En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

benden günah gitti

benden söylemesi.

73 görüntülenme

izinli çıkmak

izin alarak belli bir süre için bir yerden ayrılmak: 'İlk bakışta bana izinli çıkmış bir hasta bakıcı gibi göründü.' -R. N. Güntekin.

73 görüntülenme

dikkatini toplamak

duygu ve düşünceyi bir konu veya yapılan iş üzerinde yoğunlaştırmak: 'Dikkatini topladı, yürüyen insanlara daha bir titizlikle bakmaya başladı.' -O. Aysu.

73 görüntülenme

koltuğa girmek

evlenmek: 'Nihayet sonbaharın yağmurlu, serin bir günü koltuğa giriyorum.' -Ö. Seyfettin.

73 görüntülenme

görmezlikten gelmek

görmemiş gibi davranmak: 'Kibirli değildi, bayağı bir saldırıyı görmezlikten gelecek kadar.' -R. Mağden.

73 görüntülenme

boğaz boğaza gelmek

zorlu kavga etmek: 'Birbiriyle boğaz boğaza gelen okul çocuklarını, Samet'in varlığı bugünlerde tek bir vücut gibi bir araya toplayabilirdi.' -H. E. Adıvar.

73 görüntülenme

ne olacak!

ne değeri var, önemi yok.

73 görüntülenme

yetti artık (gayrı)

bir olaydan veya sözden aşırı derecede sıkıntı duyulduğunu anlatan bir söz.

73 görüntülenme

serseme çevirmek

sersem etmek.

73 görüntülenme

düz duvara tırmanmak

çocuk, çok yaramazlık yapmak.

73 görüntülenme

umudu kırılmak

bir şeyin artık gerçekleşemeyeceği inancına varmak: 'Umudu kırılınca boynu bükük, ahıra, ineği sağmaya indi.' -H. E. Adıvar.

73 görüntülenme

sana yalan, bana gerçek

'söylediğim şeyi sen bilmiyorsun ancak doğrudur, ben biliyorum' anlamında kullanılan bir söz.

73 görüntülenme

soğukkanlı olmak

kolayca, öfke, telaş ve heyecana kapılmamak: 'Önce ince manevralar denedi ama soğukkanlı olamadığı için göze çarpıyordu.' -R. Mağden.

73 görüntülenme

görücülüğe gitmek

evlenmek isteyen erkek için kız görmeye gitmek.

73 görüntülenme

dile dolamak

bir şeyi veya konuyu sık sık tekrar etmek.

73 görüntülenme

lafa boğmak

bir konu üzerinde konuşulurken ilgisiz, gereksiz ve anlamsız bir biçimde söz edip asıl konuyu değiştirmek, unutturmak, karıştırmak.

73 görüntülenme

ne yaparsın (yapmalı) ki

ne çare ki.

73 görüntülenme

zangır zangır titremek

aşırı bir biçimde titremek.

73 görüntülenme

edebiyat yapmak

bir konu üzerinde gereksiz yere süslü sözler söylemek: 'Biz edebiyat yapmıyoruz, gazetecilik ediyoruz, modern gazetecilik!' -M. Ş. Esendal.

73 görüntülenme

ileri varmak

ileri gitmek.

73 görüntülenme

teker meker yuvarlanmak

1) döne döne yuvarlanmak; 2) iyi durumda olan bir kişi durumunu birdenbire yitirmek.

73 görüntülenme

imeceye girmek

imece yoluyla yapılacak çalışmaya katılmak: 'Gençlerle imeceye girme gücü yitirilmediği sürece yaşlanmanın ertelenebileceğini kanıtladı.' -A. Cemal.

73 görüntülenme

ne yazar

argo hükmü olur mu? değeri var mı? 'Tut ki para babası olduk, kültür ve sanat alanında bir karış yol alamazsak bütün bunlar ne yazar?' -H. Taner.

73 görüntülenme

tekerine (tekerinin önüne) taş koymak

tekere çomak sokmak: 'Kırıp geçirmeye niyet etmişti ama ah bu kadın, gene tekerine taş koymuştu.' -O. Kemal. 'Doğrudur dedik herife, tekerimizin önüne taş koyma dedik, anlatamadık.' -K. Korcan.

73 görüntülenme

usançlık getirmek

iyice bıkmak, tamamen usanmak: 'Üzüntüyle usançlık getirip işinden soğumasın!' -M. Ş. Esendal.

73 görüntülenme

mesaj bırakmak

yazı veya sözle bilgi vermek: 'Giderken ona bir mesaj bırakmamış, haber de vermemiş.' -A. Ş. Hisar.

73 görüntülenme

(birinin, bir işin) ardına (arkasına) düşmek

arkasından gitmek, peşini bırakmamak: 'Muhatabı da olmayan gecikmiş hesapların ardına düşüyordu.' -M. Mungan.

73 görüntülenme

lafı değiştirmek

başka konuyu dile getirmek, başka bir şeyden söz etmek: 'Bu meslekte neler gördük biz diye yuvarlayarak lafı değiştiriyorum.' -A. Ümit.

73 görüntülenme

sevk etmek

1) göndermek, götürmek; 2) mec. sürüklemek, itmek: 'Burada başka bir olay anlatacağım ki bu, Türk'ü şuuraltı bir kuvvetle İstiklal Savaşı'na sevk eden amillerin biridir.' -H. E. Adıvar.

73 görüntülenme

lafı döndürüp dolaştırmak

sözü uzatmak: 'Her söyleşisinde lafı döndürüp dolaştırmasından bıkmışlardı.' -M. Mungan.

73 görüntülenme