En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

göz koymak

bir kimseyi veya bir şeyi ele geçirmeyi istemek: 'Kırkyılda bir nişanlı buldum, ona da sen mi göz koydun?' -M. Ş. Esendal.

42 görüntülenme

her aşın kaşığı olmak

her şeye karışmak, her şeye burnunu sokmak.

42 görüntülenme

ağır gelmek

1) gücüne gitmek, onuruna dokunmak: 'Bu vazife bana çok ağır geliyor.' -N. F. Kısakürek. 2) yapılması güç gelmek.

42 görüntülenme

ders başı etmek (yapmak)

tatil sonrası öğrenciler yeni öğretime başlamak.

42 görüntülenme

düğüm düğüm olmak (düğümlenmek)

1) çok karışık bir duruma gelmek; 2) birbirine geçmek; 3) içinden çıkılmaz bir durum almak.

42 görüntülenme

ayyuka çıkmak

1) ses yükselmek: 'Camlar çerçeveler parçalanıyor, küfürler ayyuka çıkıyordu.' -A. Ümit. 2) dedikodu herkesçe duyulmak, yayılmak: 'Rezalet ayyuka çıktı, bütün İstanbul bundan bahsediyor.' -N. F. Kısakürek.

42 görüntülenme

yabana atmak

önem vermemek, önemsiz görmek: 'Kendini pek yabana atma. Olabilir ki bu kadın sana tutulmuştur.' -R. N. Güntekin.

42 görüntülenme

(bir şey) abanoz kesilmek

1) sertleşerek dayanıklılığı artmak; 2) kirden dolayı matlaşmak, rengini kaybetmek.

42 görüntülenme

kamburu çıkmak

1) sırtı kambur olmak: 'Mavi gözlü, köse, kamburu çıkmış bir ihtiyardı.' -Ö. Seyfettin. 2) mec. ihtiyarlamak: 'Bir kocakarı gibi kamburu çıkmış. Ne istiyor?' -N. Hikmet. 3) mec. eğilerek yapılan işler için çok çalışmış olmak.

42 görüntülenme

gemisini yürütmek

bir işi hiçbir engel tanımadan sürdürmek.

42 görüntülenme

umut uyanmak

umut doğmak, umut belirmek.

42 görüntülenme

lafı kıçından dinlemek

konuşulan konuyu ilgisiz, üstünkörü veya önem vermeden dinlemek.

42 görüntülenme

hizaya gelmek

tkz. davranışlarını düzeltmek, yola gelmek: 'Ha şöyle, dedi, içinden, adam ol da biraz hizaya gel.' -H. Taner.

42 görüntülenme

rahata ermek

rahatlamak.

42 görüntülenme

kadük olmak (kalmak)

1) değerini yitirmek; 2) yasama meclisinin değişmesi ile önceden sunulan yasa tasarıları değerini yitirmek.

41 görüntülenme

kendini dev aynasında görmek

kendini olduğundan çok üstün görmek.

41 görüntülenme

yollara dökülmek

kalabalık hâlde yolda olmak: 'İhtiyar annemle büyük dayım, uslanmak bilmeyen okul kaçağını aramak için yollara dökülmüşlerdi.' -R. N. Güntekin.

41 görüntülenme

boş çıkmak

umduğu gerçekleşmemek, sonuç vermemek: 'Ben birkaç gündür arıyorum, birkaç yerlere başvurdum, boş çıktı.' -M. Ş. Esendal.

41 görüntülenme

Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak

söylenen sözü anlama dan kafa sallayarak onaylamak.

41 görüntülenme

(birinin) üstüne yürümek

korkutmak, yıldırmak amacıyla saldıracakmış gibi yapmak: 'Bir gün üstüme yürüdü, sen benim kâğıtlarımı karıştırıyorsun, beni polise gammazlıyorsun diye.' -A. İlhan.

41 görüntülenme

dişe dokunmak

işe yarar olmak, önemli olmak, yerinde ve anlamlı olmak: 'Şöyle iki dişe dokunan, ciğere işleyen söz işitsem, şöyle tatlı, basit bir nağme duysam yok mu...' -S. F. Abasıyanık.

41 görüntülenme

bastığı yeri bilmemek

1) çok sevinmek; 2) şaşkınlıktan nerede olduğunu seçememek, durumunu kontrol edememek.

41 görüntülenme

dişini sıkmak

darlığa, sıkıntıya dayanmak, katlanmak: 'Hele biraz dişini sık, hepsi yoluna girer.' -R. H. Karay.

41 görüntülenme

(birinin) zihnini çelmek

1) bir kimseyi yanıltmak, yanlış yola sürüklemek; 2) baştan çıkarmak.

41 görüntülenme

sözde kalmak

yapılacağı bildirilmiş bir iş konuşulup gerçekleşmemek.

41 görüntülenme

hava açmak (açılmak)

bulutlar dağılmak.

41 görüntülenme

aman vermemek

1) rahat bırakmamak, göz açtırmamak: 'İri sivrisinekler gece gündüz aman vermiyordu.' -N. Cumalı. 2) acımayıp öldürmek.

41 görüntülenme

rayına girmek

bir iş, bir girişim düzene sokulmak, iyi bir duruma getirilmek.

41 görüntülenme

cezasını bulmak

hak ettiği kötü sona uğramak: 'Hasretten lime lime olmuş zavallı kalbinle oynayanlar cezalarını buldular.' -H. E. Adıvar.

41 görüntülenme

(bir şeyi, bir yeri) siper almak

bir şeyi siper olarak kullanarak gizlenmek: 'Kayaların arasını siper aldım, çevreyi gözetlemeye başladım.' -M. Yesari.

41 görüntülenme