En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yerine geçmek

1) görevden ayrılan birinin yerini almak; 2) bulunmayan bir nesnenin veya kavramın yerine kullanılabilmek.

39 görüntülenme

kendini kaybetmek

1) bayılmak: 'Zavallı korkudan kendini kaybetmiş.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) aşırı duygulanma dolayısıyla çevrede olup bitenin farkına varamamak: 'Org inledikçe yavaş yavaş kendimi kaybediyor, ağır bir rüya içine gömülmeye başlıyordum.' -R. N. Güntekin.

39 görüntülenme

(birinin) gırtlağına basmak

birine bir şey yaptırmak için dayatmak veya inat etmek.

39 görüntülenme

hoşnutsuzluk getirmek

memnuniyetsizlik göstermek.

39 görüntülenme

(birinin) yüreğini tüketmek

bir şeyi anlayıncaya kadar anlatanı çok yormak.

39 görüntülenme

yanıt vermek

yanıtlamak, cevaplamak.

39 görüntülenme

baş aşağı etmek

tersine çevirmek.

39 görüntülenme

hüküm yemek

mahkûm olmak: 'Üsküp'ün ceza mahkemesinde on beş sene hüküm yedi.' -Y. K. Beyatlı.

39 görüntülenme

boşa çıkmak

umut, düşünce vb. şeyler sonuç vermemek, gerçekleşmemek: 'Ümidim boşa çıkınca dizlerimin bağı çözülür.' -H. R. Gürpınar.

39 görüntülenme

(birinin) harcı olmamak

bir iş, birinin yapabileceği nitelikte olmamak: 'Gitmeyin, uzaktan davulun sesi hoş gelir, yazı yaban, sizin harcınız değil, dedik.' -O. Kemal.

39 görüntülenme

ceylan gibi

yapısı ince ve uyumlu.

39 görüntülenme

pamuk ipliğiyle bağlı olmak

pamuk ipliğiyle bağlanmak.

39 görüntülenme

fark olunmak

1) seçilip ayırt edilmek; 2) anlaşılmak; 3) sezilmek.

39 görüntülenme

insafa gelmek

acımasız ve haksız tutumdan vazgeçmek.

39 görüntülenme

(bir şeyi, bir şeye) nişan koymak

ileride tanıyabilmek veya ölçebilmek için bir şeyin durumunu, onun herhangi bir özelliğini akılda tutmak veya iz bırakmak: Dönüşte yolumuzu şaşırmamak için şu çifte kavakları nişan koymuştuk.

39 görüntülenme

gır kaynatmak

birkaç kişi işlerini bırakıp yârenlik etmek.

39 görüntülenme

boya vurmak (çekmek, sürmek)

boyamak: 'Kimi kirpiklerine boya sürüyordu.' -R. H. Karay. 'Kıpkızıl bir boya çektin odanın her yerine.' -M. A. Ersoy.

39 görüntülenme

(bir şeyi) gâvur etmek

boşuna harcamak, yerinde harcamamış olmak, işe yaramaz duruma getirmek.

39 görüntülenme

insan kuş misali

uzakça bir yere gidildiğinde söylenen bir söz.

39 görüntülenme

rekor kırmak

1) eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek; 2) daha iyi bir derece elde etmek: 'Tam en az elli bin satıp rekor kıracak.' -A. Gündüz.

39 görüntülenme

ana rahmine düşmek

döl yatağında cenin oluşmak: 'Ulan Mustafa, insanoğlu ana rahmine düşer de dokuz ay on gün sonra capcanlı fırlar.' -S. F. Abasıyanık.

39 görüntülenme

girip çıkmak

1) bir yere kısa süre kalmak üzere uğramak; 2) bir yere sık sık gelmek: Onun yanımızdaki eve girip çıktığını görürdük.

39 görüntülenme

(birinin) işi rast gitmek

şans yardımıyla işi iyi, istediği gibi olmak.

39 görüntülenme

renk almak

yeni bir renk kazanmak.

39 görüntülenme

ciğer kebap olmak

büyük bir acıya uğramak, yüreği yanmak.

39 görüntülenme

Lokman hekimin ye dediği

tadı güzel olan şeyler için kullanılan bir söz.

39 görüntülenme

papazı bulmak

beklemediği kötü bir sonuçla karşılaşmak, belasını bulmak: 'Her işin tehlikesine ortak. Benim başım derde girerse o da papazı bulur.' -R. Erduran.

39 görüntülenme

doktor doktor gezmek (dolaşmak)

tedavide çabuk ve kesin sonuç almak ümidiyle birçok doktora başvurmak: 'Çare bulunsun diye az mı ebe kapısı çaldılar, doktor doktor gezdiler?' -A. İlhan.

39 görüntülenme

postu deldirmek

argo 1) kurşunla vurulmak; 2) ölmek: Sen o zamana kadar postu çoktan deldirmiş, kuyruğu titretmiş olursun.

39 görüntülenme

ibaret olmak (kalmak)

1) -den oluşmak, meydana gelmek: 'Büyük önderin bize verdiği mükâfat bundan ibaret değildi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) ancak bu kadar olmak.

39 görüntülenme