En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

boğazını doyurmak

karın doyurmak.

73 görüntülenme

şimşek çakmak

şimşek oluşmak: 'Üst üste birkaç şimşek çakıyor.' -A. İlhan.

73 görüntülenme

yalaz yalaz yanmak

yüksek ateş içinde bulunmak: 'Kendisinin bizzat itiraf ettiği gibi yalaz yalaz yanıyordu.' -E. E. Talu.

73 görüntülenme

örs ve çekiç arasında kalmak

aynı derecede güçlü ve zorlu iki kişi veya düşünce arasında bulunmak: 'Bana örs ve çekiç arası bir durumda kaldığından yakınmıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

73 görüntülenme

geçinmeye gönlü olmamak

herhangi bir konuda isteksizliğini belli etmek.

73 görüntülenme

sona ermek

son bulmak: 'Dağın patlatılması sona erince dolgu başlayacaktı.' -A. Kulin.

73 görüntülenme

sonuç almak

1) bir işi bitirmek, sonuçlandırmak; 2) istenilen sonuca ulaşmak, verim almak: Görüşmelerden sonuç alınamadı.

73 görüntülenme

pusuya yatmak

pusuda beklemek: 'Sakarya galibiyeti, o güne kadar pek farkına varılmayan korkunç bir düğümün çözülmesine, sinmiş, pusuya yatmış kuvvetlerin meydana çıkmasına yol açmıştı.' -T. Buğra.

73 görüntülenme

uykusu başına sıçramak

1) uyuyamadığı için sersemleşmek; 2) uykusunu iyi alamadığından hırçınlaşmak: 'Eğer bu patırtıdan, ikinci uykusu başına sıçrayan imam aşağı koşmasa iki kadın, avluda, saç saça, baş başa dövüşeceklerdi.' -H. E. Adıvar.

73 görüntülenme

sonu gelmek

bitmek, tükenmek, yok olmak, ölmek.

73 görüntülenme

bok yedi başı

kaba burnunu her işe sokan, her işe karışan.

73 görüntülenme

at pazarında eşek osurtmuyoruz!

kaba söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir söz.

73 görüntülenme

hizmetinde olmak

birinin yanında çalışmak, işlerini yapmak.

73 görüntülenme

kopya vermek

sınavda sorulara cevap vermesi için bir kimseye gizlice yardımda bulunmak: 'Lisede de başkalarına kopya verirken yakalanır, ikmale kalırdın.' -N. Hikmet.

73 görüntülenme

çekiye gelmez

ölçüsüz derecede çok veya büyük.

73 görüntülenme

yan basmak

1) bir işte aldanmak; 2) dürüst davranmamak, kaypaklık etmek.

73 görüntülenme

söz işitmek

laf işitmek.

73 görüntülenme

gözünü üstünden ayırmamak

sürekli denetim altında bulundurmak: 'Buna rağmen, bir şey yakalamak ümidiyle gözünü üstünden ayırmadığını hissediyordu.' -R. N. Güntekin.

73 görüntülenme

uykuya yatmak

uyumak için yatmak.

73 görüntülenme

kötü kötü düşünmek

üzüntülü düşüncelere dalmak: 'Ben başladım kötü kötü düşünmeye.' -N. Hikmet.

73 görüntülenme

cebir kullanmak

bir işi yaptırmak için zora başvurmak.

73 görüntülenme

gözünü yummak

1) gözünü kapamak; 2) mec. ölmek: 'Atatürk, o zaman için çaresiz bir hastalıktan gözünü yumduğu sırada altmışına basmamıştı.' -B. Felek.

73 görüntülenme

meydan (birine veya bir şeye) kalmamak

fırsat bulamamak: 'Bu beladan kurtulabilmek için bir çare düşünmeye meydan kalmadan Ali, bir gece kasabaya girdi.' -M. Ş. Esendal.

73 görüntülenme

kadeh kaldırmak

herhangi birini veya bir şeyi onurlandırmak için içmeden önce kadehleri yukarı kaldırmak: 'Localarda kadınlar erkekler, kadeh kaldırıyorlar, gülüşüyorlardı.' -N. Cumalı.

73 görüntülenme

ağzının payını (ölçüsünü) almak

verilen karşılıkla bir kimseye söylediğine veya yaptığına pişman olmak.

73 görüntülenme

cehennemi boylamak

sevilmeyen bir kimse ölmek.

73 görüntülenme

vido çekmek

oyundaki kazanılacak sayıyı veya parayı iki katına çıkarmayı teklif etmek.

73 görüntülenme

kafası dumanlanmak

1) çok dalgın olmak; 2) sarhoş olmak: 'Saz, söz başlasın, içki ile kafalar iyice dumanlansın, cümbüş tam kıvamını bulsun.' -H. R. Gürpınar. 3) esrar içmiş olmak.

72 görüntülenme

zihnini toplamak

kendine gelmek, sağlıklı düşünmeye başlamak: 'Vehibe benden önce zihnini toplayarak cevap verdi.' -H. R. Gürpınar.

72 görüntülenme

minnet altında kalmamak

birinin iyiliğine karşı kendini borçlu durumdan kurtarmak için karşılık olarak bir iyilikte bulunmak.

72 görüntülenme