En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

boğazını sevmek

yiyip içmeye düşkün olmak.

98 görüntülenme

beti benzi atmak (solmak, uçmak, kül kesilmek, kireç kesilmek)

herhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.

98 görüntülenme

beti benzi kalmamak

yüzü sararıp solmak: 'Müşterim bu sesi duyunca arabayı durdurdu. Beti benzi kalmadı. Eli ayağı titremeye başladı.' -H. R. Gürpınar.

98 görüntülenme

gelinliği tutmak

gelinlik etmek.

98 görüntülenme

beynini dağıtmak

öldürmek.

98 görüntülenme

el arı düşman gayreti

'dosta düşmana karşı küçük düşmemek için çaba gösterme' anlamında kullanılan bir söz.

98 görüntülenme

horon vurmak

horon oyununu oynamak.

98 görüntülenme

cehennemin bucağı (dibi)

çok uzak yer: 'Var git de ne hâlin varsa gör! Cehennemin dibine kadar yolun var!' -N. Hikmet. '... inerseniz çok büyük sevaba girmiş olursunuz. Yoksa bilirsiniz ki ben, cehennemin bucağı olsa giderim...' -O. C. Kaygılı.

98 görüntülenme

ıslık çalmak

'ıslık' sesi çıkarmak: 'Laf atmalar, ıslık çalmalar, kavgaya tutuşmalar gün boyu sürüp gitti.' -L. Tekin.

97 görüntülenme

gönlü akmak

birine karşı güçlü sevgi duymak: 'Bu delikanlının kıza, bu kızın delikanlıya gönlü akınca insanın yüreği kabarıyor.' -R. N. Güntekin.

97 görüntülenme

disipline girmek

disiplinli bir biçimde yaşamaya başlamak: 'İnsan hoşlandığı işte hamaratlaşıyor, gerekli disipline farkına bile varmadan giriyor.' -R. Erduran.

97 görüntülenme

dut gibi olmak

1) çok sarhoş olmak; 2) utanmak, mahcup olmak.

97 görüntülenme

iflas etmek

1) bir kimse veya kuruluş için mahkeme kararıyla anaparasını yitirdiği açıklanmak, batmak: 'Ayna ithal edermiş, sonra iflas etmiş, az buçuk oynatmış.' -S. F. Abasıyanık. 2) mec. düşünce, iddia, tez, kimse vb. yenilgiye uğramak, değeri düşmek.

97 görüntülenme

al aşağı vur yukarı

çekişe çekişe pazarlık yapılırken söylenen bir söz.

97 görüntülenme

fikir edinmek

kanaat sahibi olmak: 'Ama ben, bir kitap üzerine bir fikir edinmek istedim mi o kitabı kendim okurum.' -N. Ataç.

97 görüntülenme

ardını almak (getirmek)

bitirmek, tamamlamak.

97 görüntülenme

al sana bir ... daha

yeni bir aksilik olduğunda bezginlik bildirmek için 'işte' anlamında kullanılan bir söz: 'Al sana bir hayal kırıklığı daha!' -A. Erhat.

97 görüntülenme

ders yapmak

1) sınıfta belli bir programa bağlı olarak herhangi bir konuyu işlemek; 2) sınıfta verilen ödevi daha sonra yapmak.

97 görüntülenme

ayvaz, kasap hep bir hesap

hlk. 'ha öyle ha böyle, ikisi de bir' anlamında kullanılan bir söz.

97 görüntülenme

çengel atmak

bir konuya taraftar toplama girişiminde bulunmak.

97 görüntülenme

başsız bırakmak

1) yöneticisiz bırakmak; 2) büyüğünü yitirmesine sebep olmak.

97 görüntülenme

esarette kalmak

uzun süre esir olarak bulunmak.

97 görüntülenme

çıbanın başını koparmak

ağır bir sorunun patlak vermesine yol açmak.

97 görüntülenme

fiyaka satmak (sökmek)

argo gösteriş yapmak, caka yapmak, çalım satmak: 'Okula gidiyor diye fiyaka söküyor bize.' -O. Kemal.

97 görüntülenme

fiyat kırmak

fiyatı düşürmek, fiyatı indirmek.

97 görüntülenme

hâli harap olmak

bitkin, perişan olmak, kötü duruma düşmek: Sınıfı geçmezse hâli haraptır.

97 görüntülenme

arkasına almak

1) sırtına yüklemek, taşımak; 2) mec. desteğini sağlamak.

97 görüntülenme

dünyadan el etek (elini eteğini) çekmek

bir kenara çekilip çevresiyle ilgisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmamak, dünya işleriyle ilgilenmez olmak: 'Yedi saatlik evliler, şimdiden mi dünyadan el etek çekiyor?' -N. F. Kısakürek.

97 görüntülenme

esrar çekmek

esrar içmek.

97 görüntülenme

canciğer olmak

birbiriyle çok yakın arkadaş olmak: 'Birbirinizin yüzüne karşı canciğer olursunuz fakat sekiz on adım ayrıldığınız gibi başka birine mükemmel çekiştirirsiniz.' -R. N. Güntekin.

97 görüntülenme