En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

heves etmek

bir şeye karşı istek duymak, eğilimli olmak: 'Birçoklarının bu havaya uydukları ve artık refahlarını devlet kapılarının dışında aramaya heves ettikleri zamanlardı.' -A. Ş. Hisar.

43 görüntülenme

basıp gitmek

birdenbire gitmek, aklına koyduğu şeyi yapmak üzere bulunduğu yerden uzaklaşmak, çekip gitmek.

43 görüntülenme

(birinin) geçmişlerini karıştırmak

1) birinin ölmüşlerini yermek veya onlara sövmek; 2) geçmişini araştırmak.

43 görüntülenme

(birine) hayatı cehennem etmek

büyük üzüntü ve sıkıntı vermek: 'En yakınlarından başlayarak herkese hayatı cehennem ettiği de doğrudur.' -M. Mungan.

43 görüntülenme

boş kalmak

1) kimse oturmamak: 'Bir kayıkta boş kalan son yere atlayıp Galata'ya geçerken kafası hem umut hem de endişeyle doluydu.' -İ. O. Anar. 2) işsiz kalmak: 'Her senede üç dört ay, bahusus kışın boş kalırız.' -S. F. Abasıyanık.

43 görüntülenme

(bir şeye) yüzü olmamak

1) o şeye dayanamamak; 2) cüret ve cesareti olmamak; 3) utanmak.

43 görüntülenme

kendini sokağa (dışarı) atmak

sıkıntıdan dolayı rahatlamak amacıyla açık havaya çıkmak.

43 görüntülenme

baş aşağı düşmek

kişiliğinden kaybederek toplum içindeki durumu sarsılmak: 'Onun için hayatın bütün kanunu, bütün manası bu baş aşağı düşüşteydi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

43 görüntülenme

ahu gibi

çok güzel, çekici.

43 görüntülenme

hüzün duymak

hüzünlü duruma gelmek, üzülmek.

43 görüntülenme

pamuk atmak

yay ve tokmakla pamuğu ditmek.

43 görüntülenme

(birinin) hatırı kalmak

gücenmek, kırılmak: 'Eve geldiğiniz, gittiğiniz, bir yerde rastlaştığımız zaman elimi saygıyla öpmezseniz hatırım kalır.' -N. Hikmet.

43 görüntülenme

öfkeden deliye dönmek

fazla sinirlenmek: 'Torununu gizlice tavan arasında saklamakta olduğunu öğrendiğinde öfkeden deliye dönmüştü.' -A. Kulin.

43 görüntülenme

gün gibi açık

çok açık, çok belli.

43 görüntülenme

teessür göstermek

üzüntüsünü açığa vurmak: 'Artık gözümün önünde ölse teessür göstermek istemiyordum.' -R. N. Güntekin.

43 görüntülenme

milim oynamamak

1) ölçüsüne tam olarak uygun düşmek; 2) hiç kıpırdamamak.

43 görüntülenme

yara bere içinde olmak

vücudunda çokça yara, ezik, sıyrık, çürük bulunmak: 'Üstü başı parça parça, vücudu yara bere içinde.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

43 görüntülenme

minnettar kalmak

birinden görülen iyiliğe karşı teşekkür duygusu beslemek: 'Kendine minnettar kalan ahalinin elleri üzerinde geziyor.' -Ö. Seyfettin.

43 görüntülenme

aç susuz kalmak

1) yoksulluktan yaşayamayacak bir duruma gelmek; 2) yoksul bir duruma düşmek.

43 görüntülenme

akıl işi değil

'akla uygun değil, doğru değil' anlamında kullanılan bir söz.

43 görüntülenme

açık düşmek

1) herhangi bir sebeple bir filodan veya istenilen yerden uzakta kalmak; 2) sp. yağlı güreşte yenilgi sebebi olan sırtı veya yanı toprağa değmek.

43 görüntülenme

anam babam

içtenlik bildiren bir söz: Bilir miyim ben anam babam!

43 görüntülenme

eli ayağı buz kesilmek (tutmamak)

güçsüz, dermansız kalmak: 'Bu hâli biraz yapmacık da olsa şimdi ben de şaşırmış, elim ayağım buz kesilmişti.' -O. C. Kaygılı.

43 görüntülenme

açıklığa kavuşturmak

bir konu veya sorunu aydınlatmak, kapalılıktan kurtarmak, anlaşılır duruma getirmek.

43 görüntülenme

başa baş gelmek (kalmak)

1) eşit olmak, denk olmak; 2) berabere kalmak.

43 görüntülenme

denli densiz söz söylemek

uygunsuz, yakışıksız ve saygısız sözler söylemek.

43 görüntülenme

darbe (darbeyi) yemek

1) gücü sarsılmak: 'Seniha'nın kaçışı üzerine en müthiş darbeyi yiyen kalp, Celis'in kalbi oldu.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) kötü, olumsuz bir duruma maruz kalmak.

43 görüntülenme

cinleri (cin) tepesine çıkmak (binmek)

çok kızmak: 'Gidip oyunu seyretmiş. Seyretmiş ama, bütün cinleri de tepesine çıkmış, ağızlarının payını vermiş.' -N. Meriç. 'Biraz fazlaca gülsen, bir parça kısa giysen cin tepesine biniyor.' -O. Kemal.

43 görüntülenme

bozuntuya vermemek

bir kimsenin hoşa gitmeyen bir durumunda fark etmemiş gibi davranmak: 'Bozuntuya vermedim, yürüdüm, yanına gittim.' -Ö. Seyfettin.

43 görüntülenme

burnunun ucunu görmemek

1) çok sarhoş olmak; 2) dalgın, dikkatsiz olmak.

43 görüntülenme