En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

meydan almak

esk. gelişmek, yayılmak, geniş ölçüde olmak.

72 görüntülenme

teminat altına almak

güvence altına almak.

72 görüntülenme

satıya çıkarmak

satışa çıkarmak.

72 görüntülenme

gözünün çapağını silmeden

sabahleyin uyanır uyanmaz.

72 görüntülenme

kapı aramak

ev ziyareti yapmak istemek.

72 görüntülenme

Kevser gibi

tatlı, lezzetli (içecek).

72 görüntülenme

kümeden düşmek

takımlar sonraki sezonda bir alt kümeye inmek, ligden düşmek.

72 görüntülenme

imtihan vermek

1) sınanmak; 2) tehlikeli ve zor bir durumdan zarar görmeden iyi bir sonuca ulaşmak.

72 görüntülenme

şüpheye kapılmak

şüphe duymak: 'Eski bir bakan Ankara'nın bir köşesinde bir apartman mı yaptırmış, İsmet Paşa derhâl bir haksız iktisap şüphesine kapılıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

72 görüntülenme

elaman çekmek

bezginlik gösterip yakınmak.

71 görüntülenme

üstüme (üstümüze, üstünüze) sağlık (iyilik sağlık, şifalar)

1) 'Tanrı esirgesin, üstümden uzak olsun' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü; 2) şaşma, şaşkınlık belirtmek için kullanılan bir söz; 3) kötü bir durumdan söz ederken konuşanın dinleyene söylediği iyi dilek sözü.

71 görüntülenme

sözüm yabana

sözüm meclisten dışarı.

71 görüntülenme

yargıya başvurmak

dava açmak.

71 görüntülenme

çam devirmek

karşısındakine dokunacak veya kötü bir sonuç doğuracak söz söylemek: 'Bu hoppa oğlan, karısına ne diller dökecek, ne potlar kıracak, ne çamlar devirecekti.' -H. R. Gürpınar.

71 görüntülenme

yay gibi

1) eğri: '... ama işe yaramadı, yay gibi kaşlar birbirlerine yaklaşır gibi oldular.' -T. Buğra. 2) çok gergin.

71 görüntülenme

adımını attırmamak

1) rahat davranmasını engellemek amacıyla sürekli olarak denetim altında bulundurmak; 2) bir yere girmesine engel olmak.

71 görüntülenme

kurabiye gibi

çok gevrek, ağızda dağılıveren (yiyecek).

71 görüntülenme

demediğini bırakmamak (koymamak)

birisi için kırıcı, ağır, ileri geri konuşmak.

71 görüntülenme

tozdan dumandan ferman okunmamak

ortalık çok karışık olmak.

71 görüntülenme

işi olmak

1) yapacak bir şeyi bulunmak; 2) işi istediği gibi bitirmek; 3) uğraşma zorunda olmak: Üstelik sen de buraya girmeye kalkışırsan işimiz var.

71 görüntülenme

teşebbüse geçmek

bir işi yapmak için davranmak, girişmek.

71 görüntülenme

başını kurtarmak

1) canını korumak; 2) geçimini sağlayacak bir duruma gelmek.

71 görüntülenme

kıyametler koparmak

1) bir şeye çok kızarak bağırıp çağırmak, feryat etmek: 'Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin / Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?' -M. A. Ersoy. 2) aşırı gürültülere, kargaşaya yol açmak.

71 görüntülenme

vitese takmak

motorlu taşıtlarda vites kolunu uygun duruma getirip aracı kalkışa hazır durumda tutmak.

71 görüntülenme

ayranı yok içmeye, atla (tahtırevanla) gider sıçmaya

kaba yoksulluğuna bakmadan gösteriş yapmaya kalkanların gülünçlüğünü anlatmak için kullanılan bir söz.

71 görüntülenme

(her biri başka bir) hava çalmak

her biri, birbiriyle çelişen, birbirine uymayan davranış ve düşüncede bulunmak.

71 görüntülenme

perdah çekmek

sakalı bir daha ve kıl çıkışının ters yönünde olmak üzere tıraş etmek.

71 görüntülenme

iftira atmak

iftira etmek: 'Elin nur topu gibi kızına iftira atmak doğru mu?' -A. Gündüz.

71 görüntülenme

her gördüğü sakallıyı babası sanmak

şaka görünüşe aldanmak.

71 görüntülenme

yenilik yapmak

değişiklik yapmak, değişiklik getirmek.

71 görüntülenme