En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kafası dumanlanmak

1) çok dalgın olmak; 2) sarhoş olmak: 'Saz, söz başlasın, içki ile kafalar iyice dumanlansın, cümbüş tam kıvamını bulsun.' -H. R. Gürpınar. 3) esrar içmiş olmak.

72 görüntülenme

zihnini toplamak

kendine gelmek, sağlıklı düşünmeye başlamak: 'Vehibe benden önce zihnini toplayarak cevap verdi.' -H. R. Gürpınar.

72 görüntülenme

minnet altında kalmamak

birinin iyiliğine karşı kendini borçlu durumdan kurtarmak için karşılık olarak bir iyilikte bulunmak.

72 görüntülenme

okumayı sökmek

okula yeni başlayan öğrenci, verilen eğitim sonrası okumaya başlamak, okuma becerisini kazanmak.

72 görüntülenme

keleklik etmek

görgüsüzlük, bilgisizlik nedeniyle karşısındakinin gerçek amacını anlayamamak.

72 görüntülenme

sesini kısmak

sesini alçaltmak.

72 görüntülenme

beşiklik etmek

beşiklik görevini yapmak: 'Anadolu bugünkü Türklerin vatanı olmadan önce, sayısız topluma beşiklik etmiştir.' -C. Uçuk.

72 görüntülenme

disipline girmek

disiplinli bir biçimde yaşamaya başlamak: 'İnsan hoşlandığı işte hamaratlaşıyor, gerekli disipline farkına bile varmadan giriyor.' -R. Erduran.

72 görüntülenme

kopup gelmek

uzak bir yerden ayrılarak gelmek.

72 görüntülenme

manaya gelmek

anlam bildirmek.

72 görüntülenme

(birinin) ocağına düşmek

birine koruması için sığınmak veya yardım etmesi için yalvarmak: 'Hanımefendi, gençliğin kadrini biliniz... Ocağınıza düştük.' -P. Safa.

72 görüntülenme

kırklara karışmak

bir kimse artık ortalarda görünmez olmak.

72 görüntülenme

yem kestirmek

yolda durup hayvanlara yem yedirmek.

72 görüntülenme

suyuna tirit

baştan savma, değersiz, özensiz.

72 görüntülenme

bir bu eksikti

sıkıntılı bir durum varken bir yenisinin çıkması üzerine söylenen bir söz.

72 görüntülenme

emekliye ayırmak (çıkarmak, çıkartmak)

kanuna göre aylık bağlayarak bir görevliyi görevinden ayırmak: 'Size bir fenalık edebilir, sizi işinizden attırır, vekâlet emrine alır, vakitsiz emekliye çıkartabilir.' -H. Taner.

72 görüntülenme

vicdan azabı çekmek (duymak)

istenilmeden veya bilinçsizce yapılan kötü bir işten dolayı üzülmek, pişmanlık duymak.

72 görüntülenme

sırt sırta vermek

iş birliği yapmak: 'Sırt sırta verip bitiririz bu işi.' -İ. O. Anar.

72 görüntülenme

eriyip bitmek

üzüntü ve sıkıntıdan çok zayıflamak: 'O zaman da ben kahır yüzünden eriyip bitmiş olacağım.' -P. Safa.

72 görüntülenme

eteğiyle mum söndürmek

uygun olmayan biçimde iş yapmak, sakar olmak, üstünkörü davranmak.

72 görüntülenme

tirit gibi

yerinden kımıldayamayacak kadar ihtiyar (kimse).

72 görüntülenme

ardını almak (getirmek)

bitirmek, tamamlamak.

72 görüntülenme

perdelerini kapamak

tiyatro tamamen kapanmak.

72 görüntülenme

sıskası çıkmak

çok zayıflamak, sıskalaşmak.

72 görüntülenme

al sana bir ... daha

yeni bir aksilik olduğunda bezginlik bildirmek için 'işte' anlamında kullanılan bir söz: 'Al sana bir hayal kırıklığı daha!' -A. Erhat.

72 görüntülenme

çenesini kapatmak

susturmak.

72 görüntülenme

emekliye sevk etmek

emekliye ayırmak: 'Bayanı emekliye sevk ederek kendisinin evleneceğini söyledi.' -R. N. Güntekin.

72 görüntülenme

ayvaz, kasap hep bir hesap

hlk. 'ha öyle ha böyle, ikisi de bir' anlamında kullanılan bir söz.

72 görüntülenme

perişanlık vermek

perişan duruma getirmek, perişan etmek: 'Kaç defa deve kafilelerinin bir at sesi yüzünden ortalığa perişanlık verdiğine rast geldim.' -F. R. Atay.

72 görüntülenme

başsız bırakmak

1) yöneticisiz bırakmak; 2) büyüğünü yitirmesine sebep olmak.

72 görüntülenme