En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

horon vurmak

horon oyununu oynamak.

76 görüntülenme

pabuç eskitmek (paralamak)

bir iş için bir yere çok gidip gelmek, işi takip etmek.

76 görüntülenme

üstüne çekmek

kendi üzerine almak, muhatap olmak: 'Hâlâ eski zenginliğinin hasedini üstüne çeker ve eski terekelerinin veraset vergilerini öder.' -B. Felek.

76 görüntülenme

nikâh düşmek

birbiriyle evlenmelerine yasal yönden veya örf bakımından engel bulunmamak: 'Ben kardeşinin yavuklusuyum, sana nikâh düşmez, cevabını alırdı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

76 görüntülenme

nikâh koymak

nikâhlamak: 'Sana derim, güzel eltim, sen bu kızına tez vakitte nikâh koy!' -T. Buğra.

76 görüntülenme

rahat olmak

üzüntülü, sıkıntılı veya tedirgin durumda olmamak.

76 görüntülenme

ağzının suyu akmak

çok beğenip istemek, imrenmek: 'Bu ziyafete elimiz erişmiyor, uzaktan ağzımın suyu akıyor.' -R. N. Güntekin.

76 görüntülenme

bıçak çekmek

üzerindeki bıçağı birden eline alarak birine saplamaya hazırlanmak: 'Köy delikanlılarının bıçak çekmeye elleri bile değmedi.' -M. Ş. Esendal.

76 görüntülenme

uzak tutmak

uzakta kalmasını sağlamak: 'Hayatımızın o dönemlerdeki durallığı, biteviyeliği, romanı toplumumuzdan uzak tutmuştur.' -S. İleri.

76 görüntülenme

nimeti ayağıyla tepmek

kısmetini ayağıyla tepmek.

76 görüntülenme

güvenoyu vermek

hükûmetin tutumu ile ilgili olarak milletvekilleri tarafından olumlu oy kullanılmak.

76 görüntülenme

koydunsa bul

arandığı hâlde bulunamayan şeyler veya bulunması gereken yerde bulunmayan kimseler için kullanılan bir söz: 'Gündüz olsun gece olsun, iki dakikalık bir fırsat buldu mu Allah'a ısmarladık, sütnineyi koydunsa bul!' -R. N. Güntekin.

76 görüntülenme

rahata kavuşmak

rahatlamak.

76 görüntülenme

ileri sürmek

1) öne doğru yürütmek; 2) bir düşünceyi veya tasarıyı önermek, serdetmek: 'Ne var ki sihirbaz parayı geri vermedi. Çünkü işin aslını bildiğini ileri sürüyordu.' -İ. O. Anar.

75 görüntülenme

tadına bakmak

ağzına alıp tadını denemek, test etmek: 'Ana çorbaya tuz atıyor, baba mancanın tadına bakıyor.' -O. C. Kaygılı.

75 görüntülenme

pandomim kopmak

izleyenler için eğlendirici bir kavga çıkmak.

75 görüntülenme

ıslık çalmak

'ıslık' sesi çıkarmak: 'Laf atmalar, ıslık çalmalar, kavgaya tutuşmalar gün boyu sürüp gitti.' -L. Tekin.

75 görüntülenme

tesir bırakmak

etki bırakmak: 'Bu sözler derin ve kuvvetli bir tesir bıraktı.' -P. Safa.

75 görüntülenme

boynunda kalmak

bir sözü iletmediği veya birine ödenecek parayı ödemediği için üzerinde borç kalmak.

75 görüntülenme

damdan düşercesine

birdenbire ve yersiz olarak: 'Baba çocuğunun bu damdan düşercesine cevabına kızdı.' -İ. H. Baltacıoğlu.

75 görüntülenme

sözüne sadık kalmak

verdiği söze bağlı olmak.

75 görüntülenme

ıstılah paralamak

ağdalı, hiç kimsenin anlamadığı bir biçimde konuşmak.

75 görüntülenme

kötüye kullanmak

1) yetkisini yasalara aykırı yolda kullanmak: Görevlerini kötüye kullandılar. 2) birinin iyi davranışından istenilmeyen yolda yararlanmak: 'O benim dinlemekteki sabrımı, saflığımı kötüye kullandı.' -H. R. Gürpınar.

75 görüntülenme

mermer gibi

beyaz, parlak, sert, sağlam ve pürüzsüz.

75 görüntülenme

karanlıkta göz kırpmak

bir şeyi anlatmak isterken karşısındakinin anlayamayacağı bir işarette bulunmak veya bir söz söylemek.

75 görüntülenme

para dökmek (akıtmak)

çok para harcamak: 'Avuç avuç bu fettan kadına para dökerler de doktora on kuruş vermeyi çok görürler.' -E. İ. Benice.

75 görüntülenme

serbest bırakmak

1) tutuklu veya gözaltında bulunan birini serbest, özgür duruma getirmek, tahliye etmek: Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bıraktık. 2) kendi düşüncesi ve iradesine göre davranmasına izin vermek: 'Akli muvazenesi pek sağlam bulunmadığı için serbest bırakıldı.' -S. F. Abasıyanık.

75 görüntülenme

yuva yapmak

1) yuva hazırlamak, yuva oluşturmak; 2) evlenmek: 'Hâlbuki genç bir kızla yuva yapmak, ölünceye kadar bahtiyar yaşamak için...' -Ö. Seyfettin.

75 görüntülenme

bir ben, bir de Allah bilir

'çok sıkıntı içindeyim' anlamında kullanılan bir söz: 'Üç aydan üç aya maaş alıyoruz. Üç ayın sonunu nasıl bulduğumuzu bir biz biliriz, bir de Allah bilir.' -M. Yesari.

75 görüntülenme

kıçını yırtmak

kaba 1) bağırıp çağırmak; 2) bütün gücünü kullanarak uğraşmak.

75 görüntülenme