En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

altın adını bakır etmek

kötü işler yaparak temiz ve parlak ününü karartmak.

101 görüntülenme

(birinin) sırtını yere getirmek

1) güreşte hasmı sırtüstü yere yatırarak yenmek; 2) üstün gelmek.

101 görüntülenme

boynuna geçirmek

bir şeyi kendine mal etmek, zimmetine geçirmek.

100 görüntülenme

farz olunmak

varsayılmak: 'Vapurun kahvecisi Kefalonyalı denilen ve kötü bir insan farz olunan biriydi.' -Y. K. Beyatlı.

100 görüntülenme

damdan düşercesine

birdenbire ve yersiz olarak: 'Baba çocuğunun bu damdan düşercesine cevabına kızdı.' -İ. H. Baltacıoğlu.

100 görüntülenme

cihana gelmek

1) doğmak; 2) mec. meydana gelmek, ortaya çıkmak.

100 görüntülenme

(birinin) karşısına geçmek

1) karşı düşünceye katılmak; 2) karşı partiye, gruba gitmek.

100 görüntülenme

andını bozmak

andına uymamak, andına aykırı davranmak.

100 görüntülenme

dona çekmek

hava, suları donduracak derecede soğumak.

100 görüntülenme

geri çekilmek

karıştığı bir işi sürdürmekten veya sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.

100 görüntülenme

pas açmak

bir şeyin pasını giderip parlatmak.

100 görüntülenme

fetva çıkarmak

esk. belli bir konuda dinî hukuk kurallarına göre izin almak: 'Şimdi müftüye gideceğim, fetva çıkarıp senden boşanacağım.' -A. Gündüz.

100 görüntülenme

kırmızı kart göstermek

sp. 1) oyundan çıkarma cezasına çarptırmak; 2) mec. ciddi bir biçimde uyarmak; 3) mec. dışlamak.

100 görüntülenme

kumpas kurmak

gizli bir iş, hile, düzen hazırlamak: 'Üç kişi burada gizli gizli ne kumpaslar kuruyorsunuz bakayım?' -O. C. Kaygılı.

100 görüntülenme

adımlarını açmak

yürürken hızlanmak.

100 görüntülenme

aralık vermek

1) yeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak; 2) harfler veya satırlar arasında boşluk bırakmak.

100 görüntülenme

sürpriz yapmak

birini, beklenmedik, şaşırtan, sevindiren veya üzen bir olayla karşılaştırmak.

100 görüntülenme

saçak öpmek

tar. sarayda bayramlaşma törenine katılan büyükler, padişahın tahtından sarkıtılmış halı saçaklarını öpmek.

100 görüntülenme

tozdan dumandan ferman okunmamak

ortalık çok karışık olmak.

100 görüntülenme

yorgun düşmek

çok yorulmak, bitkin duruma gelmek: 'Ben de uykusuzluktan yorgun düşmek üzereyim, yatacağım.' -R. H. Karay.

100 görüntülenme

duman vermek

1) çok duman çıkarmak; 2) mec. ortalığı karıştırmak: 'Sonra sen gazetende istediğin gibi ver dumanı.' -A. İlhan.

100 görüntülenme

katakulliye gelmek

tuzağa düşmek.

100 görüntülenme

aylak adam işidir

'işsiz güçsüz adama uygun bir iştir' anlamında kullanılan bir söz.

100 görüntülenme

tribünlere oynamak

iş yapmadığı hâlde kendini iş yapıyor gibi göstermek.

100 görüntülenme

vicdan azabı çekmek (duymak)

istenilmeden veya bilinçsizce yapılan kötü bir işten dolayı üzülmek, pişmanlık duymak.

100 görüntülenme

içine işlemek

duygulanmak, etkilenmek, dokunmak: 'Kızın pembe beyaz yanakları, simsiyah kaşı, gözü içine işlemişti.' -O. Kemal.

100 görüntülenme

başını gözünü yarmak

bir işi kötü yapmak, bir işi istenildiği gibi yapmamak.

100 görüntülenme

pazara çıkarmak

satılığa çıkarmak.

100 görüntülenme

kıyamete kadar

dünya durdukça, uzun süre: 'Senin minimini elinden yediğim tokadın acısını yüzümde kıyamete kadar duyacağım.' -A. N. Asya.

100 görüntülenme

ortaya atmak

söylemek, ileri sürmek: 'İşte bu söz üzerinedir ki Servet Bey, apartmana çıkmak emelini ciddi bir tasavvur hâlinde ortaya atmıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

100 görüntülenme