılmak, pek bunalmak: 'Bütün kan başıma çıktı, üstüme bir fenalık gelir gibiydi.' -M. Ş. Esendal.

100 görüntülenme

yargıya başvurmak

dava açmak.

100 görüntülenme

yuva yapmak

1) yuva hazırlamak, yuva oluşturmak; 2) evlenmek: 'Hâlbuki genç bir kızla yuva yapmak, ölünceye kadar bahtiyar yaşamak için...' -Ö. Seyfettin.

100 görüntülenme

(birinin) karşısına geçmek

1) karşı düşünceye katılmak; 2) karşı partiye, gruba gitmek.

100 görüntülenme

olacak gibi değil

'olamaz, olmuyor, olacağa benzemiyor' anlamında kullanılan bir söz.

100 görüntülenme

kıçını yırtmak

kaba 1) bağırıp çağırmak; 2) bütün gücünü kullanarak uğraşmak.

100 görüntülenme

izole etmek

1) yalıtmak; 2) mec. yalnız bırakmak.

100 görüntülenme

üyelik dondurmak

herhangi bir sebeple bir üyenin bağlı olduğu kuruluşun çalışmalarında yer almasını veya toplantılarda bulunmasını belirli bir süre için engellemek.

100 görüntülenme

andını bozmak

andına uymamak, andına aykırı davranmak.

100 görüntülenme

servise çıkmak

1) ulaşım aracı ile öğrencileri, çalışanları gidecekleri yere taşımak; 2) servis yetkilisi onarım yapmak üzere çağrılan yere gitmek; 3) doktor hastaları durumlarını gözlemlemek üzere ziyaret etmek; 4) bir iş yerinde çay, kahve dağıtımı gibi hizmetleri yapmak üzere dolaşmak.

100 görüntülenme

dona çekmek

hava, suları donduracak derecede soğumak.

100 görüntülenme

geri çekilmek

karıştığı bir işi sürdürmekten veya sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.

100 görüntülenme

taktik vermek

çeşitli sorunlarda sonuca ulaşmak için yol ve yöntem göstermek: 'Artık yapacak işleri kalmamış da afyon kaçakçılarına, karaborsa gangsterlerine taktik vermeye kalkmışlar.' -H. E. Adıvar.

100 görüntülenme

ölü gözü gibi

sönük, fersiz (ışık).

100 görüntülenme

suratı değişmek

bir kimseye karşı davranışı değişmek, daha sert bir durum almak.

100 görüntülenme

tamire vermek

onarılmak için bir şeyi onaracak kimse veya yere vermek.

100 görüntülenme