En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

iyisi mi

yapılacak olanın en doğrusu, en uygun olanı: 'İyisi mi, yüz vermemeli ve hatta danslara iştirak etmesine müsaade etmemeli, demiş.' -R. N. Güntekin.

73 görüntülenme

ağzı dili bağlanmak

herhangi bir sebeple konuşamaz olmak.

73 görüntülenme

sipariş almak

bir şeyin yapılması veya gönderilmesi kendisine ısmarlanmak.

73 görüntülenme

gemi gezmek

den. dış etkiler yüzünden gemi rota çizgisinden ayrılıp sancak veya iskele yönüne ilerlemek.

73 görüntülenme

dünyaya getirmek

doğurmak: 'Hayriye Hanım yedi gün evvel ilk çocuğunu dünyaya getirmiştir.' -R. N. Güntekin.

73 görüntülenme

ciğerimin köşesi

1) çok sevdiğim: 'Oturmuş kumar oynar / Ah ciğerimin köşesi' -Halk türküsü. 2) çok sevgili evladım.

73 görüntülenme

kampa girmek

genellikle yarışma öncesi, yarışmaya gerektiği gibi hazırlanmak.

73 görüntülenme

ne çıkar

1) ne zararı var? 'Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar?' -M. Ş. Esendal. 2) bir sonuç vermez; 3) nasıl bir yarar umulur?

73 görüntülenme

sipere yatmak

siper içine saklanmak, gizlenmek: 'Çatın arkadaşlar da atları çatın / Kurşun bizi tutuyor sipere yatın' -Halk türküsü.

73 görüntülenme

gözü açık olmak

fırsattan yararlanmak, kurnazca davranmak.

73 görüntülenme

çifte vurmak

çiftelemek.

73 görüntülenme

öküz gibi bakmak

karşısındakini rahatsız edercesine bakmak.

73 görüntülenme

şekerleme yapmak

kısa bir süre uyumak, kestirmek.

73 görüntülenme

tecahülüarifaneden gelmek

bilmez gibi davranmak.

73 görüntülenme

çil yavrusu gibi dağılmak

toplu olarak bulunan insanların her biri bir yana dağılmak: 'Çocuklar çil yavrusu gibi dağıldılar, biz de baştaki boş çadıra gittik.' -O. C. Kaygılı.

73 görüntülenme

plan kurmak

1) bir amacı gerçekleştirecek şeyleri düşünmek, tasarlamak: 'Yukarıdaki hizmetçisini karşısına almış, plan kuruyordu.' -E. E. Talu. 2) mec. bir düzen hazırlamak.

73 görüntülenme

yerle yeksan etmek

yerle bir etmek.

73 görüntülenme

perde çekmek

1) bir şeyin önüne perde germek; 2) gözlemek, örtmek.

73 görüntülenme

kolaçan etmek

1) çevrede olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak: 'Çevremizi bir kolaçan edelim hele nerde olduğumuzu iyice anlayalım.' -T. Oflazoğlu. 2) bir şeye öğrenmek amacıyla kısaca bakmak, göz atmak.

73 görüntülenme

hanumanını yıkmak

ocağını yıkmak, evini barkını dağıtmak: 'Bu oğlan hanumanımı yıkar benim, derdi.' -R. N. Güntekin.

73 görüntülenme

zam görmek

1) fiyatı artmak: Ekmek iki ayda üç defa zam gördü. 2) ücreti artmak.

73 görüntülenme

hoşbeş etmek

sohbet etmek: 'Birkaç köylü ile hoşbeş ettim.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

73 görüntülenme

pestile çevirmek

çok yormak.

73 görüntülenme

Hanya'yı Konya'yı anlamak (bilmek, görmek)

bir işin gerçek yönünü anlayarak aklı başına gelmek, akıllanmak.

73 görüntülenme

garanti vermek

güvence altına almak: 'Bu konuda size bütün ciddiyetimle garanti verebilirim.' -M. Yesari.

73 görüntülenme

politika gütmek

politika izlemek.

73 görüntülenme

gönlüne girmek

kalbine girmek.

73 görüntülenme

bembeyaz kesilmek (olmak)

beklemediği bir durum karşısında beti benzi atmak.

73 görüntülenme

poliçe çekmek

bir müşteriye ödeme yapması için bildiride bulunmak.

73 görüntülenme

keli körü toplamak

işe yaramaz kimseleri toplamak.

73 görüntülenme