En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birine) sempati duymak (beslemek)

birini sevimli, cana yakın bulmak: 'Şahsıma karşı gerçek bir sempati besliyordu.' -R. H. Karay.

40 görüntülenme

kafasına koymak

kararını önceden vermiş olmak, önceden şartlanmak, bir şey yapmaya kesin karar vererek zamanını beklemek: 'Burada toprağı, nesi varsa satıp savarak bir başka yere göç etmeyi kafasına koymuştur.' -R. N. Güntekin.

40 görüntülenme

havaya girmek

1) hazır olmak; 2) kibirlenmek.

40 görüntülenme

(birinin) kapısını aşındırmak

yanına çok sık gitmek: 'Sabahtan akşama kadar belki kapısını aşındıranlar elli altmışı bulur.' -E. İ. Benice.

40 görüntülenme

dolanıp durmak

sürekli olarak aynı yerde gezinmek: 'Dolap beygirinin en büyük şansı gözlerinin bağlı olmasıdır; böylece aynı çember içinde dolanıp durduğunun farkında olmaz.' -A. Ümit.

40 görüntülenme

cirit oynamak

1) cirit oyununu oynamak: 'Bu dallardan kendimize atlar yapar, cirit oynar, yarışa çıkardık.' -Ö. Seyfettin. 2) istediği biçimde, keyfince davranmak.

40 görüntülenme

fedakârlık etmek

1) özverili davranmak: 'Kadınlar fedakârlık ettikleri erkekleri severler.' -P. Safa. 2) azlığına katlanmak, az oluşu ile yetinmek, vazgeçmek: 'İlk defa ömründe yemek saatinden fedakârlık etti.' -E. İ. Benice.

40 görüntülenme

angarya (angaryasını) çekmek

bir işi isteksizce, hatır için yapmak zorunluluğunda olmak: 'Benim bu angaryalarımı da başka türlü kimsecikler çekmez.' -O. C. Kaygılı.

40 görüntülenme

süt dökmüş kediye dönmek

suçunu bilerek bundan utanmak: 'İş söze döküldü mü nedense tutuklaşıyor, süt dökmüş kediye dönüyordu.' -A. İlhan.

40 görüntülenme

başı daralmak

para yönünden sıkıntıya, darlığa düşmek: Başınız daralırsa beni arayın.

40 görüntülenme

(bir şeyin) aması var

'herkesin bilmediği sakıncası veya kusurları var' anlamında kullanılan bir söz.

40 görüntülenme

(birine) zahmet olmak

yapılan bir işten sıkıntı, yorgunluk duymak.

40 görüntülenme

eli silah tutmak

silah kullanabilmek.

40 görüntülenme

yüksekten atmak

yapamayacağı şeyleri yapabilirmiş gibi söylemek.

40 görüntülenme

yüksekten konuşmak

kendini çevresindekilere kabul ettirebilmek için övünerek konuşmak: 'Bekçi, onlardan cesaret almış gibi şimdi daha yüksekten konuşuyordu.' -H. Taner.

40 görüntülenme

başı nâra yanmak

başkası uğruna büyük bir zarara uğramak.

40 görüntülenme

bir dirhem bal için bir çeki keçiboynuzu çiğnemek

verimi az, zahmeti çok olan bir işle çok uğraşmak.

40 görüntülenme

anlaşmazlığa düşmek

anlaşamamak, uyuşamamak: 'Anlaşmazlığa düşmezdik. İyi çocuklardı.' -A. Kutlu.

40 görüntülenme

davaya bakmak

açılan davayı incelemek, araştırmak ve sonuçlandırmak: 'Hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.' -Anayasa.

40 görüntülenme

kafaya almak

argo 1) zaaflarından yararlanarak kandırmak, oyuna getirmek; 2) konu önemliymiş gibi yaparak alaya almak; 3) den. gemi seyrederken akıntıyı başa almak.

40 görüntülenme

ayağının pabucunu başına giymek

1) dengi olmayan bir kimseyle evlenmek; 2) değersiz bir kimseyi üstün bir yere geçirmek.

40 görüntülenme

üzerine yatmak

üstüne yatmak.

40 görüntülenme

davul gibi

şiş ve gergin.

40 görüntülenme

vaaz vermek

cami, mescit vb. yerlerde dinî konuşma yapmak: 'Nasrullah Camii'nde verdiği büyük siyasi vaaz bütün gönülleri fethetmişti.' -Y. Z. Ortaç.

40 görüntülenme

içi kazınmak (kıyılmak)

açlıktan midesinde eziklik duymak.

40 görüntülenme

yatağa (yataklara) düşmek

yataktan kalkamayacak kadar hasta olmak: 'Daha on yaşımda yokken annem yatağa düşmüştü.' -S. M. Alus.

40 görüntülenme

gönül avutmak

hoşça vakit geçirmek: 'Gözünü ve gönlünü avutmak için türlü hoppalıklar yapıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

40 görüntülenme

ayak tutmak

hlk. 1) mâni yarışmalarında karşısındakine uyması gereken uyağı vermek: 'Mânicilerden biri 'gülerler' diye bir ayak tutar, ona biri karşılık verir.' -S. Birsel. 2) öncülük etmek; 3) söz açmak; 4) ileride söylenecek bir söze önceden zemin hazırlamak.

40 görüntülenme

(birini, bir şeyi) iki paralık etmek

değerini düşürmek: 'Talebeliğin şerefini iki paralık etmişti gene.' -R. Ilgaz.

40 görüntülenme