En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

terakki göstermek

geliştiğini, ilerlediğini ortaya koymak: 'Hususi surette aldığı şan derslerinde büyük terakkiler göstermiş.' -H. Taner.

34 görüntülenme

numara çevirmek

hile yapmak, dalavereyle iş bitirmek.

34 görüntülenme

yolunu sapıtmak

doğru yoldan ayrılmak, kötü yola sapmak: 'Feride, senin kaşların lakırtılarına benziyor, güzel güzel, ince ince başlıyor fakat sonra yolunu sapıtıyor.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

pamuk gibi

1) çok yumuşak; 2) iyi huylu, munis.

34 görüntülenme

ün almak (kazanmak, salmak, yapmak)

ünü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak: 'Dünyaca ün almış Mark Twain Derneğinin fahri üyeliğini aldığını duyunca...' -S. F. Abasıyanık. 'Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi.' -H. E. Adıvar.

34 görüntülenme

yapıp etmek

hlk. yapmak.

34 görüntülenme

oh demek

rahata ermek, rahata kavuşmak, rahat bir soluk almak.

34 görüntülenme

iğne yemek

iğne olmak: 'Sonunda doktorların ısrarıyla bir sürü kuduz iğnesi yedi.' -R. Erduran.

34 görüntülenme

inkıtaya uğramak

kesilmek.

34 görüntülenme

gına getirmek

bıkmak, usanmak.

34 görüntülenme

nüfuzu altında tutmak

söz geçirme gücünü üstün kılmak, egemenliği altında bulundurmak: 'Onu uzun müddet nüfuzu altında tuttuğuna bir misal olarak...' -A. Ş. Hisar.

34 görüntülenme

akarsu gibi

aralıksız, kesintisiz: 'Cevapları pek açık ve akarsu gibi idi.' -F. R. Atay.

34 görüntülenme

baş çevirtmek

1) başı arkaya doğru döndürtmek; 2) mec. birinin arkasından hayranlıkla baktırmak: 'Uzun boyu, kumral saçları, sevimli çehresiyle birçok kadınlara sokakta baş çevirtiyordu.' -H. C. Yalçın.

34 görüntülenme

mikroskop altına koymak (almak)

en ince noktasına kadar araştırmak, didik didik edip incelemek: 'Başkalarını nasıl mikroskop altına koydunsa kendini de öylece koy!' -H. E. Adıvar.

34 görüntülenme

o duvar senin, bu duvar benim

birinin yalpalayacak kadar sarhoş olduğunu anlatan bir söz: 'O duvar senin, bu duvar benim, sağdan sola, soldan sağa yalpa vurarak halkın önüne çıkıvermiş.' -H. F. Ozansoy.

34 görüntülenme

selam olsun

'esenlik dileklerim ulaşsın' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

34 görüntülenme

dümen çevirmek

tkz. hileye, düzene başvurmak.

34 görüntülenme

cılk çıkmak

kusurlu, boş veya bozuk çıkmak.

34 görüntülenme

kötü olmak

1) olumsuz bir durum almak; 2) beğenilmemek, takdir edilmemek; 3) kadın kötü yola düşmek: 'En insaflıları biraz acır, ah zavallı kötü oldu, alnının yazısı imiş derler.' -Ö. Seyfettin.

34 görüntülenme

zimmet çıkarmak

eksik veya yanlış yapılan bir işlemden dolayı kişiye fazladan ödenen miktarı belirlemek ve ödemesini sağlamak için bildirimde bulunmak.

34 görüntülenme

zinde tutmak

genç ve diri kalmasını sağlamak: 'İçim ürperiyor, ürpertinin beni zinde tutacağına inanıyorum.' -A. Ümit.

34 görüntülenme

binin yarısı beş yüz (o da bizde yok)

şaka çok düşünceli görünen birine 'aldırma!' anlamında kullanılan bir söz.

34 görüntülenme

kötü yola sürüklemek

yasa dışı, uygunsuz veya hoşa gitmeyen bir yaşayış içine sokmak: 'Kız kardeşini kötü yola sürükledi diye babası reddetmişti.' -S. F. Abasıyanık.

34 görüntülenme

doğru oturmak

uslu oturmak.

34 görüntülenme

işi ileri götürmek

beklenenden daha aşırı davranışlar içine girmek: 'Ama işi bu kadar ileri götürdüğüne göre, sonuçlarına da katlanması gerekirdi.' -E. Bener.

34 görüntülenme

ciğeri yanmak

çok acı ve sıkıntı çekmek, büyük bir acıya uğramak, yüreği yanmak.

34 görüntülenme

keyfi bozulmak

1) hastalanmak; 2) canı sıkılmak, rahatı kaçmak.

34 görüntülenme

macera aramak

başına geleceklerden habersiz, sonu bilinmeyen, tehlikeli, heyecanlı bir işe girişmek.

34 görüntülenme

yardımda bulunmak

yardım etmek: 'Mal sahibi Rafet Reis, ona epey yardımda bulunmuştu.' -S. F. Abasıyanık.

34 görüntülenme

keyfine diyecek olmamak

mutlu ve huzurlu olmak.

34 görüntülenme