En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

içine çekmek

1) soluk almak; 2) mec. bilincine varmak, anlamak: 'Bu barut kokulu alçaklık ve zorbalık havasını uzun uzun, derin derin içine çekti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

51 görüntülenme

duvar çekmek

1) duvar örmek; 2) mec. aradaki ilişkiye son vermek, görüşmemek.

51 görüntülenme

gemi dövünmek

den. şiddetli dalgaların etkisiyle gemi bağlı veya demirli olduğu yerde inip kalkmak, sallanmak.

51 görüntülenme

az değil

birinin herhangi bir karakter bakımından göründüğü gibi olmadığını anlatmak için söylenen bir söz: Sen de az değilsin, muziplikte ona taş çıkartırsın.

51 görüntülenme

gözüne dizine dursun

nankörlük eden birine 'Allah nankörlüğünün cezasını seni kör ve kötürüm ederek versin' anlamında söylenen bir ilenme sözü: 'Yaptığım iyilik gözünüze dizinize dursun.' -S. F. Abasıyanık.

51 görüntülenme

(bir şey) abanoz kesilmek

1) sertleşerek dayanıklılığı artmak; 2) kirden dolayı matlaşmak, rengini kaybetmek.

51 görüntülenme

gemisini yürütmek

bir işi hiçbir engel tanımadan sürdürmek.

51 görüntülenme

har vurup harman savurmak

Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek.

51 görüntülenme

borç harç etmek

sürekli borç alıp vermek: 'Hazır param var biraz, biliyorsun. Yetmezse borç harç ederim.' -N. Hikmet.

50 görüntülenme

cenaze gibi

benzi sararmış.

50 görüntülenme

basıp gitmek

birdenbire gitmek, aklına koyduğu şeyi yapmak üzere bulunduğu yerden uzaklaşmak, çekip gitmek.

50 görüntülenme

(birinin) yüreğine işlemek

yüreğe işlemek.

50 görüntülenme

kafa patlatmak

bir konu üzerinde pek çok düşünmek: 'Sen sabahtan akşama kadar rahat rahat oturuyorsun, ben kafa patlatıyorum.' -H. E. Adıvar.

50 görüntülenme

el uzatmak

1) birinden bir hakkı almaya kalkışmak: 'Ne var ki niye bizim lokmamıza el uzatırlar?' -A. İlhan. 2) yardım etmek: 'Sözü geçecek, en umulmadık bir zamanda kendine el uzatabilecek bir adam olmadığı nereden belli?' -R. N. Güntekin.

50 görüntülenme

ablukayı yarmak

kuşatılan bölgeden zor kullanarak dışarı çıkmak.

50 görüntülenme

baş aşağı düşmek

kişiliğinden kaybederek toplum içindeki durumu sarsılmak: 'Onun için hayatın bütün kanunu, bütün manası bu baş aşağı düşüşteydi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

50 görüntülenme

ahu gibi

çok güzel, çekici.

50 görüntülenme

aman vermemek

1) rahat bırakmamak, göz açtırmamak: 'İri sivrisinekler gece gündüz aman vermiyordu.' -N. Cumalı. 2) acımayıp öldürmek.

50 görüntülenme

(birinin) hatırı kalmak

gücenmek, kırılmak: 'Eve geldiğiniz, gittiğiniz, bir yerde rastlaştığımız zaman elimi saygıyla öpmezseniz hatırım kalır.' -N. Hikmet.

50 görüntülenme

öfkeden deliye dönmek

fazla sinirlenmek: 'Torununu gizlice tavan arasında saklamakta olduğunu öğrendiğinde öfkeden deliye dönmüştü.' -A. Kulin.

50 görüntülenme

(birine) kıç attırmak

tkz. ondan üstün olmak.

50 görüntülenme

damarı tutmak

kötü huyu, aksiliği depreşmek, inatlaşmak: 'Tutarsa onun bir damarı, yıkar adamın başına çadırı.' -O. C. Kaygılı.

50 görüntülenme

damarına çekmek

soyunun özelliklerini taşımak.

50 görüntülenme

hava patlamak

fırtına çıkmak: 'Hava patlamışken, dalgalarla yumruk yumruğa boğuşan bir adamın yazgısını paylaştın mı?' -Z. Selimoğlu.

50 görüntülenme

ana bir, baba ayrı

anaları bir, babaları ayrı olan (kardeşler).

50 görüntülenme

ciddiye almak

inanmak, gerçek sanmak, önem vermek: 'Halkımız sanatçıyı baştan beri pek ciddiye almaz, ona bir delişmen gözüyle bakar.' -T. Uyar.

50 görüntülenme

(bir şeyi) hedef almak

1) nişan almak; 2) ulaşılmak istenen amaca göre davranmak; 3) bir kimseyi, bir yeri yıpratmak, eleştirmek amacıyla karşısına almak.

50 görüntülenme

aç susuz kalmak

1) yoksulluktan yaşayamayacak bir duruma gelmek; 2) yoksul bir duruma düşmek.

50 görüntülenme

akıl işi değil

'akla uygun değil, doğru değil' anlamında kullanılan bir söz.

50 görüntülenme

ayağı almak

hlk. halay oyunlarında ayağı tempoya uydurmak.

50 görüntülenme