En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

nazar değmek

göz değmek.

72 görüntülenme

yadigâr bırakmak

hatırlanmak için arkasında bir kimseyi veya bir nesneyi bırakmak: 'Duvarlar, hattat sütbabamın yadigâr bıraktığı levhalarla süslenmişti.' -Ö. Seyfettin.

72 görüntülenme

sahneye çıkmak

1) tiyatro, müzik vb. sanatçılar için sanatını izleyici önünde uygulamak, göstermek: 'Türk kızı, orada sahneye çıktı ilk defa.' -Y. Z. Ortaç. 2) mec. kullanılmak, görünmek, ortaya çıkmak: 'Almanca yanında ara sıra Hırvatça da sahneye çıkıyor.' -F. R. Atay.

72 görüntülenme

öne sermek

ortaya koymak, meydana çıkarmak, göstermek: 'Yendiğimiz orduların bize üstün gelişi, bu çok acı hakikati önümüze serdi.' -O. S. Orhon.

72 görüntülenme

itibar görmek

1) sayılmak, kendisine değer verilmek: 'Bütün satıcılar onu tanıdık bir yüzle karşılıyorlardı ve her yerde aşırı bir itibar görüyorduk.' -K. Bilbaşar. 2) aranmak, istenmek.

72 görüntülenme

tavşanı araba ile avlamak

işini telaşsız ve soğukkanlılıkla görmek.

72 görüntülenme

kamburunu çıkarmak

insan, kedi vb. sırtını tümsek duruma getirmek.

72 görüntülenme

nazına katlanmak

istenen her şeyi hangi durumda olursa olsun yerine getirmek: 'Cemal Paşa, gençlik akımı içinde hatırı sayılır olduğunu bildiği için sonuna kadar Halide Hanım'ın nazına katlandı.' -F. R. Atay.

72 görüntülenme

(biriyle, bir şeyle) ilişiği olmamak

bağlantısı olmamak.

72 görüntülenme

cepten vermek

kendi kesesinden, kendi malından ödemek: 'Kâğıt parasını oyuna başlamadan peşinen cepten vereceğiz.' -K. Tahir.

72 görüntülenme

kitapta yeri olmak

din veya yasa kitaplarında bulunmak, konusu geçmek.

72 görüntülenme

şart şurt tanımamak

kendini hiçbir şarta bağlı saymamak.

72 görüntülenme

yerinde olmak

1) uygun olmak; 2) tamam olmak, iyi durumda bulunmak.

72 görüntülenme

dünyaya gelmek

insan, doğmak: 'Sonunda ne kadar istedilerse de erkek çocukları dünyaya gelmedi.' -N. Cumalı.

72 görüntülenme

kamp kurmak

kamp için kalınacak yerde gerekli düzeni sağlamak.

72 görüntülenme

memede olmak

henüz meme ile beslenmek.

72 görüntülenme

sakalı saydırmak

saygınlıktan düşmek.

72 görüntülenme

badem gibi

taze ve gevrek (salatalık).

72 görüntülenme

(biriyle) merhabayı kesmek

biriyle ilgisini kesmek.

72 görüntülenme

oruç yemek

oruç tutmamak.

72 görüntülenme

heyecan vermek

heyecan duymasına sebep olmak: 'Göz kamaştırıcı bir mücevher, kuyumcuya heyecan verir.' -S. Ayverdi.

72 görüntülenme

belasını bulmak

hak ettiği cezayı görmek: 'Hâlime dünya acıyor, rakiplerim de belasını buldu diye seviniyor.' -R. H. Karay.

72 görüntülenme

piyasa etmek

dolaşmak: 'Akşamları böyle kapı önünde piyasa eder.' -R. N. Güntekin.

72 görüntülenme

zafiyet geçirmek

zayıflayıp iyice kuvvetten düşmek: 'Hastalığı için, ciğerleri zayıf düşmüş, zafiyet geçiriyor, demişlerdi doktorlar.' -A. Kulin.

72 görüntülenme

iğne ipliğe dönmek

çok zayıflamak: 'Sabun toprakta eridikçe insanın düşmanı da oturduğu yerde erir, iğne ipliğe dönermiş.' -R. N. Güntekin.

72 görüntülenme

bağlı kalmak

uymak, tabi olmak: 'Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma ant içerim.' -Anayasa.

72 görüntülenme

zahmete girmek (katlanmak)

zahmet etmek: 'Bu kadarcık zahmete de katlanacaksınız artık.' -A. Ümit. 'Bunun için büyük zahmetlere girmeye gerek yoktur.' -S. Birsel.

72 görüntülenme

kehribar gibi

sapsarı, koyu sarı: 'Üstelik tütünler kehribar gibiydi bu yıl.' -N. Cumalı.

72 görüntülenme

tedavi görmek (olmak)

iyileşmek amacıyla sağlık uygulamalarından geçmek: 'Birkaç kez alkol tedavisi gördü ama yararı olmadı.' -C. Külebi.

72 görüntülenme

(biri) fitili almak

birdenbire telaşlanmak, kaygılanmak, öfkelenmek.

72 görüntülenme