En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) nazını çekmek

her istediğini yerine getirmek: 'Ben karım için çalışıyorum. Epeyce kazanıyorum. Onun nazını çekerek bütün çocuklarına katlanıyorum.' -M. Ş. Esendal.

61 görüntülenme

mesele yok!

'herhangi bir sıkıntı, güçlük yok!' anlamında kullanılan bir söz.

61 görüntülenme

peşinde (peşinden) koşmak

elde etmek için uğraşmak: 'Zaman oldu en renkli, en ahenkli şekillerin peşinde koştum.' -N. Hikmet.

61 görüntülenme

dünya başına yıkılmak

çok sıkılmak, umutlarını yitirmek: 'Defteri abimin elinde görünce, dünya başıma yıkıldı, basbayağı gözlerim karardı.' -A. Ağaoğlu.

61 görüntülenme

mazur görmek

kusura bakmamak, hoş görmek, bağışlamak, affetmek: 'Büyük işler deruhte etmemiş insanların, bu husustaki tereddütlerini mazur görmelidir.' -Atatürk.

61 görüntülenme

önüne katmak

önden yürütüp kendisi ardı sıra gitmek: 'Hep birden ayağa kalktılar, bizi de önlerine kattılar, yola düştük.' -M. Ş. Esendal.

61 görüntülenme

başı taşa değmek

ağır bir durum kendisine ders olmak.

60 görüntülenme

fırsat beklemek (aramak)

en uygun şartı, durumu veya zamanı kollamak.

60 görüntülenme

(bir şeyi) geri vermek

aldığı yere veya kimseye vermek, iade etmek.

60 görüntülenme

halef selef olmak

biri ötekinin makamını almak, yerine geçmek.

60 görüntülenme

işini bilmek

nereden, nasıl yararlanacağını bilmek, çıkarını bilmek.

60 görüntülenme

inceldiği yerden kopmak

sonucu neye varırsa varsın: 'İnceldiği yerden kopsun; kimsenin eline kalmamalı, kapılara bakmamalı insan.' -A. Kilimci.

59 görüntülenme

güncelliğini korumak

önemini sürdürmek, yitirmemek: 'Bu sorun hâlâ bütün güncelliğini korumaktadır.' -S. İleri.

59 görüntülenme

havayı koklamak

1) bir yere göz atmak; 2) gelişmeleri veya ortamı anlamaya çalışmak.

59 görüntülenme

su yapmak

den. gemi veya sandalın içine dibinden su girmek: 'Bir adam için alın damarı çatlamış, dediler mi su yapan tekneden beterdir.' -B. Felek.

59 görüntülenme

(birinin) kulağını bükmek

bir sorun karşısında dikkatli davranması için uyarıda bulunmak.

59 görüntülenme

yüreğinin yağı (yağları) erimek

1) çok üzülmek; 2) çok korkmak.

59 görüntülenme

(bir işi) yokuşa koşmak

bir konuda güçlük çıkarmak.

59 görüntülenme

büzülüp oturmak (kalmak)

bir kenarda çekingen bir tavırla oturmak: 'Ankara'ya kadar bir köşeye büzülüp kaldım.' -A. Gündüz.

59 görüntülenme

pireyi deve yapmak

önemsiz bir olayı büyütmek: 'Kafaları bu işe yatmazsa müşavir beylerle müdür beylerinizin, devlet kapısında pireyi deve yaparlar.' -N. Hikmet.

59 görüntülenme

özlemini çekmek

arzulamak, çok özlemek, hasretini çekmek: 'Mustafa Kemal Paşa, özlemini çektiği bir yuvaya kavuşmuştur.' -H. Taner.

59 görüntülenme

gurur duymak

gururlanmak: 'Bu acıya kendi sebebiyet verdiğini hissetmekten gurur duyuyordu.' -H. E. Adıvar.

58 görüntülenme

(birinin) tütününü tüttürmek

ev ve aile düzeninin sürmesini sağlamak: 'Ben rahmetlinin tütününü tüttürmek için o rahatlığı da teptim.' -A. Sayar.

58 görüntülenme

(birine) kol kanat olmak (germek)

yardım etmek, korumak, himaye etmek: 'Sade çocuğuna değil, eşine de kol kanat gerer, ona da analık eder.' -H. Taner.

58 görüntülenme

(bir şeyi) içinde duymak

hissetmek, varlığını algılamak: 'Donmak üzere olan insanların tatlılığını içimde duymaya başladım.' -S. F. Abasıyanık.

58 görüntülenme

bir bardak suda fırtına koparmak

önemsiz, küçük bir sorunu büyütmek.

58 görüntülenme

iğne atsan yere düşmez

çok kalabalık: 'Sabah sabah davullar vurulup meydan kurulur. Aman öyle bir kalabalık olur ki iğne atsan yere düşmez.' -E. C. Güney.

58 görüntülenme

gelsin ... (gelsin ... gitsin ...)

1) yaşantı veya durumun rahatlığını anlatan bir söz: 'Ondan sonra o masanın üstüne yığılan mezeler, gelsin gır gır, alay, muziplik.' -H. Taner. 2) sorumsuzca davranıp işine gereken önemi vermemeyi anlatan bir söz.

58 görüntülenme

(bir şey birinin) aklını başından almak

bir şey birini düşünemeyecek bir duruma getirmek, çok şaşırtmak: 'Beyim böyle latife olur mu? Aklımızı başımızdan aldınız diye isyan etti.' -R. N. Güntekin.

58 görüntülenme

dem çekmek

1) kuşlar uzun ve güzel ezgiler çıkarmak: 'Akasya dallarında bir tek bülbül uzun uzun dem çekiyor.' -H. Taner. 2) şaka içki içmek.

57 görüntülenme