En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

damarına çekmek

soyunun özelliklerini taşımak.

50 görüntülenme

hava patlamak

fırtına çıkmak: 'Hava patlamışken, dalgalarla yumruk yumruğa boğuşan bir adamın yazgısını paylaştın mı?' -Z. Selimoğlu.

50 görüntülenme

ana bir, baba ayrı

anaları bir, babaları ayrı olan (kardeşler).

50 görüntülenme

ciddiye almak

inanmak, gerçek sanmak, önem vermek: 'Halkımız sanatçıyı baştan beri pek ciddiye almaz, ona bir delişmen gözüyle bakar.' -T. Uyar.

50 görüntülenme

(bir şeyi) hedef almak

1) nişan almak; 2) ulaşılmak istenen amaca göre davranmak; 3) bir kimseyi, bir yeri yıpratmak, eleştirmek amacıyla karşısına almak.

50 görüntülenme

aç susuz kalmak

1) yoksulluktan yaşayamayacak bir duruma gelmek; 2) yoksul bir duruma düşmek.

50 görüntülenme

akıl işi değil

'akla uygun değil, doğru değil' anlamında kullanılan bir söz.

50 görüntülenme

ayağı almak

hlk. halay oyunlarında ayağı tempoya uydurmak.

50 görüntülenme

(birine) sempati duymak (beslemek)

birini sevimli, cana yakın bulmak: 'Şahsıma karşı gerçek bir sempati besliyordu.' -R. H. Karay.

50 görüntülenme

işini görmek

1) görevini yapmak: 'Bu dünyaya geldi geleli elini ılıktan soğuğa vurmamış, işini hep kurnazlıkla görmüştür.' -Y. Kemal. 2) mec. dövmek; 3) argo öldürmek.

50 görüntülenme

başa baş gelmek (kalmak)

1) eşit olmak, denk olmak; 2) berabere kalmak.

50 görüntülenme

denli densiz söz söylemek

uygunsuz, yakışıksız ve saygısız sözler söylemek.

50 görüntülenme

derde (dertlere) düşmek

1) sorunla karşılaşmak; 2) mec. hastalanmak: 'Mutlaka umarsız dertlere düştüğümü biliyor.' -M. İzgü.

50 görüntülenme

akis uyandırmak

bir konu üzerinde düşünülmesine, tartışılmasına yol açmak, ilgi veya tepki yaratmak.

50 görüntülenme

(birinin) kellesini uçurmak

kafasını keserek koparmak.

50 görüntülenme

cinleri (cin) tepesine çıkmak (binmek)

çok kızmak: 'Gidip oyunu seyretmiş. Seyretmiş ama, bütün cinleri de tepesine çıkmış, ağızlarının payını vermiş.' -N. Meriç. 'Biraz fazlaca gülsen, bir parça kısa giysen cin tepesine biniyor.' -O. Kemal.

50 görüntülenme

anlam vermek

kendince bir yargıya varmak, yorumlamak.

50 görüntülenme

buz kesilmek

şaşılacak, üzülecek bir durum karşısında donakalmak.

50 görüntülenme

başı kazan gibi olmak

başında çok ağrı ve uğultulu bir sersemlik olmak: 'Başım kazan gibiydi, bir kavanoz aspirin içsem ağrımın geçeceğine ihtimal vermiyordum.' -T. Dursun K.

50 görüntülenme

davaya bakmak

açılan davayı incelemek, araştırmak ve sonuçlandırmak: 'Hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.' -Anayasa.

50 görüntülenme

ayağının bağını çözmek

1) karısını boşamak; 2) sıkıntılı bir durumdan kurtulmak.

50 görüntülenme

anlayış göstermek

istenilen veya söylenilen bir şeyi hoşgörüyle karşılamak: 'Yaşamı her yönden yalnızlığa yaslanmış olan bu kadına tek çocuğun bile anlayış gösterdiğini sanmam.' -A. Kutlu.

50 görüntülenme

(birinin) kulağını çekmek

1) ceza olarak kulağını tutup bükerek çekmek; 2) uyarmak için hafif bir ceza vermek.

50 görüntülenme

çırpı gibi

çok ince, çok zayıf (kol ve bacak).

50 görüntülenme

heyheyler geçirmek

büyük heyecanlar geçirmek.

50 görüntülenme

(birini) çarşamba pazarına çevirmek

özellikle yüze vurarak çok dayak atmak.

50 görüntülenme

burnunu kırmak

birini güç durumda bırakarak büyüklenmesini veya direnişini yok etmek.

50 görüntülenme

başına karalar bağlamak

çok kederlenmek.

50 görüntülenme

hacet kalmamak

gereği olmamak: 'Lakin zora hacet kalmadı.' -R. H. Karay.

50 görüntülenme

ayaklarına (ayağına) kara su (sular) inmek

çok yorulmak, güçsüz, dermansız kalmak: 'Bu şehirde akşama doğru / İçime korku / Ayaklarıma kara su iner' -B. Necatigil.

50 görüntülenme