En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

başı yastığa düşmek

yorgunluktan veya güçsüzlükten uykuya dalmak: 'Ve tekrar başı yastığa düştü ve uyudu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

33 görüntülenme

davul çalmak (dövmek)

1) davula vurarak ses çıkarmak; 2) mec. bir şeyi herkesin haber alabileceği biçimde ortalığa yaymak.

33 görüntülenme

kulak arkası (ardı) etmek

dikkate almamak, göz önünde tutmamak: 'Bazıları hava kirlenmesinde olduğu gibi bu eleştirileri kulak ardı ediyorlar.' -H. Taner.

33 görüntülenme

tokmak gibi

tıkız etli.

33 görüntülenme

tersi dönmek

şaşırıp bulunduğu ve gideceği yeri kestirememek.

33 görüntülenme

üstüne gitmek

1) bir işe el atmak, karışmak: 'Hancı kırda yatıyormuş, üstlerine gidememiş. Karıyı gözünün önünde kesmişler de üstüne gidememiş.' -M. Ş. Esendal. 2) üstüne doğru gitmek; 3) bir şeyi ısrarla yapmak; 4) bir işi yapmak için kişiyi zorlamak.

33 görüntülenme

omuz kaldırmak

1) bilmez gibi davranmak; 2) kabul etmemek, geri çevirmek.

33 görüntülenme

rüyası çıkmak

görülen rüya gerçekleşmek.

33 görüntülenme

vadesi yetmek

ölmek.

33 görüntülenme

omuzda taşımak

çok saygı göstermek, yüceltmek, övmek.

33 görüntülenme

karşı çıkmak

1) dışarıdan gelenleri karşılamaya gitmek: 'Edirne'nin üç şerefelisi de kandillerden kaftanı ile ona karşı çıkmış.' -R. E. Ünaydın. 2) bir düşünceye katılmamak, cephe almak: 'Üniversiteyi bitirince isteğimi babama açtım, önce biraz karşı çıkar gibi oldu.' -O. Aysu.

33 görüntülenme

topa çıkmak

sp. rakibin topu rahatça kullanmasına engel olmak için topa hamle etmek.

33 görüntülenme

ar namus tertemiz

utanması olmayan.

33 görüntülenme

ümidini kesmek

umudunu kesmek: 'Bunu gerçekten anlamışım, ben de biliyormuşum gibi bir şeylerden ümit kestiğimi hatırlıyorum.' -F. R. Atay.

33 görüntülenme

suya salmak

boşuna harcamak.

33 görüntülenme

pas almak

sp. bazı top oyunlarında bir oyuncu takım arkadaşından gelen topu kullanmak: 'Biçimli yerlerde durup paslar alır, ofsayt durumlarında beleş goller çıkarırdı.' -H. Taner.

33 görüntülenme

ığrıp çevirmek

yalan dolanla bir şeyden yararlanmak: 'Birinci Dünya Harbi'nde oldukça önemli ığrıp çevirenler olmuştu.' -H. R. Gürpınar.

33 görüntülenme

kalas gibi

kaba, kibar veya nazik olmayan, incelikten yoksun.

33 görüntülenme

su gibi

çok ıslak: 'Ben bir yere gidemem, arkamda gömlek su gibi.' -M. Ş. Esendal.

33 görüntülenme

topuk çalmak

yürürken ayakların iç kemikleri birbirine çarpmak.

33 görüntülenme

işaret vermek

bir araç kullanarak bir şeyi belli etmek: 'Başı ile evet işareti verdi.' -A. Gündüz.

33 görüntülenme

tarife gelmemek

açıklanması güç olmak: 'Oysa gece boyunca daracık bir döşekte gözünü kırpmadan uzanmak tarife gelmeyecek kadar sıkıcıydı.' -İ. O. Anar.

33 görüntülenme

yerine getirmek

1) istenileni, gerekeni yapmak: 'Sırf iri, kara gözlerindeki endişe dinsin diye, itiraz etmeden her isteğini yerine getirdim.' -N. Uygur. 2) eski duruma döndürmek; 3) ifa etmek: 'Şirket su veremeyecekse taahhüdünü yerine getirmediği için dağıtılır.' -N. Hikmet.

33 görüntülenme

leke sürmek

birine onurunu sarsacak biçimde iftirada bulunmak, suç yüklemek, lekelemek: 'Annemi kıskanıyor, bana leke sürmek istiyor.' -H. E. Adıvar.

33 görüntülenme

ellerim yanıma gelsin

'Allah canımı alsın ki doğru söylüyorum' anlamında kullanılan bir söz.

33 görüntülenme

sürtüp durmak

tkz. yersiz, sebepsiz olarak durmadan dolaşmak: 'Galiba bu tarihî günün yüzü suyu hürmetine, Beyoğlu'nda sürtüp durdukları yanlarına kâr kaldı idi.' -H. Taner.

33 görüntülenme

tartışma götürmek

bir konu tartışmaya açık olmak: 'İki yandan gelen arabaların orada yolu tıkadığı tartışma götürmez.' -S. Birsel.

33 görüntülenme

Müslüman mahallesinde salyangoz satmak

körler mahallesinde ayna satmak.

33 görüntülenme

kalbi yerinden oynamak (fırlamak)

yüreği yerinden oynamak: 'En hafif bir hareketi kalbimizi yerinden oynatmaya yeterdi.' -A. Ş. Hisar.

33 görüntülenme

kuru hasır (kilim) üstünde kalmak

aç, parasız, evsiz kalmak.

33 görüntülenme