En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ağzı dili (ağzı) kurumak

1) susuz kalmak; 2) konuşamaz duruma gelmek: 'Ağzım dilim kurudu, kız yalvara yalvara' -Halk türküsü.

49 görüntülenme

tekeden süt çıkarmak

hlk. olamayacak şeyleri olur duruma getirmek: 'Sen meram ettikten kelli, tekeden süt çıkarırım, ağam! diyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

49 görüntülenme

işini bilmek

nereden, nasıl yararlanacağını bilmek, çıkarını bilmek.

49 görüntülenme

(birinden) öfkesini çıkarmak (almak)

öfkeli kişi haksız yere ilgisiz birine çatmak: 'Evde önüne gelenin öfkesini kendisinden çıkarmasına alışıktı.' -N. Cumalı. 'Adamı pataklamadan bırakmazdım, pataklamadıkça öfkemi alamazdım.' -R. H. Karay.

49 görüntülenme

ateş vermek

tutuşturmak.

48 görüntülenme

(birine) kanı kaynamak

çabucak sevgi duymak: 'Sonra da kanları kaynamıştı bu genç, yakışıklı ve zeki çocuğa.' -Ç. Altan.

48 görüntülenme

gümrükten mal kaçırır gibi

yangından mal kaçırır gibi.

48 görüntülenme

havaya savurmak

gereksiz yere harcamak.

48 görüntülenme

kulak misafiri olmak

yanında konuşulanları konuşmaya katılmadan dinlemek: 'Her önünden geçtiğim insanın söylediklerine kulak misafiri oluyorum.' -O. V. Kanık.

48 görüntülenme

kulak vermek

merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak: 'Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir' -N. H. Onan.

48 görüntülenme

siz bilirsiniz

'nasıl istersiniz öyle olsun' anlamında kullanılan bir söz.

48 görüntülenme

aklından zoru olmak

akla sığmayacak işler yapmak.

48 görüntülenme

sünnet olmak

sünnet edilmek.

48 görüntülenme

yüreğinin yağı (yağları) erimek

1) çok üzülmek; 2) çok korkmak.

48 görüntülenme

(bir işi) yokuşa koşmak

bir konuda güçlük çıkarmak.

48 görüntülenme

yüreğe işlemek

çok derin acı uyandırmak: 'Fakat sesi kulaklara değil, doğru yüreğe çarpar, yüreğe işlerdi.' -R. H. Karay.

48 görüntülenme

(bir şey birinin) aklını başından almak

bir şey birini düşünemeyecek bir duruma getirmek, çok şaşırtmak: 'Beyim böyle latife olur mu? Aklımızı başımızdan aldınız diye isyan etti.' -R. N. Güntekin.

48 görüntülenme

gark olmak

1) gömülmek, batmak: 'Toprağa gark olmuş nazik tenleri / Söylemekten kalmış tatlı dilleri' -Yunus Emre. 2) mec. boğulmak: Paraya gark oldu.

48 görüntülenme

cankulağı ile dinlemek

çok dikkatli dinlemek: 'Atölyede duyduğum kelimeleri, cümleleri cankulağı ile dinliyor, bunları aynen Fransızlar gibi kullanmak için can atıyordum.' -B. R. Eyuboğlu.

48 görüntülenme

kisveye bürünmek

1) herhangi bir kılığa girmek; 2) herhangi bir niteliğe, biçime girerek gerçek kimliğinden farklı bir görünüş almak: 'Bu sebeplerle bazıları eserin bu kisveye bürünmüş olarak yazıldığını kabul etmek istememektedirler.' -A. H. Çelebi.

47 görüntülenme

fare deliği bin altın

'herkesin kaçıp saklanacak bir yer aradığı durumlarda, saklanılacak bir yer bulmak çok güçtür ve o yer çok değerlidir' anlamında kullanılan bir söz.

47 görüntülenme

aç kalmak

1) karnını doyuramamak: 'Fatma'nın yemek çantası olmasaydı, dün aç kalmıştım.' -F. R. Atay. 2) yoksulluğa düşmek.

47 görüntülenme

yumurta kapıya dayanmak (gelmek)

yapılacak iş için zaman çok daralmak.

47 görüntülenme

(bir şeyi) içinde duymak

hissetmek, varlığını algılamak: 'Donmak üzere olan insanların tatlılığını içimde duymaya başladım.' -S. F. Abasıyanık.

47 görüntülenme

akıllılık etmek

1) yerinde ve uygun davranmak; 2) uyanık davranmak.

47 görüntülenme

göklere çıkmak

pek çok yükselmek.

47 görüntülenme

su yapmak

den. gemi veya sandalın içine dibinden su girmek: 'Bir adam için alın damarı çatlamış, dediler mi su yapan tekneden beterdir.' -B. Felek.

47 görüntülenme

cumartesi kibarı gibi süslenmek

özentili fakat zevksiz süslenmek.

47 görüntülenme

başına kakmak (kakınç etmek)

yapılan bir iyiliği yüzüne vurarak birini üzmek: 'Ali Rıza Bey onu şirkete yerleştirmekle Allah razı olsun, büyük bir iyilik etmişti. Fakat onu ikide birde başına kakması doğru olmazdı.' -R. N. Güntekin.

47 görüntülenme

(bir şeyin) sınırlarını (sınırını) zorlamak

1) en son noktaya kadar çaba göstermek; 2) bütün gücünü en son noktaya kadar kullanmak: 'Hayatı boyunca akıl sınırlarını zorlayan bir korkusuzluğa sahip olacaktı.' -A. Kulin.

47 görüntülenme