En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hararet vermek

susatmak.

97 görüntülenme

imeceye girmek

imece yoluyla yapılacak çalışmaya katılmak: 'Gençlerle imeceye girme gücü yitirilmediği sürece yaşlanmanın ertelenebileceğini kanıtladı.' -A. Cemal.

97 görüntülenme

haritadan silinmek

1) bir ülke, başka devletin egemenliği altına girmek: 'Koca Rumeli, Edirne'si, Selanik'i, Manastır'ı, Yanya'sı, Kosova'sı, İşkodra'sı ile imparatorluk haritasından silinmişti.' -Y. Z. Ortaç. 2) bir yerleşim yeri savaş, deprem vb. bir olay sonunda yok olmak.

97 görüntülenme

boğazını doyurmak

karın doyurmak.

97 görüntülenme

aşı vurmak (yapmak)

bağışıklık veya tedavi amacıyla vücuda aşı vermek.

97 görüntülenme

aşinalık göstermek

ilgilenmek, tanıdığını belli etmek.

97 görüntülenme

ekmeğini çıkarmak

çalıştığı işten geçimini karşılayacak kadar kazanç sağlamak: 'Şu dünyada her birimiz alnımızın teriyle ekmeğimizi çıkarmak zorundayız.' -Halikarnas Balıkçısı.

97 görüntülenme

övünmek gibi olmasın

kendini övmeye hazırlanan kimselerce, övünmesini hoş göstermek veya alçak gönüllü görünebilmek için kullanılan bir söz: Övünmek gibi olmasın, sesim güzeldir.

97 görüntülenme

gümleyip gitmek

argo beklenmedik bir zamanda ansızın ölmek: 'Bütün incelikleri titizlikle gözeten bir kadın olduğu için kırk altı yaşında gümledi gitti annem.' -T. Uyar.

97 görüntülenme

bok yedi başı

kaba burnunu her işe sokan, her işe karışan.

97 görüntülenme

at pazarında eşek osurtmuyoruz!

kaba söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir söz.

97 görüntülenme

çekiye gelmez

ölçüsüz derecede çok veya büyük.

97 görüntülenme

neşter vurmak

bir sorunu kesin bir sonuca ulaşmak amacıyla ele almak.

97 görüntülenme

alt perdeden konuşmak

hafif sesle yavaş konuşmak: 'Gözlerini süze süze alt perdeden, tane tane konuşur.' -K. Korcan.

97 görüntülenme

çeteleye dönmek

insanın yüzünde veya başka bir tarafında birçok kesik ve sıyrık oluşmak.

97 görüntülenme

gözünün çapağını silmeden

sabahleyin uyanır uyanmaz.

97 görüntülenme

borcunu kapatmak

borcunu ödeyip bitirmek.

97 görüntülenme

imtihan vermek

1) sınanmak; 2) tehlikeli ve zor bir durumdan zarar görmeden iyi bir sonuca ulaşmak.

97 görüntülenme

dedikodu çıkarmak

birisi hakkında dedikodu ortaya atmak.

96 görüntülenme

eliyle koymuş gibi

aramadan, kolayca: 'Eliyle koymuş gibi rafta çay kavanozunu buldu.' -O. Rifat.

96 görüntülenme

eriyip bitmek

üzüntü ve sıkıntıdan çok zayıflamak: 'O zaman da ben kahır yüzünden eriyip bitmiş olacağım.' -P. Safa.

96 görüntülenme

gözaltına almak

güvenlik kuvvetleri birini belli bir süre, belli bir yerde tutmak, nezarete almak.

96 görüntülenme

alacağına şahin, vereceğine karga (kuzgun)

alacağını isterken ısrar eden, borcunu öderken de güçlük çıkaran kimse.

96 görüntülenme

can baş üstüne

istenilen şeyin büyük bir memnunlukla yapılacağını anlatan bir söz.

96 görüntülenme

ikbali sönmek

daha önce iyi olan durumu veya işi bozulmak.

96 görüntülenme

çıngar çıkarmak (koparmak)

gürültü, kavga çıkarmak.

96 görüntülenme

babasının (babalarının) çiftliği

bir malı veya kuruluşu yalnızca kendi çıkarlarına araç yapanlar için kullanılan bir söz.

96 görüntülenme

çiçeği burnunda, çamuru karnında

çok taze (sebze veya meyve).

96 görüntülenme

çiçek çıkarmak

çiçek hastalığına tutulmak: 'Küçükken çıkardığı çiçek, sabanla tarla sürer gibi çehresinin altını üstüne getirmiş.' -R. N. Güntekin.

96 görüntülenme

gözlerini bayıltmak

gözlerini yarı kapamak: 'İnleyerek, gözlerini bayıltarak nasıl düştüğünü anlatıyor.' -M. Ş. Esendal.

96 görüntülenme