En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) nazını çekmek

her istediğini yerine getirmek: 'Ben karım için çalışıyorum. Epeyce kazanıyorum. Onun nazını çekerek bütün çocuklarına katlanıyorum.' -M. Ş. Esendal.

51 görüntülenme

fırsat sakal altından geçer

'fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir' anlamında kullanılan bir söz.

51 görüntülenme

iğne atsan yere düşmez

çok kalabalık: 'Sabah sabah davullar vurulup meydan kurulur. Aman öyle bir kalabalık olur ki iğne atsan yere düşmez.' -E. C. Güney.

51 görüntülenme

umut beslemek

bir şeyin olabileceğini beklemek, ummak.

51 görüntülenme

(bir şeyi) geri vermek

aldığı yere veya kimseye vermek, iade etmek.

51 görüntülenme

özlemini çekmek

arzulamak, çok özlemek, hasretini çekmek: 'Mustafa Kemal Paşa, özlemini çektiği bir yuvaya kavuşmuştur.' -H. Taner.

51 görüntülenme

noksan bulmak

beğenmemek, uygun bulmamak: 'Eniştem zaten bizim terbiye ve tahsilimizi birçok bakımdan noksan bulurdu.' -A. Ş. Hisar.

50 görüntülenme

dili çözülmek

konuşamayan veya susan kişi konuşmaya başlamak: 'Aslında ben çok az konuşan biriyim. Dilimin böyle birdenbire çözülmesi çok garip.' -İ. Aral.

50 görüntülenme

(birine) kol kanat olmak (germek)

yardım etmek, korumak, himaye etmek: 'Sade çocuğuna değil, eşine de kol kanat gerer, ona da analık eder.' -H. Taner.

50 görüntülenme

farz etmek

varsaymak: 'Bu bir nevi başkasını yok farz etmek ve sonunda küçümsemek değil midir?' -C. Meriç.

50 görüntülenme

gürültüye pabuç bırakmamak

tkz. patırtıya pabuç bırakmamak.

50 görüntülenme

dil otu yemek

çok konuşmak: 'Mütemadiyen gülüp söylüyordum. Hacı Kalfanın ellerini dizlerine vurarak: -Dil otu mu yedin be kızım? diye bir gülmesi var ki...' -R. N. Güntekin.

50 görüntülenme

dile gelmek

1) dile düşmek; 2) konuşma kudreti, yeteneği, olmayan varlık konuşmak, dillenmek, lisana gelmek: 'Günlerce elin, dile gelmeyen çocuğunu bağrına basan fabrika sahibine acındı.' -L. Tekin.

50 görüntülenme

(birinin) kulağını bükmek

bir sorun karşısında dikkatli davranması için uyarıda bulunmak.

50 görüntülenme

sevinç yaşları (gözyaşları) dökmek

sevinçten ağlamak: 'Şu mendilini burnuna tutmuş, sevinç yaşları döken hanım herhâlde gelinin anası olacaktı.' -H. Taner.

50 görüntülenme

üzerine yok

üstüne yok.

50 görüntülenme

fırsat beklemek (aramak)

en uygun şartı, durumu veya zamanı kollamak.

50 görüntülenme

fır dönmek

bir kimseye yaranmak veya yardım etmek için üstün çaba harcamak: Kızı, annesinin çevresinde fır dönüyor.

50 görüntülenme

halef selef olmak

biri ötekinin makamını almak, yerine geçmek.

50 görüntülenme

(birinin) tütününü tüttürmek

ev ve aile düzeninin sürmesini sağlamak: 'Ben rahmetlinin tütününü tüttürmek için o rahatlığı da teptim.' -A. Sayar.

49 görüntülenme

dem çekmek

1) kuşlar uzun ve güzel ezgiler çıkarmak: 'Akasya dallarında bir tek bülbül uzun uzun dem çekiyor.' -H. Taner. 2) şaka içki içmek.

49 görüntülenme

akan sular durmak

itiraz edememek, söyleyecek sözü kalmamak: 'Böyle duru bir mantık karşısında akan sular duruyordu.' -A. Kulin.

49 görüntülenme

kara sürmek

kara çalmak: 'Gericiliği, insanlara kara sürme suçlamalarını kabul etmedi.' -K. Tahir.

49 görüntülenme

anası turp (sarımsak), babası şalgam (soğan)

hlk. ne olduğu belirsiz kimselerin çocuğu.

49 görüntülenme

ayağına ip takmak

bir kimseyi çekiştirmek: 'Ara sıra ötekinin berikinin ayağına ip takmaktan başka konuşacak lakırtıları olmazdı.' -R. N. Güntekin.

49 görüntülenme

kahır yüzünden lütfa uğramak

birine kötülük olsun diye yapılan iş, onun iyiliğine olmak.

49 görüntülenme

başına güneş geçmek

güneş çarpmak.

49 görüntülenme

içine daralma gelmek

sıkıntı basmak, sıkılmak: 'Hava kararmaya yüz tutunca, içine bir daralma geliyor çocuğun.' -A. Kulin.

49 görüntülenme

iğne ile kuyu kazmak

yetersiz araçlarla, sürekli ve sabırlı bir biçimde çalışıp çok güç olan veya çok ağır yürüyen bir işi başarmaya çalışmak: 'İğne ile kuyu kazmak gibi bir şeydi oymacılık.' -Ç. Altan.

49 görüntülenme

(biriyle) aşık atmak

1) yarış etmek, yarışmak: 'Yonca, bu iki erkek çocuktan ayrı bir yaratık olduğunu, onlarla aşık atamayacağını bilir.' -O. Rifat. 2) boy ölçüşmek.

49 görüntülenme