En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bir dudağı yerde bir dudağı gökte

masallardaki dev gibi korkunç ve çirkin.

48 görüntülenme

bulaşık suyu gibi

kötü hazırlanmış, tadı tuzu olmayan (sulu yiyecek ve içecek).

48 görüntülenme

fennini almak (kapmak)

bir işin inceliklerini, püf noktalarını kavrayıp o alanda usta olduğunu göstermeye başlamak.

48 görüntülenme

içi kazınmak (kıyılmak)

açlıktan midesinde eziklik duymak.

48 görüntülenme

(birinin) kuyusunu kazmak

birinin yıkımına çalışmak, kötü duruma düşmesini istemek: 'Yüzden ağır durup arkadan kabinenin kuyusunu kazacaksın!' -M. Ş. Esendal.

48 görüntülenme

burnu kırılmak

büyüklenemez duruma gelmek.

48 görüntülenme

karnını doldurmak

1) çok yemek yemek; 2) argo gebe kalmak.

48 görüntülenme

güçsüz düşmek

gücü yetmemek: 'Silahlarından birini elinden bırakmış, güçsüz düşmüştür.' -N. Cumalı.

48 görüntülenme

ayak üstünde olmak

1) dinç olmak, canlı olmak: 'Enişte, delikanlıları gölgede bırakacak kadar çalıştı; hâlâ ayak üstünde.' -S. M. Alus. 2) iş görür durumda olmak.

48 görüntülenme

iş (birine) kalmak

işin bitmesi için asıl gayret birine düşmek: 'Aman hemşire hanım... Şimdi iş size kaldı. Siz inat edin. O, sizin ısrarınıza dayanamaz.' -R. N. Güntekin.

48 görüntülenme

hiç değil

asla, kesinlikle: -Küçük tıpkı dedesi. -Hiç değil.

48 görüntülenme

(birini) cepten aramak

bir kimseyi cep telefonundan aramak.

48 görüntülenme

arada kaynamak

karışık bir durumda gereken ilgiyi görmemek.

48 görüntülenme

gör bak

'görürsün, göreceksin' anlamında kullanılan bir söz.

48 görüntülenme

haç çıkarmak

Hristiyanlar, sağ ellerini alın, karın, iki omuz başı ve göğüs hizasına götürerek haç biçiminde tapınma işaretini yapmak, istavroz çıkarmak: 'Beraber eski kilise harabesine girdiler, kadın burada haç çıkardı.' -R. H. Karay.

48 görüntülenme

hayrını gör

yeni alınan bir şey için 'güle güle kullan' anlamında kullanılan bir söz.

48 görüntülenme

içeri girmek

1) bir iş veya alışverişte zarar etmek: Bu işte bir milyar lira içeri girdim. 2) hapse girmek.

48 görüntülenme

aydedeye misafir olmak

gece açıkta yatmak, geceyi açıkta geçirmek.

48 görüntülenme

(birini) helalliğe almak

biriyle evlenmek.

48 görüntülenme

kalbi dolu olmak

sevgilisi olmak.

48 görüntülenme

sütun gibi

düzgün biçimli (bacak).

48 görüntülenme

yol gözlemek

1) bir şeyin olmasını ummak; 2) bir kimsenin gelmesini beklemek.

48 görüntülenme

(birini) kukla gibi oynatmak

1) birine her istediğini yaptırmak; 2) birinin istediğini yapıyor görünerek onu oyalamak.

48 görüntülenme

(birinin) sinirlerini bozmak

kızdırmak, sinirlendirmek.

48 görüntülenme

kıyak kaçmak

argo çok uygun düşmek, yakışık almak.

48 görüntülenme

kalburdan geçirmek

kalbur yardımıyla ayırmak, elemek.

48 görüntülenme

(bir işin veya bir şeyin) ucundan tutmak

1) bir şeyle meşgul olmak, katkı sağlamak, yardımcı olmak: 'Ömür boyu hiçbir işin ucundan tutmamış insanlar için bile bir yaşlılık fonu düzenlenmiş.' -H. Taner. 2) mec. bir işi yeterince ilgilenmeden, önemsemeden yapmak.

48 görüntülenme

ağır gelmek

1) gücüne gitmek, onuruna dokunmak: 'Bu vazife bana çok ağır geliyor.' -N. F. Kısakürek. 2) yapılması güç gelmek.

48 görüntülenme

iple çekmek

sabırsızlıkla beklemek: 'Ertesi günün öğleye doğru olan saatlerini iple çekiyordum.' -Y. K. Beyatlı.

48 görüntülenme

gözetim altında tutmak

göz önünden ayırmamak: 'Onu kolla, gözetim altında tut ama bunu ona hiç belli etme.' -A. Kulin.

48 görüntülenme