En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

haysiyetine dokunmak

onuru incinmek: Bu söz haysiyetine dokundu.

34 görüntülenme

saban sürmek

1) toprağı sabanla kazıp altüst etmek; 2) sp. güreşte, hasmı ayaklarından tutup yüzükoyun yerde sürümek.

34 görüntülenme

sılaya gitmek

1) bir süre ayrı kaldığı evini, yurdunu görmeye gitmek: 'Ara sıra memlekete, sılaya gitmek lazım.' -R. H. Karay. 2) anne, baba ve diğer akrabalarını görmek için memlekete gitmek.

34 görüntülenme

aklını devşirmek

aklı başına gelmek.

34 görüntülenme

kurbanlık koyun gibi

başına geleceklerden habersiz olan: 'Kâh yollarda tabur olmuş yürüyorlar, kâh garlarda, istasyonlarda kurbanlık koyun gibi bekleşip duruyorlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

34 görüntülenme

müracaatta bulunmak

müracaat etmek.

34 görüntülenme

süt dökmüş kedi gibi

suçunu bilerek bundan utanarak: 'Hele süt dökmüş kedi gibi susmaktan ne çıkar?' -N. Uygur.

34 görüntülenme

patırtı kopmak

kavga çıkmak, kargaşalık olmak.

34 görüntülenme

başından geçmek

daha önce aynı duruma uğramış olmak.

34 görüntülenme

işi aksi gitmek

istenilen sonucu elde edememek.

34 görüntülenme

yazıyı çıkarmak (sökmek)

okuyabilmek: 'Benim yerinden dahi kımıldatmaya gücümün yetmediği Afrika seyahatnamesini yere indirtir, kendim de yere uzanır, gözlerim ağrıyıncaya kadar yazıları sökmeye çalışırdım.' -H. Taner.

34 görüntülenme

şerbet içmek

sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda ezilen şerbet içilerek tören yapmak.

34 görüntülenme

emdiği sütü burnundan getirmek

birisine çok sıkıntı çektirmek: 'Bu olanları başka birinden işitecek olursam emdiğin sütü burnundan getiririm.' -B. Günel.

34 görüntülenme

hafif gelmek

1) ağırlığı fazla olmamak: 'Çok hafif geldiği için düvene ağır bir taş oturtmuşlardı.' -R. Enis. 2) mec. önemsiz görmek, değer verilmemek.

34 görüntülenme

işi bozulmak

yapmakta olduğu işten gereği kadar kazanç sağlayamaz olmak.

34 görüntülenme

dengesi bozulmak

1) dik durumdan düşecek duruma gelmek; 2) tanınan ve bilinen ölçülerin dışına çıkmak; 3) tutum ve davranışlarında tutarlılık olmamak; 4) mec. aralarında ilişki bulunan şeyler arasındaki uyum bozulmak.

34 görüntülenme

ortalık kararmak

akşam olmak: 'Ortalık kararana kadar kitap okurdum.' -A. Kutlu.

34 görüntülenme

paydos borusu çalmak

işi bırakma zamanının geldiğini boru sesi ile bildirmek.

34 görüntülenme

(birini) maşa gibi kullanmak

maşası olmak.

34 görüntülenme

denize çıkmak

gezi veya av için kıyıdan ayrılmak.

34 görüntülenme

işi tatlıya bağlamak

sorunlu bir işi, iyi bir biçimde çözmek: 'Ben kahvemde çocukça siyasi iddialardan korkarken, bir de felsefe çıktı. Rica ederim bugün işi tatlıya bağlayalım.' -Ö. Seyfettin.

34 görüntülenme

kıyamet kopmak

1) kıyamet günü gelmek; 2) mec. bir yerde çok gürültü ve telaş olmak.

34 görüntülenme

fidan gibi

ince ve uzun (boy): 'Fidan gibi bir boy, yağız bir çehre, üst dudağında hafif bir gölge.' -C. S. Tarancı.

34 görüntülenme

pazarlığı pişirmek

pazarlıkta uyuşma sağlayacak duruma gelmek: 'Ne olacak efendim! Pazarlığı pişirdiler.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

34 görüntülenme

kav gibi

1) kolaylıkla tutuşacak durumda olan; 2) kuru ve gevrek.

34 görüntülenme

kavanoz dipli dünya

üzülmemeyi, biraz boş vermeyi, rahat bir biçimde yaşamayı anlatan söz.

34 görüntülenme

yüz verince astar istemek

kendisine gösterilen küçük bir ilgiden şımararak geniş yetki elde etmeye, daha çok yarar sağlamaya çalışmak.

34 görüntülenme

çenesi açılmak

durmadan konuşmak, gevezelik etmek: 'Sabahtan akşama kadar uyukluyorsun, gece olunca çenen açılıyor.' -M. Ş. Esendal.

34 görüntülenme

göz yummamak

1) uyumamak; 2) mec. hoş görmemek, bağışlamamak.

34 görüntülenme

ifrit kesilmek (olmak)

çok öfkelenmek, çok kızmak: 'Arzuma karşı konulunca ifrit kesildiğimi pek iyi bildiğinden ses çıkarmadı.' -R. H. Karay.

34 görüntülenme