En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

göğsü daralmak (tıkanmak)

1) güçlükle nefes almak; 2) mec. içi sıkılmak: 'Öteden beri yola yüzü yoktu. Hele yokuşları karşıdan gördüğü vakit göğsü tıkanırdı.' -R. N. Güntekin.

48 görüntülenme

eli işe yatmak

becerikli, eli yatkın, uz olmak.

48 görüntülenme

(birinin) kemikleri sayılmak

çok zayıflamak.

48 görüntülenme

gölgede (gölgesinde) kalmak

adı sanı pek duyulmamak, ön plana çıkamamak, daha az ünlü olmak: 'Önce akranlarının gölgesinde kaldı, sonraları kendinden sonra yetişen şairler gölge ettiler önüne.' -N. Cumalı.

48 görüntülenme

süt dökmüş kediye dönmek

suçunu bilerek bundan utanmak: 'İş söze döküldü mü nedense tutuklaşıyor, süt dökmüş kediye dönüyordu.' -A. İlhan.

48 görüntülenme

kem küm etmek

verecek cevap bulamayıp açık bir anlamı olmayan sözler söylemek: 'Mazeretin ne olursa olsun, İncir Han'ından kendi ayağınla çıktıktan sonra artık kem küm etmemek, dilenciliği meslek olarak kabul etmek lazımdır.' -R. N. Güntekin.

48 görüntülenme

(birine) zahmet olmak

yapılan bir işten sıkıntı, yorgunluk duymak.

48 görüntülenme

eli silah tutmak

silah kullanabilmek.

48 görüntülenme

yüksekten atmak

yapamayacağı şeyleri yapabilirmiş gibi söylemek.

48 görüntülenme

yüksekten konuşmak

kendini çevresindekilere kabul ettirebilmek için övünerek konuşmak: 'Bekçi, onlardan cesaret almış gibi şimdi daha yüksekten konuşuyordu.' -H. Taner.

48 görüntülenme

elimi sallasam ellisi, başımı sallasam tellisi

elini sallasa ellisi, başını sallasa tellisi.

48 görüntülenme

elinde avucunda nesi varsa

'maddi olarak sahip olduğu her şey' anlamında kullanılan bir söz.

48 görüntülenme

dava görmek

açılan davaları incelemek ve sonuca bağlamak: 'Danıştay, davaları görmek ... ve kanunlarla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.' -Anayasa.

48 görüntülenme

gönlü kaymak

sevmeye eğimli olmak.

48 görüntülenme

bir dirhem bal için bir çeki keçiboynuzu çiğnemek

verimi az, zahmeti çok olan bir işle çok uğraşmak.

48 görüntülenme

makas almak

argo yanağı orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkıştırmak, makaslamak.

48 görüntülenme

parasıyla rezil olmak

para vererek yaptırdığı bir şey iyi çıkmamak, parasının karşılığını alamamak.

48 görüntülenme

anlaşmazlığa düşmek

anlaşamamak, uyuşamamak: 'Anlaşmazlığa düşmezdik. İyi çocuklardı.' -A. Kutlu.

48 görüntülenme

bir dudağı yerde bir dudağı gökte

masallardaki dev gibi korkunç ve çirkin.

48 görüntülenme

kulağına kar suyu kaçmak

bir duyum almak.

48 görüntülenme

bulaşık suyu gibi

kötü hazırlanmış, tadı tuzu olmayan (sulu yiyecek ve içecek).

48 görüntülenme

fennini almak (kapmak)

bir işin inceliklerini, püf noktalarını kavrayıp o alanda usta olduğunu göstermeye başlamak.

48 görüntülenme

içi kazınmak (kıyılmak)

açlıktan midesinde eziklik duymak.

48 görüntülenme

tam üstüne basmak

1) kesin olarak belirlemek: 'Tam üstüne bastın canım, ben sıradan değil sıra dışı biriyim.' -A. Kulin. 2) doğru olanı, benzerini, istenileni bulmak.

48 görüntülenme

(birinin) kuyusunu kazmak

birinin yıkımına çalışmak, kötü duruma düşmesini istemek: 'Yüzden ağır durup arkadan kabinenin kuyusunu kazacaksın!' -M. Ş. Esendal.

48 görüntülenme

yatağa (yataklara) düşmek

yataktan kalkamayacak kadar hasta olmak: 'Daha on yaşımda yokken annem yatağa düşmüştü.' -S. M. Alus.

48 görüntülenme

burnu kırılmak

büyüklenemez duruma gelmek.

48 görüntülenme

karnını doldurmak

1) çok yemek yemek; 2) argo gebe kalmak.

48 görüntülenme

güçsüz düşmek

gücü yetmemek: 'Silahlarından birini elinden bırakmış, güçsüz düşmüştür.' -N. Cumalı.

48 görüntülenme

on paraya on takla (taklak) atmak

az bir miktar kazanabilmek için bile onursuzca bir sürü şey yapmak.

48 görüntülenme