En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

turşusunu kurmak

'bir şeyin elden çıkarılması gerektiği hâlde buna bir türlü kıyamamak' anlamında kınama yollu söylenen bir söz: 'Bir kısmetin çıkar çıkmaz seni vereceğiz. Turşunu kuracak değiliz ya!' -H. R. Gürpınar.

34 görüntülenme

ayrıcalık tanımak (göstermek)

1) birine özel hak vermek; 2) birini kayırmak.

34 görüntülenme

haklı bulmak

davasını, iddiasını, düşüncesini, davranışını doğru bulmak, yerinde görmek: Müdür onu haklı buldu.

34 görüntülenme

gık demek

ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak.

34 görüntülenme

(halatı) yısa etmek

çekmek.

34 görüntülenme

derya gibi

1) çok bilgili; 2) pek çok.

34 görüntülenme

yerde kalmak

saygı görmemek, yüzüne bakılmamak.

34 görüntülenme

dümen tutmak

den. teknenin gideceği yolu gözleyerek dümeni yönetmek: 'Kimimiz dümen tutar mavnalarda / Kimimiz çımacıdır halat başında' -O. V. Kanık.

34 görüntülenme

gönül eğlendirmek

geçici bir ilgi ve sevgi göstererek hoşça vakit geçirmek: 'O bizim arkadaşı oraya dilber Çingene kızları ile gönlünü eğlendirmeye gelmiş paralıca bir delikanlı sanıyordu.' -O. C. Kaygılı.

34 görüntülenme

ağız aramak (yoklamak)

öğrenmek istenilen şeyi söyletecek yolda dil kullanmak.

34 görüntülenme

(bir yere) kakılıp kalmak

beklemek zorunda kalmak, hiçbir yere gidememek: 'Dedeye -yeni şakirdiniz efendim- diyerek çekilip gidince kız odanın ortasında kakılıp kaldı.' -H. E. Adıvar.

34 görüntülenme

vücuttan düşmek

zayıflamak.

34 görüntülenme

nârına (nâra) yanmak

ateşine yanmak: 'Bizim çocukluğumuz, söğüt ağacından düdük yontmakla geçerken bir gün ele avuca sığmayan bir arkadaşın nârına yandık.' -B. R. Eyuboğlu.

34 görüntülenme

yere göğe koymamak

nasıl ağırlayacağını, nasıl memnun edeceğini bilmemek, çok önem vermek: 'Bunun için Necla ile Ayşe onu yere göğe koymuyor -enişte diye- pervane gibi etrafında dönüyorlar.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

ağız tamburası çalmak

1) sözle avutmaya, oyalamaya çalışmak; 2) soğuktan dişleri birbirine çarpmak, çenesi titremek.

34 görüntülenme

hâli üzere

olduğu gibi: 'Fakat bir zaman sonra tabiata karşı uğraşmanın nafileliğini anlayarak her şeyi hâli üzere bırakmıştı.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

hesabı kapatmak

her türlü ilişkiyi bitirmek, sona erdirmek: 'Bir hesabı daha kapatmış olmanın gönül rahatlığıyla ıslık çalarak indim merdivenlerden.' -S. Dölek.

34 görüntülenme

devre dışı kalmak

konudan uzak düşmek, konuyla ilgilenememek.

34 görüntülenme

türkü çağırmak

türkü söylemek: 'Türkü çağırmak şöyle dursun, konuşamıyorduk bile.' -A. Erhat.

34 görüntülenme

ite ot, ata et vermek

ata et, ite ot vermek.

34 görüntülenme

gözünü gözüne dikmek

başkasının gözüne sürekli olarak bakmak.

34 görüntülenme

gözleri yuvalarından (evinden) fırlamak (uğramak)

korku, öfke ve telaşı gözlerinden belli olmak: 'Cüce rolünde halkı gülmekten katıltan sırıtış, Rakım'ın bütün buruşuklarını kaplamış, ayrık gözleri evlerinden uğramış.' -H. E. Adıvar.

34 görüntülenme

(biriyle) düşüp kalkmak

1) erkek kadınla veya kadın erkekle yasa ve töre dışı yakın ilişki kurmak: 'Beni tanımadan önce de beni tanıdıktan sonra da başka erkeklerle düşüp kalktı.' -N. Cumalı. 2) biriyle çok yakın arkadaşlık etmek: 'Onu bu hâle sokan düşüp kalktığı arkadaşlarıdır.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

34 görüntülenme

arkaya bırakmak (koymak)

sonraya, başka zamana bırakmak, ertelemek.

34 görüntülenme

biri eşikte biri beşikte

küçük çocuğu çok olan kimseler için söylenen bir söz.

34 görüntülenme

hamamcı olmak

argo boy abdesti alması gerekmek.

34 görüntülenme

gerekli görmek

yapılması icap etmek: 'Ruslar, gerekli gördükleri her yerde konsoloshane açabilecekle.' -N. F. Kısakürek.

34 görüntülenme

iki seksen uzanmak

alay bir çarpma, vurma sonucu boylu boyunca serilmek.

34 görüntülenme

armut piş ağzıma düş!

bir işe emek harcamaksızın onun kendiliğinden olmasını bekleyenlerin durumunu anlatan bir söz.

34 görüntülenme

çiğ kaçmak

yersiz, yakışıksız olmak: Onun o sözü pek çiğ kaçtı.

34 görüntülenme