En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

iki ucunu bir araya getirememek

gelirle gideri denkleştirememek, işleri düzene koyamamak.

34 görüntülenme

kokusu çıkmak

gizli tutulan bir iş anlaşılmak: 'Bir yerden kokusu çıkarsa baban vasıtasıyla önlemek isteyecekler.' -S. Ali.

34 görüntülenme

eteğine düşmek (sarılmak)

yalvarıp yakarmak.

34 görüntülenme

belayı satın almak

göz göre göre belayı üstüne çekmek.

34 görüntülenme

(birinin) anası ağlamak

çok sıkıntı çekmek, eziyet çekmek, bitkin duruma gelmek.

34 görüntülenme

(birine) fitil vermek

kızdırmak, azdırmak, kışkırtmak.

34 görüntülenme

(bir şey, birinin) vazifesinden olmak

bir şey o kimsenin görevleri arasında olmak.

34 görüntülenme

alkış tutmak

1) topluca el çırparak yüksek sesle 'yaşa, var ol' vb. sözler söyleyerek birini alkışlamak; 2) taraftar olmak, belli bir görüşten yana olmak: 'Batıla alkış tutanların karşısına geçip hata eylediğimi yeni yeni öğrenmiş bulunuyorum.' -S. Ayverdi.

34 görüntülenme

kan gövdeyi götürmek

çok kan dökülmek: 'Cephelerde kan gövdeyi götürürken bu macera adamının aramızda ne aradığını düşünüyordum.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

slogan atmak

sloganı bağırarak söylemek.

34 görüntülenme

(biri ötekinin) eline doğmak

yaşlı bir kimse, birini, çocukluğundan beri çok yakından tanımak.

34 görüntülenme

işi resmiyete dökmek

bir iş veya durum için resmî bir yola sokmak, resmî bir nitelik vermek.

34 görüntülenme

zaman öldürmek

boş şeylerle vakit geçirmek.

34 görüntülenme

canına kastetmek

1) intihara kalkışmak; 2) birini öldürmeye hazırlanmak.

34 görüntülenme

dil tutmak

esk. sorguya çekmek için düşman askeri yakalamak.

34 görüntülenme

canına okumak

tkz. berbat ve perişan etmek.

34 görüntülenme

bahtı bağlı olmak

1) talihi kapalı olmak; 2) kız için evlenecek istekli çıkmamak.

34 görüntülenme

gözü kızmak

gözü hiçbir şey görmeyecek ölçüde öfkelenmek.

34 görüntülenme

yıldırımları üstüne çekmek

bazı davranışlarıyla birçok kimseyi kızdırarak saldırılarına, eleştirilerine yol açmak.

34 görüntülenme

(birinden, bir şeyden) aşağı kalır yeri (yanı) yok

nitelikleri bakımından başkalarıyla karşılaştırıldığında eksiği olmayan, denk olan.

34 görüntülenme

prangaya vurmak

ayağına pranga bağlamak, zincire vurmak.

34 görüntülenme

gaza basmak (dayanmak)

1) harekete geçirmek veya hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına basmak; 2) mec. bir işi hızlandırmak.

34 görüntülenme

ev tutmak

ev kiralamak: 'Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk.' -Ö. Seyfettin.

34 görüntülenme

zar atmak

1) zarı hızla yuvarlamak; 2) mec. kader ile oynamak, geleceği için plan uygulamak.

34 görüntülenme

aşağı görmek

küçük görmek, beğenmemek, hor görmek: 'Bu kadar fütursuz bir kitleyi ne diye aşağı görüyoruz?' -Y. K. Beyatlı.

34 görüntülenme

(birinin, bir şeyin) peşinde olmak

o şeyi çok istemek: O şimdi koltuk peşinde.

34 görüntülenme

canının içine sokacağı gelmek

çok hoşlanmak, çok sevmek.

34 görüntülenme

(birinin) burnuna girmek

birine çok sokulmak.

34 görüntülenme

uyku basmak (bastırmak)

çok uykusu gelmek: 'İkimiz de esniyorduk, uyku bastırıyordu.' -O. C. Kaygılı.

34 görüntülenme

güm güm etmek

derinden yankılı ses olmak, ses çıkmak.

34 görüntülenme