En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kısmeti kesilmek

daha önceden kendisine nasip olan bir şey artık nasip olmamak: 'Çöp tenekeleri modernleşip metal sandıklara dönüşünce bu zavallıların çöp tenekelerinden de kısmeti kesildi.' -A. Boysan.

34 görüntülenme

doyurucu bulmak

yeterli görmek.

34 görüntülenme

kafayı değiştirmek

düşüncesini, kanaatini değiştirmek.

34 görüntülenme

vadesi gelmek

1) süresi dolmak, zamanı gelmek: 'Villanın vadesi ocak sonunda geliyordu, değil mi?' -S. F. Abasıyanık. 2) mec. ömrü sona ermek, eceli gelmek.

34 görüntülenme

yatağa bağlanmak

yataktan kalkamayacak kadar hasta olmak.

34 görüntülenme

yatağa serilmek

bitkin, yorgun bir durumda yatağa uzanıp yatmak: Yorgunluktan yatağa seriliverdim.

34 görüntülenme

kafese koymak

argo aldatıp çıkar sağlamak: 'O, ya birisini batırmak yahut da kafese koymak için ziyafet çekerdi.' -S. F. Abasıyanık.

34 görüntülenme

reçete gibi

1) okunaksız (yazı); 2) kesin yargı ve çözüm bildiren: 'Reçete gibi kati ve veciz bir beyit ki dört kelime ile bu derdin devasını söylüyor.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

dirlik yüzü görmemek

rahata kavuşamamak.

34 görüntülenme

kırk basmak

kırk gün dolmadan doğum yapmış annenin ve bebeğin dışarı çıkarılmasının tehlikeli olacağını geleneksel olarak kabul etmek: 'Yeni doğmuş iki çocuğu da kırk basar diye yan yana getirmezler.' -R. H. Karay.

34 görüntülenme

tan tuna gitmek

öldürülmek veya başı belaya uğramak.

34 görüntülenme

ruh gibi

1) durgun, çevresiyle ilgilenmeyen, kendi hâlinde olan; 2) çok zayıf.

34 görüntülenme

kulaklarının pasını gidermek

çoktan beri dinlememişken müzik dinlemek.

34 görüntülenme

ümide düşmek

umuda düşmek: 'Zavallı çocuk bir an geldi ki âdeta yeniden ümide düşer gibi oldu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

34 görüntülenme

kulis yapmak

1) herhangi bir toplulukta oturumlar dışında gizli çalışmalar yapmak; 2) bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapmak.

34 görüntülenme

vantuz çekmek

şişe çekmek: 'Doktor geldi, ilaç yazdı, sırtıma vantuz çekti.' -Y. Z. Ortaç.

34 görüntülenme

arada çıkarmak

başka işler arasında bir işi de yapıvermek.

34 görüntülenme

saat gibi

tam bir düzgünlükte, tıkır tıkır.

34 görüntülenme

Tanrı'nın günü

Allah'ın günü: 'Tanrı'nın günü bu pasaj sabahın yedisinden, gecenin yarısına kadar her çeşit insanla dolar taşardı.' -H. Taner.

34 görüntülenme

biletini kesmek

1) ölümüne karar vermek; 2) işine son vermek, işten uzaklaştırmak, ayırmak.

34 görüntülenme

elini kulağına atmak

ezan okumak, gazel veya türkü söylemek için elini kulak kepçesinin arkasına koymak.

34 görüntülenme

manda gibi yemek

çok ve acele ile yemek.

34 görüntülenme

üzerinden dökülmek

bol ve biçimsiz olmak.

34 görüntülenme

hayranlık duymak

çok beğenmek, tutkuyla bağlanmak: 'Her zaman, uyumayı düşündüğü anla uykuya dalması bir olan yapısına hayranlık duymuşumdur.' -A. Kutlu.

34 görüntülenme

topu atmak

argo 1) iflas etmek: 'Biz kim oluyoruz ki veresiye verelim, iki günde topu atarız.' -M. Ş. Esendal. 2) sınıfta kalmak.

34 görüntülenme

burnunun ucundan ötesini (ilerisini) görmemek

dar düşünceli olmak.

34 görüntülenme

elini veren kolunu alamaz

kendisine iyilik yapıldığında devamını fazlasıyla isteyen kimseler için kullanılan bir söz.

34 görüntülenme

orman taşlamak

bir kimsenin düşüncesini dolaylı olarak öğrenmeye çalışmak.

34 görüntülenme

taraf çıkmak (olmak)

taraf tutmak.

34 görüntülenme

mâni düzmek (yakmak)

1) mâni okumak; 2) müzik eşliğinde mâni söylemek.

34 görüntülenme