En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kulağına çalınmak

başkasına söylenirken kendisi de duymuş olmak: 'Bu gürültüler arasında Vildan'ın bağırarak ve daha ziyade kıymet vererek telaffuz ettiği bazı kelimeler, cümleler kulağıma çalınıyordu.' -P. Safa.

42 görüntülenme

kulağına çarpmak

duyulmak: 'Barın kalabalığı, hareketliliği, çalgısı ve dumanı içinde ortaya atılan bu söz, tam bir isabetle geldi, Ahmet Samim'in kulağına çarptı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

42 görüntülenme

bir dereceye kadar

bir noktaya veya sınıra kadar: Bu sıcak bir derece kadar çekilir.

42 görüntülenme

darmaduman etmek

karmakarışık bir duruma getirmek.

42 görüntülenme

beli bükülmek

yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamayacak duruma düşmek.

42 görüntülenme

uyku vermek (getirmek)

uyuma isteği duyurmak, uyutucu özelliği olmak: 'Sıkılıyorum, uyku veriyor bu tür konuşmalar artık bana.' -A. İlhan.

42 görüntülenme

Rufailere karışmak

psikolojik bunalıma düşüp günlük yaşamın gerçeklerinden uzaklaşmak, yaşamdan kopmak: 'Kızım sen Rufailere karışmışsın, bir doktora görünsen iyi olur.' -E. Işınsu.

42 görüntülenme

kafasının etini yemek

başının etini yemek: 'O, keşki sıhhatli olsaydı da her gün kafamın etini yiyeydi.' -R. N. Güntekin.

42 görüntülenme

anlayıp dinlemek

bir olayı iyice anlamak.

42 görüntülenme

benim diyen

kendine güvenen, güçlü olduğuna inanan: Benim diyen adam bu işi yapamaz.

42 görüntülenme

kısmeti kesilmek

daha önceden kendisine nasip olan bir şey artık nasip olmamak: 'Çöp tenekeleri modernleşip metal sandıklara dönüşünce bu zavallıların çöp tenekelerinden de kısmeti kesildi.' -A. Boysan.

42 görüntülenme

kafayı değiştirmek

düşüncesini, kanaatini değiştirmek.

42 görüntülenme

kız istemek

bir kızı evlenmek için ana ve babasından veya yakınlarından istemek: 'Sen kızı kandıracaksın, sonra kaynananla gidip kızı isteyeceksin.' -H. E. Adıvar.

42 görüntülenme

vadesi gelmek

1) süresi dolmak, zamanı gelmek: 'Villanın vadesi ocak sonunda geliyordu, değil mi?' -S. F. Abasıyanık. 2) mec. ömrü sona ermek, eceli gelmek.

42 görüntülenme

adaylığını koymak

bir iş veya göreve seçilmek için kendini ileri sürmek: 'Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu.' -M. Ş. Esendal.

42 görüntülenme

çalmadan oynamak

1) çok keyifli ve sevinçli durumda bulunmak; 2) bir işe çok hevesli görünmek.

42 görüntülenme

içi sıkılmak

bunalmak: 'Sekiz saattir trendeyim. Tren boş ve neşesiz. İçim sıkılıyor.' -A. Haşim.

42 görüntülenme

omuzda taşımak

çok saygı göstermek, yüceltmek, övmek.

42 görüntülenme

kafese koymak

argo aldatıp çıkar sağlamak: 'O, ya birisini batırmak yahut da kafese koymak için ziyafet çekerdi.' -S. F. Abasıyanık.

42 görüntülenme

rüyasında görse hayra yormamak

hatır ve hayalinden geçirmemek, olacağına inanmamak.

42 görüntülenme

bir hâl olmak

1) bir şeyin çok tekrarlanması yüzünden bitkin duruma gelmek, usanmak, bezmek, fenalık gelmek: Çocuklar, yapmayın, etmeyin demekten bir hâl oluyorum. 2) huyu değişmek: 'Bu çocuğa bir hâl oldu, bu çocuk avareleşti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 3) kazaya uğramak; 4) ölmek.

42 görüntülenme

kırk basmak

kırk gün dolmadan doğum yapmış annenin ve bebeğin dışarı çıkarılmasının tehlikeli olacağını geleneksel olarak kabul etmek: 'Yeni doğmuş iki çocuğu da kırk basar diye yan yana getirmezler.' -R. H. Karay.

42 görüntülenme

tan tuna gitmek

öldürülmek veya başı belaya uğramak.

42 görüntülenme

ruh gibi

1) durgun, çevresiyle ilgilenmeyen, kendi hâlinde olan; 2) çok zayıf.

42 görüntülenme

kulaklarının pasını gidermek

çoktan beri dinlememişken müzik dinlemek.

42 görüntülenme

arada çıkarmak

başka işler arasında bir işi de yapıvermek.

42 görüntülenme

Tanrı'nın günü

Allah'ın günü: 'Tanrı'nın günü bu pasaj sabahın yedisinden, gecenin yarısına kadar her çeşit insanla dolar taşardı.' -H. Taner.

42 görüntülenme

elini kulağına atmak

ezan okumak, gazel veya türkü söylemek için elini kulak kepçesinin arkasına koymak.

42 görüntülenme

manda gibi yemek

çok ve acele ile yemek.

42 görüntülenme

burnunun ucundan ötesini (ilerisini) görmemek

dar düşünceli olmak.

42 görüntülenme