En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ölüm gibi

çok büyük sıkıntı, üzüntü: 'Sürgün benim için ölüm gibi bir şey olmuştu.' -R. N. Güntekin.

41 görüntülenme

anlayış göstermek

istenilen veya söylenilen bir şeyi hoşgörüyle karşılamak: 'Yaşamı her yönden yalnızlığa yaslanmış olan bu kadına tek çocuğun bile anlayış gösterdiğini sanmam.' -A. Kutlu.

41 görüntülenme

(bir şeyin) dibini bulmak

1) içindekini tüketmek; 2) aslına veya sonucuna ulaşmak: 'Bu sırrı çözmeye kalkışırsan dibini bulamazsın.' -N. F. Kısakürek.

41 görüntülenme

elinden geleni yapmak

gücünün yettiği kadarını yapmak: 'Bunu başarmak için elinden geleni yapacaksın, dedi.' -İ. O. Anar.

41 görüntülenme

kafayı bulandırmak

önceki düşünceleri altüst etmek, değiştirmek: 'Öğretmenler bu gibi kitapların kafayı bulandırdığını bile söyler.' -S. Birsel.

41 görüntülenme

aklı fikri bir şeyde olmak

düşüncesini bir konuda yoğunlaştırmak: 'Aklı fikri bostanda olduğu için bunlardan nasıl ayrılacağını tekrarlıyordu.' -O. C. Kaygılı.

41 görüntülenme

ruhunda güneş açmak

1) rahatlamak, huzura ermek; 2) sevinmek, neşelenmek, coşmak: 'Saz dinleyenlerden bazılarının gözlerinde yaş olur, ruhlarında güneş açardı.' -A. Ş. Hisar.

41 görüntülenme

tokat atmak (patlatmak)

1) el içi ile vurmak; 2) argo dolandırmak.

41 görüntülenme

fenaya sarmak

iş veya durum kötüye gitmek.

41 görüntülenme

gönlünü pazara çıkarmak

sevmek için kendine yakışanı seçmeyip rastgele birini sevmek.

41 görüntülenme

ha şöyle

yapılan bir işin beğenildiğini anlatan bir söz.

41 görüntülenme

parmağını bile kıpırdatmamak (oynatmamak)

bir iş için hiçbir davranışta bulunmamak.

41 görüntülenme

tam üstüne basmak

1) kesin olarak belirlemek: 'Tam üstüne bastın canım, ben sıradan değil sıra dışı biriyim.' -A. Kulin. 2) doğru olanı, benzerini, istenileni bulmak.

41 görüntülenme

(birinin) kuyusunu kazmak

birinin yıkımına çalışmak, kötü duruma düşmesini istemek: 'Yüzden ağır durup arkadan kabinenin kuyusunu kazacaksın!' -M. Ş. Esendal.

41 görüntülenme

çırpı gibi

çok ince, çok zayıf (kol ve bacak).

41 görüntülenme

kulaklarına kadar kızarmak

çok utanmak.

41 görüntülenme

on paraya on takla (taklak) atmak

az bir miktar kazanabilmek için bile onursuzca bir sürü şey yapmak.

41 görüntülenme

haber vermek

1) bildirmek, haber ulaştırmak: 'O evlerin ısıtılacağını, akşama sıcak yemek yapılacağını, evlerin ıssız olmadığını haber verirdi.' -A. Kutlu. 2) bir durumun, bir olayın belirtisi olmak: 'Günlerden beri artan iştahsızlık ve derin yorgunluk fena günlerin yaklaştığını haber vermiş olabilirdi.' -P. Safa.

41 görüntülenme

suyu çıkmak

çok söz edildiği veya üzerinde yerli yersiz durulduğu için değerini yitirmek, önemsizleşmek.

41 görüntülenme

yel vermek

rüzgârı veya havayı herhangi bir şeyin üzerine yöneltmek.

41 görüntülenme

ayaklar altına almak

önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek: Şerefini, namusunu ayaklar altına aldı.

41 görüntülenme

başına karalar bağlamak

çok kederlenmek.

41 görüntülenme

burnunun dikine (doğrusuna) gitmek

öğüt dinlemeyerek kendi bildiği gibi davranmak: 'Soruların yanıtlarını buldum mu ne gezer ama nedense aptal kafam burnunun dikine gitmeyi sürdürdü.' -A. Ümit.

41 görüntülenme

yer etmek

1) iz bırakmak; 2) iyice yerleşmek: 'Aklımda yer etmiş olmalı ki mahalleden çıkarken biliyordum oraya gideceğimi.' -O. Pamuk.

41 görüntülenme

ayaklarına (ayağına) kara su (sular) inmek

çok yorulmak, güçsüz, dermansız kalmak: 'Bu şehirde akşama doğru / İçime korku / Ayaklarıma kara su iner' -B. Necatigil.

41 görüntülenme

(birinin) pabuçlarını çevirmek

dolaylı olarak kovmak.

41 görüntülenme

hayrını gör

yeni alınan bir şey için 'güle güle kullan' anlamında kullanılan bir söz.

41 görüntülenme

hayvan gibi

1) hayvana benzer biçimde; 2) iri yarı; 3) mec. akılsız, duygusuz, kaba.

41 görüntülenme

(birini) helalliğe almak

biriyle evlenmek.

41 görüntülenme

yitip gitmek

görünmez olmak, ortadan kalkmak.

41 görüntülenme