En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

tribünlere oynamak

iş yapmadığı hâlde kendini iş yapıyor gibi göstermek.

75 görüntülenme

eksik etmemek

her zaman bulundurmak: 'Sağ gözünden, güneş vurdukça sağa sola yansıyan tek gözlüğünü eksik etmezdi.' -A. İlhan.

75 görüntülenme

başını gözünü yarmak

bir işi kötü yapmak, bir işi istenildiği gibi yapmamak.

75 görüntülenme

başını kaldırmamak (kaldıramamak)

1) bir işi aralıksız sürdürmek; 2) iyileşememek, yataktan çıkamamak.

75 görüntülenme

ortaya balgam atmak

kaba bir iş kıvamındayken, biri herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek: 'Belki Tayfur'a gönlüm vardır diye ortaya balgam atıyor.' -S. M. Alus.

75 görüntülenme

sadakat göstermek

bağlı kalmak: 'Eserin aslına fevkalade sadakat gösterilmiş olması da ayrıca kayda şayandır.' -A. H. Çelebi.

75 görüntülenme

viraj almak

virajı dönmek: 'Memur, geç işareti verince gaza bastı ve virajı umduğundan güzel aldı.' -H. Taner.

75 görüntülenme

viraneye çevirmek

yıkıntı durumuna getirmek.

75 görüntülenme

ifrat tefritte kalmak (bulunmak)

herhangi bir konuda çok ileri gitmek veya geride kalmak.

75 görüntülenme

yüz surat davul derisi (mahkeme duvarı)

tkz. utanması olmayanlar için söylenen bir söz.

75 görüntülenme

fil dişi kuleden bakmak

herkesi küçümseyip kendini farklı görmek.

75 görüntülenme

ardı kesilmemek

arkası gelmemek, tükenmemek: Gidiş gelişin ardı hiç kesilmiyor.

75 görüntülenme

çene yormak

boşuna söyleyip durmak.

75 görüntülenme

ifrata vardırmak

bir şeyin ölçüsünü kaçırmak.

75 görüntülenme

kıyıya atmak

karaya çıkartmak veya sürüklemek: 'Sular, sandalı kıyıya atıyordu.' -R. H. Karay.

75 görüntülenme

pençe vurmak

1) pençelemek; 2) ayakkabıya pençe çekmek.

75 görüntülenme

kuşku uyanmak

kuşku oluşmak: 'Fakat bu mektubun yazısı önceki gün gelen zarf üzerindeki yazıya çok benzediği için genç adamın yüreğinde bir kuşku uyanıyor.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

75 görüntülenme

eşeğin kuyruğu gibi

her zaman aynı durumda kalan, hiç değişikliğe uğramayan: 'Benim aylığım eşeğin kuyruğu gibi ne kısalır ne uzar.' -M. İzgü.

75 görüntülenme

içini ezmek

üzüntüsünü, sıkıntısını duymak: 'Şimdi duyduğum suçluluğa karışan özlem içimi eziyor.' -E. Bener.

75 görüntülenme

ayrı baş çekmek

topluluktan ayrılıp kendi başına iş yapmak.

75 görüntülenme

saf değiştirmek

başka bir gruba katılmak.

75 görüntülenme

tövbeler olsun! (tövbesi!)

bir kimsenin herhangi bir işten çok pişman olarak tekrarlamama kararı aldığını anlatan bir söz: 'Geyik çekti bizi kendi dağına / Tövbeler tövbesi geyik avına' -Halk türküsü.

75 görüntülenme

içini kemirmek

bir üzüntüden rahatsızlık duymak, tedirgin olmak.

75 görüntülenme

kavga kopmak (patlamak)

dövüş başlamak: 'Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu.' -F. R. Atay. 'Su yolunda tuğlacılarla konducular arasında kavga patladı.' -L. Tekin.

75 görüntülenme

taşa tutmak

1) üst üste taş atmak, aralıksız taşlamak: 'Sokaktan her geçişinde çocuklar taşa tutarlardı onu, canını yakmanın bir yolunu bulurlardı.' -T. Uyar. 2) tek. zımparalamak amacıyla çok hızla dönen bileği taşına hafifçe dokundurmak, pürüzlerini almak, düzgünleştirmek.

75 görüntülenme

başının derdine düşmek

başka bir şeyle ilgilenmeyecek kadar sıkıntılı durumda bulunmak.

75 görüntülenme

kuşun kanadıyla haber salmak

en hızlı bir biçimde haber vermek: 'Görürseniz, duyarsanız kuşun kanadıyla haber salın demedik mi?' -M. İzgü.

75 görüntülenme

şakakları ağarmak (beyazlanmak)

yaşlanmak: 'Ben o eski adam değilim, şakaklarım nasıl beyazlanmış, görmüyor musun?' -Y. K. Karaosmanoğlu.

75 görüntülenme

sıska olmak

1) karın boşluğuna su dolarak karnı şişmek; 2) aşırı zayıf olmak.

75 görüntülenme

vuku bulmak

olmak, meydana gelmek: 'İstiyorum ki binlerce yıldızcık parlasın, göz alıcı bir fiziki hadise vuku bulsun!' -R. H. Karay.

75 görüntülenme