En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

aklı bir (beş) karış yukarıda (havada) olmak

değişik sebeplerden dolayı dengeli düşünemez durumda olmak.

54 görüntülenme

kahkahayı ağzında söndürmek

edep sınırlarını aşmamak için gülmeyi sınırlamak: 'Hâlbuki hikâyesini dinleyen eşraf efendiler, birbirlerine bakarak kahkahalarını elleriyle ağızlarında söndürmeye çalışıyorlardı.' -Ö. Seyfettin.

54 görüntülenme

ağzı kulaklarına varmak

çok sevinmek: 'Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum.' -R. N. Güntekin.

54 görüntülenme

önüne katmak

önden yürütüp kendisi ardı sıra gitmek: 'Hep birden ayağa kalktılar, bizi de önlerine kattılar, yola düştük.' -M. Ş. Esendal.

54 görüntülenme

hidayete ermek

1) Müslüman olmak, İslam dinini kabul etmek: 'Önce onu sünnet ettirmiş, hidayete erdiği için adını da Hadi koymuş ve konağına almış.' -Y. Z. Ortaç. 2) gerçeği görüp kabullenmek, aklı başına gelmek: 'Bizim gibi nice avareler burada hidayete ermişlerdir.' -R. N. Güntekin.

54 görüntülenme

birisinden biri

içlerinden biri, birkaç kişiden herhangi biri.

53 görüntülenme

yanlıştan dönmek

bir işte yapılanın yanlış olduğunu anlayıp yeni bir uygulamaya geçmek.

53 görüntülenme

dizginleri koparmak

her türlü bağ ve baskıdan kurtulmak.

53 görüntülenme

elden geçirmek

eksiklik veya bozukluklarını gidermek veya denetlemek için incelemek: 'Otomobil tamircisi bir akrabaları varmış, o da arabayı elden geçirmiş.' -E. Bener.

53 görüntülenme

başı taşa değmek

ağır bir durum kendisine ders olmak.

53 görüntülenme

(bir durum) gün ışığına çıkmak

açıklığa kavuşmak, aydınlanmak: 'Bu mesele gün ışığına çıkmadıkça toplumun doğru dürüst bir düzen kurabileceğine inanmak zordur.' -B. R. Eyuboğlu.

53 görüntülenme

ayak atmak

1) girmek: 'Kalabalıktan en hoşlanan insan vagona ayak attı mı derhâl bir inziva hastalığına tutulur.' -R. N. Güntekin. 2) ilk kez gitmek.

53 görüntülenme

kulun atmak

kısrak veya eşek yavru düşürmek.

53 görüntülenme

mesele yok!

'herhangi bir sıkıntı, güçlük yok!' anlamında kullanılan bir söz.

53 görüntülenme

derdine yanmak

kendi durumuna üzülmek.

53 görüntülenme

canı çıkmak

1) çok yorulmak veya çok zorluk çekmek: Çalışmaktan canım çıktı. 2) ölmek: 'Herifin burnunu sıksan canı çıkacak.' -S. F. Abasıyanık. 3) çok yıpranmak: Her gün giyilmekten elbisenin canı çıktı. 4) zarar etmek: 'Kazandığımız paranın aslan payını gidip ona toka etmekle canımız çıkıyor.' -Halikarnas Balıkçısı.

53 görüntülenme

kan tutmak

1) kan gördüğünde bayılmak; 2) şok geçirmek.

53 görüntülenme

canını cehenneme göndermek (yollamak)

argo öldürmek: 'Elim değmişken, elmas kılıcımla canını cehenneme yollayayım.' -T. Oflazoğlu.

53 görüntülenme

(at) tırısa kalkmak

tırıs gitmeye başlamak: 'Atlar bazen dörtnala kalkıyor, bazen tırısa geçiyordu.' -R. Enis.

53 görüntülenme

kaş yapayım derken (yaparken) göz çıkartmak (çıkarmak)

işi düzelteyim derken büsbütün bozmak.

52 görüntülenme

dünden hazır (razı) olmak

kendisine yapılan bir öneriyi seve seve ve hemen kabul etmek.

52 görüntülenme

mazur görmek

kusura bakmamak, hoş görmek, bağışlamak, affetmek: 'Büyük işler deruhte etmemiş insanların, bu husustaki tereddütlerini mazur görmelidir.' -Atatürk.

52 görüntülenme

koltuk çıkmak

desteklemek.

52 görüntülenme

kolu kanadı kırılmak

bir şey yapamayacak duruma gelmek, çaresiz kalmak: 'Hem de kolu kanadı tamamıyla kırılmış, bir daha hemcinslerimize dil uzatamayacak bir hâlde...' -R. N. Güntekin.

52 görüntülenme

gurur duymak

gururlanmak: 'Bu acıya kendi sebebiyet verdiğini hissetmekten gurur duyuyordu.' -H. E. Adıvar.

51 görüntülenme

inceldiği yerden kopmak

sonucu neye varırsa varsın: 'İnceldiği yerden kopsun; kimsenin eline kalmamalı, kapılara bakmamalı insan.' -A. Kilimci.

51 görüntülenme

güncelliğini korumak

önemini sürdürmek, yitirmemek: 'Bu sorun hâlâ bütün güncelliğini korumaktadır.' -S. İleri.

51 görüntülenme

bir bardak suda fırtına koparmak

önemsiz, küçük bir sorunu büyütmek.

51 görüntülenme

havayı koklamak

1) bir yere göz atmak; 2) gelişmeleri veya ortamı anlamaya çalışmak.

51 görüntülenme

gönlü razı olmamak

istememek: 'Ama Salih'in gönlü buna razı olmaz, bu yüzden de sorunları yarım ağızla cevaplandırırdı.' -T. Buğra.

51 görüntülenme