En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

adaylığını koymak

bir iş veya göreve seçilmek için kendini ileri sürmek: 'Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu.' -M. Ş. Esendal.

42 görüntülenme

çalmadan oynamak

1) çok keyifli ve sevinçli durumda bulunmak; 2) bir işe çok hevesli görünmek.

42 görüntülenme

içi sıkılmak

bunalmak: 'Sekiz saattir trendeyim. Tren boş ve neşesiz. İçim sıkılıyor.' -A. Haşim.

42 görüntülenme

kafese koymak

argo aldatıp çıkar sağlamak: 'O, ya birisini batırmak yahut da kafese koymak için ziyafet çekerdi.' -S. F. Abasıyanık.

42 görüntülenme

bir hâl olmak

1) bir şeyin çok tekrarlanması yüzünden bitkin duruma gelmek, usanmak, bezmek, fenalık gelmek: Çocuklar, yapmayın, etmeyin demekten bir hâl oluyorum. 2) huyu değişmek: 'Bu çocuğa bir hâl oldu, bu çocuk avareleşti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 3) kazaya uğramak; 4) ölmek.

42 görüntülenme

kırk basmak

kırk gün dolmadan doğum yapmış annenin ve bebeğin dışarı çıkarılmasının tehlikeli olacağını geleneksel olarak kabul etmek: 'Yeni doğmuş iki çocuğu da kırk basar diye yan yana getirmezler.' -R. H. Karay.

42 görüntülenme

kulaklarının pasını gidermek

çoktan beri dinlememişken müzik dinlemek.

42 görüntülenme

arada çıkarmak

başka işler arasında bir işi de yapıvermek.

42 görüntülenme

elini kulağına atmak

ezan okumak, gazel veya türkü söylemek için elini kulak kepçesinin arkasına koymak.

42 görüntülenme

manda gibi yemek

çok ve acele ile yemek.

42 görüntülenme

burnunun ucundan ötesini (ilerisini) görmemek

dar düşünceli olmak.

42 görüntülenme

kusur işlemek

yanlış davranışta bulunmak.

42 görüntülenme

adımını geri atmak

başladığı bir işten geri dönmek.

42 görüntülenme

mâni düzmek (yakmak)

1) mâni okumak; 2) müzik eşliğinde mâni söylemek.

42 görüntülenme

deliliğe vurmak

kendini deli gibi göstermek.

42 görüntülenme

aklını devşirmek

aklı başına gelmek.

42 görüntülenme

kısmetine mâni olmak

kazancına veya evlenmesine engel olmak.

42 görüntülenme

başından geçmek

daha önce aynı duruma uğramış olmak.

42 görüntülenme

kalbi yerinden oynamak (fırlamak)

yüreği yerinden oynamak: 'En hafif bir hareketi kalbimizi yerinden oynatmaya yeterdi.' -A. Ş. Hisar.

42 görüntülenme

işi bozulmak

yapmakta olduğu işten gereği kadar kazanç sağlayamaz olmak.

42 görüntülenme

fırtına çıkmak

sert rüzgâr esmeye başlamak.

42 görüntülenme

göz kırpmadan

1) acımadan, merhamet etmeden; 2) duraksamadan, çekinmeden.

42 görüntülenme

fırtına gibi

1) hızla, birdenbire: Fırtına gibi geldi gitti. 2) aceleci: Fırtına gibi adam.

42 görüntülenme

işi tatlıya bağlamak

sorunlu bir işi, iyi bir biçimde çözmek: 'Ben kahvemde çocukça siyasi iddialardan korkarken, bir de felsefe çıktı. Rica ederim bugün işi tatlıya bağlayalım.' -Ö. Seyfettin.

42 görüntülenme

kıyamet mi kopar?

'ne olur, ne çıkar, ne önemi var' anlamında kullanılan bir söz: 'Asker az olmakla kıyamet mi kopar?' -N. Kemal.

42 görüntülenme

el emeği göz nuru

yapımı uzun zaman alan ve çok emek isteyen iş, el işi göz nuru.

42 görüntülenme

engin dallardan murt yememek

yükseklerden uçmak, burnu büyük olmak: 'Engin dallardan murt yemezdi. Onun alacağı kız ya çok zengin ya da tanınmış bir aileye mensup olmalıydı.' -O. Kemal.

42 görüntülenme

başını vermek

kendini feda etmek.

42 görüntülenme

göz yummamak

1) uyumamak; 2) mec. hoş görmemek, bağışlamamak.

42 görüntülenme

her boyaya girip çıkmak

çeşitli işlerde kısa süre de olsa çalışmış olmak.

42 görüntülenme